|
'Artık şiddeti geçmişe gömdük sanıyorduk' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Hizbullah militanlarının kaçırdığı iki askerinin serbest bırakılmasını talep eden İsrail abluka altına aldığı Lübnan'ı hava, deniz, ve karadan bombardımana tutuyor. Lübnan'ın uluslararası havalimanının uğradığı hava saldırısı ardından Beyrut'taki görgü tanıkları BBC'ye geleceklerinden duydukları korkuları anlattı. GABY BAYRAM, 30, ŞİRKET DANIŞMANI
Sokaklar sessiz mi sessiz. Kentte gergin bir bekleyiş, tereddütlü bir hava hakim. Ben normalde trafiğin devamlı aktığı, sokakların insanla dolu olduğu canlı ve gürültülü bir mahallede yaşarım. Oysa bu sabah sokakta sadece birkaç balıkçı gördüm o kadar. Dün insanlar dışarıdaydı. Gündelik hayatın koşuşturmacısı devam ediyordu. Bugün herşey tam tersi. Havaalanının bombalara hedef olması gerçek bir şok etkisi yarattı. Enerji santrallerinin de vurulacağını ve bütün Beyrut'un karanlığa gömüleceğini bekliyor herkes. Bence Hizbullah'ın yaptığı gerçekten çizmeyi aşmak oldu. Lübnan hükümetinden tamamen bağımsız hareket ediyorlar. Şiddeti bu şekilde kışkırtmaya hiç hakları yok. İlk başta Hizbullah mevzilerini ve örgütün kaçış yollarını bombalayan İsrail'in bu tepkisini haklı gördüm. Fakat sivillerin öldürülüşü ve havaalanı gibi sivil kuruluşların bombalanması aşırı ve hiçbir gerekçeyle haklı gösterilemeyecek bir davranış. Fakat ben işlerin daha da kötüye gideceğini düşünüyorum. Hizbullah'ın İsrail'den talepleri çok saçma. İsrail'in bu taleplere olumlu yanıt vereceğini beklememeli. Rehineler geri verilmeden önce İsrail Lübnan'da taş taş üstünde bırakmayacak. EDMOND HURİ, 52, OKUL MÜDÜRÜ İnsanlar olanlar karşısında üzüntüden şaşkınlığa düşmüş halde. Artık bezdi. Bu şiddet olaylarını artık geçmişte bıraktığımızı düşünüyorduk. İsrail ve Filistinliler arasında işler yokuşa girdi mi, bunun bedelini Lübnan öder. Orta Doğu'daki talihsizliklerin ve kötü politikaların faturası hep Lübnan'ın başına patlar. Bütün Arap dünyasının acılarını sırtımıza almış taşıyoruz. Daha da kötüsü, bir grup insanın emirleri ülke dışından aldığı anlaşılıyor. Tamamen Hizbullah'ın arkasında duran, Suriye'nin kuklası durumunda bir devlet başkanımız var. Ülkenin güneyinde çatışmalar yaşanacağını bekliyorduk fakat durumun bu kadar gerginleşip bu raddeye geleceğini tahmin etmiyorduk. Daha başımıza nelerin geleceğini de şu an tahmin edemiyoruz. Bizim bir atasözümüz vardır, ''Uyuyan kaplanı gıdıklama, yenirsin'' deriz. Başkan ne bekliyorduk ki? İsrail devletinin kuruluşundan bu yana olan Lübnan'a oldu. İki yıl sonra bölgedeki bu krizin 60'ıncı yılına girilecek. Uluslararası toplum neden devreye girip buna ciddi bir çare bulmuyor artık? Tek istediğimiz barış içinde bir Orta Doğu. VELİD NASRULLAH, 50, ÜNİVERSİTE HOCASI Evden dışarı çıkmıyorum. Tüm gün televizyonun etrafında oturup haberleri izliyoruz. Ailem ve akrabalarım bir evde toplandık, tam 15 kişiyiz. Birçok Lübnanlı gibi biz de bu durumu güçlü bir serinkanlılıkla karşılıyoruz. Şayet ben Hizbullah'ın yerinde olsaydım, o askerleri rehin almazdım. Ama olan oldu. Şimdi bunun aleyhinde konuşmak biz Lübnanlıları daha da zora sokar. Bence içinde bulunduğumuz bir savaş durumu. Ve bence bu durum Lübnan halkını Hizbullah'a karşı döndürmüyor. Birçoklarına göre İsrail zaten böyle sert bir saldırı için bahane arıyordu. Tek yapabileceğimiz bekleyip görmek olacak. Şu anki durumun çarçabuk daha da tırmanacağını sanmıyorum. Yani benim kaygım yarın ne olacağı değil, ama gelecek ay başımıza neler gelebileceği endişelendiriyor beni. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||