|
Baradey: Türkiye katkı yapabilir | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed el Baradey, İran'ın nükleer programı konusunda kilit noktanın yürüttüğü uranyum zenginleştirmeye ilişkin araştırma geliştirme faaliyetleri olduğunu söyledi.
Ankara'da temaslarda bulunan Baradey NTV'nin sorularını yanıtlarken, Türkiye'nin İran'ın nükleer programı konusunda yaşanan uluslararası anlaşmazlığın çözümünde katkısı olabileceğini vurguladı. Baradey, İran meselesinin çözümünün Orta Doğu'daki pek çok sorunun çözümüne de katkı yapacağını savundu. İran'ın nükleer konulardaki en üst düzey yetkilisi Ali Laricani bu akşam Brüksel'de Avrupa Birliği'nin dış politika yüksek temsilcisi Javier Solana ile biraraya gelecek. Özellikle Brüksel ve Washington, Tahran yönetimine sunulan öneri paketine yanıtını en kısa sürede vermesini istiyor. İran öneri paketine yanıtını ağustos ayından önce vermeyeceğini söylüyor. Önerinin sahiplerini talebi ise, yanıtı en geç 12 Temmuz'da almak. Baradey, kurumun müzakere sürecine doğrudan dahil olmadığını, ancak müzakereleri güven kazanımı açısından olumlu bir katkı olarak gördüklerini söyledi. İranlı muhataplarının kendisine teklifin içinde oldukça olumlu noktaların yanı sıra bazı belirsizliklerinde de bulunduğunu söylediğini belirten Baradey, şunları söyledi: ''Belirsizlikler müzakerelerle çözülebilir. Ama tekrar söylüyorum: Kilit nokta, İran'ın uranyum zenginleştirme için yaptığı araştırma ve geliştirme çalışmaları.'' ''Yani müzakereler başlamadan bu çalışmaları askıya alacaklar mı, yoksa şimdiye dek söyledikleri gibi masaya hiçbir koşul öne sürmeden oturup askıya alma meselesini müzakerelerin parçası haline mi getirmek isteyecekler.'' 'Silahsızlanma rejimi kusursuz değil' Baradey, ''Hindistan, Pakistan ve İsrail'in de nükleer programları bulunduğu ancak onlara, nükleer programlarından vazgeçmeleri yönünde bir baskı uygulanmadığının'' hatırlatılması üzerine, nükleer silahların yayılmasını engelleme rejiminin kusursuz bir şekilde uygulanmadığını kabul etti.
Hindistan, Pakistan ve İsrail'in güvenlik ihtiyaçlarını gerekçe göstererek bu anlaşmayı imzalamadığını belirten Baradey, şöyle devam etti: ''Sisteme dahil olanların cezalandırıp sistemin dışında kalanların neden cezasız bırakıldığı sorusu yerinde bir soru. Bu böyle süremez.'' ''Anlaşmayı imzalayan yaklaşık 180 ülkeye, 'Sizin üzerinizdeki denetimleri artıracağız, hiçbir şekilde nükleer silah geliştirmeyeceğinizden emin olacağız' derken, diğerleri 'Biz nükleer cephaneliğimizi geliştireceğiz, çalışmalarımıza devam edeceğiz' diyemez.'' Baradey, eğer gerçekten başarılı olunmak isteniyorsa, ilk önce ABD, Rusya, Fransa, Çin ve İngiltere'nin cephaneliklerini küçültmeleri, nükleer silahların denenmesini yasaklayan anlaşmayı uygulamaları, nükleer silah yapımında kullanılan malzemelerin üretimini yasaklamaları ve nükleer silahların stratejik rolünü vurgulamaktan kaçınmalarının gerektiğini vurguladı. ''Hindistan, Pakistan ve İsrail'i bu rejime mümkün olduğunca yaklaştırmak için de elimizden geleni yapmalıyız'' diyen Baradey, bu çerçevede Hindistan'ın ABD ile imzaladığı anlaşmayı bu yolda atılmış bir adım olarak gördüğünü kaydetti. Baradei, yakın gelecekte Pakistan için de benzer bir durumunun söz konusu olmasını umduğunu, İsrail'in de barış süreci kapsamında bir güvenlik diyalogu kurarak bu rejime yakınlaşmasını ümit ettiğini belirtti. |
İlgili haberler İran pazarlığında iyimser ortam07 Haziran, 2006 | Haberler 'Belirsizlikler giderilsin'06 Haziran, 2006 | Haberler İran'ın uyarısı petrolü yükseltti05 Haziran, 2006 | Haberler Hamaney 'petrol silahı'nı çekti04 Haziran, 2006 | Haberler İran'a hem havuç hem sopa02 Haziran, 2006 | Haberler Bush: Diplomatik çözüm mümkün31 Mayıs, 2006 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||