|
Savaş suçu mu işleniyor? | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İsrail'in Lübnan'daki operasyonu ''orantısız'' olmakla suçlanıyor. İsrail, Lübnan'da Hizbullah militanlarına karşı giriştiğini söylediği operasyonu, uluslararası hukuk çerçevesinde haklı gösterebilir mi?
G8 zirvesinde Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, İsrail'in Hizbullah tarafından kışkırtıldığını söylemekle beraber, askeri tepkisinin ''orantısız'' olduğunu söylemişti. Chirac, İsrail bombardımanında seçilen hedeflerin bölgede barışı sağlamayı amaçlayan bir nitelik taşımadığını belirtti. Kimilerinin İsrail'e eleştirisi bunun da ötesine gitti. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Louise Arbour, her iki tarafı da ''savaş suçu işliyor olabilirsiniz'' diye uyardı. Orantılı bir tepki, ister savaş alanında ister hukuki bir anlaşmazlıkta adalet anlayışının merkezinde yer alan bir kavram. Cenevre Sözleşmesi'nin 1977'de imzalanan ek protokolü, savaşta orantılılığa açıklık getiren kilit önemdeki uluslararası metin. Protokoldeki başlıca kaygı konusu savaş ortamında iki arada kalan sivil nüfusun korunmasıyla ilgili. Bu metinde yer alan kimi maddeler İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmayla doğrudan ilgili. Cenevre Sözleşmesi'nin ek protokolünde açık biçimde ''siviller saldırıların ya da misillemelerin hedefi olamaz'' deniyor. Metinde ''sivil'' ve ''askeri'' hedefler arasında kesin bir ayrım yapılıyor. Askeri hedeflerin tanımı şöyle: ''Doğal yapısı, mevkii, amacı ya da kullanımı sayesinde askeri faaliyetlere etkin bir katkıda bulunan, ve o anki koşullar altında, kısmen ya da tümüyle imha edilmesi, ele geçirilmesi ya da etkisiz bırakılması karşı tarafa tartışmasız bir askeri avantaj sağlayan hedef, askeri hedeftir.'' Fakat herhangi bir hukuk metninde olduğu üzere burada da sözcükler farklı yorumlanabiliyor.
Lübnan'ın yol ve köprüleri İsrail'in iddia ettiği gibi Hizbullah'ın ikmal hattı olarak görülebilir mi, yoksa tamamen sivil altyapının bir parçası olarak mı değerlendirilmeli? Uluslararası hukuk, bu gibi hedeflerin hiçbir zaman asla vurulamayacağına dair bir hüküm içermiyor. Ancak ek protokolün 57'inci maddesinde, askeri harekat düzenleyen tarafların sivilleri korumak için devamlı dikkatli davranması gerektiği ve sivil can kaybını engellemek ya da en azda tutmak amacıyla saldırı yöntemlerini seçerken mümkün olan her türlü temkini göstermenin şart olduğu belirtiliyor. Ek protokolün bir başka yerinde ayrım yapmadan saldırı düzenlenmesi konusu var. Bu, belli bir hedefe güdümlemeden İsrail kent ve kasabalarındaki genel nüfus üzerine roket atan Hizbullah örgütünü ilgilendiren bir madde olabilir. Metinde, sivil nüfusu bir saldırı hedefi haline getirmenin Cenevre Sözleşmesi'nin açık ihlali olacağı yazılı. |
İlgili haberler Lübnan topraklarında çatışma20 Temmuz, 2006 | Haberler Suriye'nin ateşkes 'talebi'19 Temmuz, 2006 | Haberler Arap toplumu içten içe kaynıyor17 Temmuz, 2006 | Haberler Olmert'in stratejik hesapları17 Temmuz, 2006 | Haberler Bush Şam'ı suçladı19 Temmuz, 2006 | Haberler Lübnan boşalıyor18 Temmuz, 2006 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||