|
Bush ve Blair için sonun başlangıcı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere Başbakanı Tony Blair ve ABD Başkanı George Bush, Perşembe günü akşam yemeği için Beyaz Saray'da biraraya geldiklerinde, ilişkilerinde sonun başlangıcını değerlendirecekler.
Politikalarının dünyaya hakim olduğu, ancak iktidarlarının son yıllarında, kendilerini iç kamuoyu karşısında güç duruma düşüren bir ilişkiydi bu. Gelinen noktada Economist dergisi, ikilinin ilişkisini "dermansızlar ekseni" tanımlamasıyla değerlendirdi. Irak için belirledikleri hedefler hayata geçemedi. Bu buluşmada, bu hedefi bir kez daha savunacaklar. Ancak şunu gayet iyi biliyorlar ki, artık kamuoyu, olaylar kendi sonuçlarını doğurmadan hüküm vermiyor, bu konuda verilen sözlere kanmıyor. Bazıları ise, ters yönde olsa da hükmünü vermiş durumda. İki lider için perde yavaş yavaş kapanırken, Bush ve Blair'in politikalarının özünü oluşturan "müdahaleciliğin" son bulması için, sahne dışından gelen sesler giderek yükseliyor. Geçmişe dönüş mü? Amerika Birleşik Devletleri'nin eski dışişleri bakanlarından Henry Kissinger, Soğuk Savaş dönemine ait bir kavram olan "kuşatma politikası" nı tekrar dolaşıma sokmaya gayret ediyor gibi. Washington Post gazetesine Kuzey Kore ve İran ile ilgili yazdığı makalede, Bush doktrinini temsil eden kelimelerden biri olan "önleyici saldırı"ya bile meydan okuyor ve şöyle diyordu: "Nükleer silahlanmanın önünü kesebilecek diplomasi, Soğuk Savaş'ın kazanılmasını sağlayan kuşatma politikası ile benzeştir. Söz konusu ülkenin dış güvenliğine tehdit oluşturmadan, gücünü ülke dışında sergilemesini önlemek ve değişim için iç güçleri kullanmak." Komünizmin çöküşü ardından, belki biraz zamansız bir şekilde, tarihin sonunu ilan eden düşünür Francis Fukuyama'nın sözleri de Kissinger'ı andırıyor. Yeni muhafazakarlığı, yeni gerçekçiliğin izlemesi gerektiğini savunan Fukuyama, "demokrasinin, toplumların diktatörlerinden kurtuldukları anda geri dönecekleri bir durum olduğu" varsayımının yanlış olduğunu kabul ediyor. Bush'tan sonrası George Bush sonrası Amerikan dış politikası şimdiden tartışılmaya başlandı. Aslında Bush hemen gidiyor değil. 20 Ocak 2009'a görev başında. Tony Blair ise, teorik olarak bu tarihten en az bir yıl sonrasına kadar iktidarda kalacak olmasına rağmen, daha erken gidecek gibi görünüyor. Daha önce, iktidardaki üçüncü dönemini tamamlayacağını söylemiş olmasına rağmen, şimdi halefine bir sonraki seçimlere hazırlık için yeterli zamanı tanıyacağını belirtiyor. Dolayısıyla özellikle Blair için, iktidardaki son günlerini, geride birşeyler bırakmak için çalışarak geçirmek önemli. Cuma günü Washington'da uluslararası politika konulu bir konferans verecek olması da bundan. Blair'e yakın isimler bu konuşmayı, 1999 Nisan'ında Chicago'da yaptığı konuşma ile mukayese ediyorlar. Bu konuşma, NATO'nun Bosna'da Sırplara karşı verdiği başarılı mücadele sonrası yapılmıştı ve Blair'in o günden beri takip ettiği müdahaleci siyasetin temellerini oluşturuyordu. Blair'in Sırbistan'a savaş açılmasını nasıl kuvvetle savunduğunu, bir ara Kosova'nın karadan işgalini bile önerdiğini, dönemin ABD Başkanı Bill Clinton'ın bile bu öneri karşısında şaşkına döndüğünü hatırlamakta yarar var. Dolayısıyla Irak'a yönelik tutumuna şaşırmamak lazım. Üstelik şimdi hızla yaklaşan bir başka sorun var: İran. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın, Başkan George Bush'a yönelik mektubuna rağmen, Amerikalılar hala İran'ın tutumunu şüpheyle karşılıyor. İran ile doğrudan irtibat kurmayı da, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin, Tahran'ın uranyum zenginleştirmeyi durdurma taleplerini sulandırmak olarak görüyor Amerikalılar. Ancak İran, uranyum zenginleştirmekten vazgeçecek gibi görünmüyor. Bush Blair ikilisinin, iktidarları için sonun başlangıcını yaşadıkları bu dönemde, çözmeleri gereken son sorun İran olacak gibi görünüyor. |
İlgili haberler 'Önleyici savaş hakkımız'16 Mart, 2006 | Haberler Irak'ın işgali öncesi gizli anlaşma03 Şubat, 2006 | Haberler Irak seçimi Bush'a yaradı20 Aralık, 2005 | Haberler Bush'un 'strateji' konuşması30 Kasım, 2005 | Haberler Blair'e insan hakları eleştirisi16 Ağustos, 2005 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||