|
Blair'e insan hakları eleştirisi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
New York merkezli İnsan hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), İngiltere'nin zanlıları işkence görmeleri riski olan ülkelere göndermesi halinde uluslararası hukuku ihlal etmiş olacağını belirtiyor.
Örgüte göre İngiltere ve Ürdün arasında zanlıların iadesi için imzalanan mutabakat belgesi 'herhangi bir anlam taşımıyor'. İnsan hakları İzleme Örgütü, her iki ülkenin de anlaşmayı uluslararası yükümlülüklerinden kaçınmak için kullandığını söylüyor. Ürdün İngiltere'den geçen Perşembe günü gözaltına alınan 10 kişi arasındaki radikal görüşlü Müslüman dinadamı Ebu Katada'nın iadesini istiyor. İngiliz makamları bu 10 kişiyi 'ulusal güvenliğe tehdit oluşturdukları' gerekçesiyle göz altına almıştı. Örgüt ayrıca İngiltere'nin Mısır ve Cezayir gibi ülkelerle de benzeri anlaşmalar yapma girişimlerini eleştiriyor. İngiltere'nin 1998'de mevzuatına kattığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerine göre, bir ülkede bulunan yabancılar işkence, eziyet ya da ölüm cezası ile karşılaşma riski bulunan ülkelere gönderilemiyor. İngiltere hükümeti, Ürdünlü liderlerden 'işkenceye başvurulmayacak' teminatı aldıklarını söyleyerek bu hükmü aşmaya çalışıyor. Ürdün 44 yaşındaki din adamını terör saldırıları planladığı suçlamasıyla yargılamak istiyor. İngiliz yetkililer Ürdün doğumlu Ebu Katada'nın ülkesinde zulme uğradığını söyleyerek yaptığı iltica başvurusunu 1993 yılında kabul etmişlerdi. Birleşmiş Milletler'in Viyana'daki işkenceden sorumlu özel raportörü Manfred Novak geçen hafta İngiltere hükümetini konuyla ilgili olarak eleştirdi. BBC'ye mülakat veren Novak, şayet bir zanlının iadesinden önce işkence uygulanmayacak güvencesi aranıyorsa, bunun o ülkede varolan işkence ve kötü muamele riskine açıkça işaret ettiğini söyleyerek, ''diplomatik teminatlar verilebilir ama bunlara temkinli yaklaşmak gerekir'' diyor. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||