|
Enflasyon yeniden çift haneli | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye İstatistik Kurumu’nun yaptığı açıklamanın en özet tanımı enflasyonun 2 yıl aradan sonra yeniden 2 haneli rakamları görmüş olması.
Ama bu bir sürpriz değil. Zaten piyasada enflasyon beklentisi Tüketici Fiyat Endeksi TÜFE’de yüzde 1.44, Üretici Fiyat Endeksi ÜFE’de yüzde 2.64’tü. Gerçekleşen rakamlar TÜFE’de yüzde 0.34 ile beklentilerin altında, ÜFE’de ise yüzde 4.02 ile beklentilerin üzerinde. Böylece, yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 10.12'ye çıkarken, üretici fiyatlarında yüzde 12.52'ye ulaştı. Yani beklentiler neredeyse gerçekleri karşılıyor. Enflasyon artışındaki en ciddi etkili kalem Mayıs ayı başında başlayan ve geçtiğimiz ayın sonlarına kadar süren malum kur dalgalanmaları. Zaten bunu doğrudan doğruya yaşayan piyasalar da ve hatta bu işin en üst makamında yer alan Merkez Bankası da kurdaki dalgalanmaların Haziran enflasyonunu yükselteceği görüşünü paylaşıyorlardı. Hatta Merkez Bankası’nın para kurulunun geçen hafta sonu yapılan toplantısından Haziran’ın yanı sıra Temmuz enflasyon rakamlarının da yüksek çıkabileceği öngörülmüştü. Gelelim şimdiden yüzde 10’a ulaşmış enflasyonun yani yılsonu nokta enflasyon hedefini henüz altıncı ayın sonundayken 5 puan aşmış olan enflasyonun IMF ile varılan anlaşmaya etkisine. Piyasalarda da ekonomi çevrelerinde de “enflasyondaki yükseliş IMF anlaşmasına etki eder” endişesi çok yukarılarda değil. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Zira piyasalar da ve öyle görünüyor ki IMF de enflasyonun doğrudan muhatabı Merkez Bankası’na güveniyorlar. Evet yılsonu hedefleri şimdiden şaştı bunu söylemek zor değil. Ancak Merkez Bankası’nın faiz ve kur piyasasına ciddi müdahaleleri ile enflasyon yine de belirli bir bandın içerisinde kalacak gibi görünüyor. Tabii eğer kur tarafında yeni bir dalga daha yaşanmazsa özellikle Ağustos enflasyonu yaz döneminin ve mevsimselliğin de etkisiyle daha düşük seviyelerde çıkacak ve Merkez Bankası Para Kurulu’nun da dediği gibi enflasyon yılsonunda tek haneli rakamlar içerisinde kalacaktır. IMF nereden bakıyor? IMF Türkiye Ekonomisi’ne hangi perspektiften bakıyor diye düşünmekte de fayda var.
Yılbaşında yılsonu için öngörülen yüzde 5’lik enflasyon hedefi ve bu hedefin tutturulması elbette ki IMF’nin önceliği ama unutmamak gerekiyor ki birinci sırada değil. Mali politika ve cari denge ayakları da yine IMF’nin önceliklerinden ve yakından izlediği konulardan. Bugün Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumun IMF gözünden bakıldığındaki özeti şu; Enflasyon rakamları yüksek bu bir gerçek. Ama gelecekte daha da yükselmesi beklenmiyor çünkü Merkez Bankası önlemlerini aldı. IMF iki haneyi aşan enflasyon rakamlarını gördüğü zaman orada neler oluyor diyebilir ki bunu düşünmek için henüz erken. IMF’nin gözü ekonominin üzerinde hem de IMF Türkiye ekonomisine artık Mayıs’a kadar olan dönemde olmadığı kadar daha dikkatli bakıyor. Ama bu bakış enflasyonunuz yükseldi programınız çöktü gibi bir sonla sonlanmaz. Yine de gelecek aylarda ekonomi kurmaylarının ve piyasa aktörlerinin mesaileri daha yoğun geçecek gibi görünüyor. | İlgili haberler Barroso'dan uyarı, Rehn'den çağrı03 Temmuz, 2006 | Avrupa Yeni AB başkanından mesaj02 Temmuz, 2006 | Haberler Almanya'dan Erdoğan'a yanıt28 Haziran, 2006 | Avrupa Erdoğan'ın AB hüsranı28 Haziran, 2006 | Avrupa 'Merkez Bankası aspirin verdi'26 Haziran, 2006 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||