|
AB Latin Amerika'yla ticaret arayışında | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Birliği ve Latin Amerika liderleri Avusturya'nın başkenti Viyana'da ekonomik işbirliği konusunu görüşüyor.
Zirvede bir konuşma yapan AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, uzlaşma çağrısı yaparak Latin Amerikalılar'dan, Avrupalılar'la daha yakın ekonomik ilişkiler kurmak için önerilerde bulunmalarını istedi. Zirveye katılan liderlerin, uyuşturucu, terörizm ve açlık gibi konularda işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan bir tasarıyı kabul etmeleri bekleniyor. BBC Amerika Muhabiri James Painter'ın aktardığına göre, Latin Amerika, son aylarda bir dizi sol hükümetin iktidara gelmesi nedeniyle tüm dünyanın ilgisini çekmiş durumda. Ancak, Brezilya Cumhurbaşkanı Luis Inacio Lula da Silva yönetiminde olduğu gibi ılımlı hükümetlerle Venezuela Cumhurbaşkanı Hugo Chavez ve Bolivya Cumhurbaşkanı Evo Morales gibi daha radikal yaklaşımı olanlar arasında belirgin bir ayrılık var. Bu ülkeler, Başkan Bush'a karşı olmanın yanısıra, ekonominin de daha fazla devlet kontrolünde olmasından yanalar. Taraflar arasındaki bu görüş ayrılıkları, uzun süredir kamuoyu önünde gündeme gelmemişti. Diplomatik bir politikacı olarak tanınan Brezilya Dışişleri Bakanı Celso Amorim, dün Bolivya Cumhurbaşkanı Evo Morales'in yaptığı açıklamalar karşısında şaşkınlığa uğradığını söyledi. Morales, Brezilya'da devletin sahibi olduğu petrol şirketinin hukuk dışı faaliyetlerde bulunduğundan bahsetmişti. Peru'nun görevini bırakmaya hazırlanan cumhurbaşkanı Alejandro Toledo, BBC'ye yaptığı açıklamada, Chavez'in tehlikeli bir popülist olduğunu söyledi. Meksika Cumhurbaşkanı Vicente Fox da, Bolivya ve Venezuela'nın 'demagoji ve kendini kandırma yolunda ilerliyor olabileceğini' söyledi. Latin Amerika hükümetlerinin bu keskin ayrılığı karşısında, Avrupalı liderlerin bir ticaret anlaşma yapmaları ihtimali de düşük görünüyor. İspanya haricinde, Avrupalı ülkelerin pek çoğu artık ticaret konusunda Çin ve Hindistan'a yönelmiş durumda.
Uzmanlar Latin Amerika ile AB arasında büyük bir anlaşma sağlanamadığı takdirde, bu eğilimin daha açık biçimde dile getirilebileceğini ifade ediyorlar. Morales'in kararı Bolivya'nın doğalgaz ve petrol sektörünü devletleştirmesi Latin Amerika'da olduğu kadar Avrupa'da da şaşkınlık yarattı. İspanya'nın enerji şirketi Repsol, Fransa'nın Total ve İngiltere'nin British Gas şirketlerinin Bolivya'da büyük çıkarları var. Bolivya lideri Evo Morales'in kararının aniden alınarak hızla uygulanması ve askerlerin enerji kaynaklarını korumak üzere bu bölgelere sevk edilmesi, diğer sektörlerde, örneğin madencilik alanında faaliyet gösteren yatırımcıları endişelendirdi. Ancak Bolivya lideri, devletleştirme uygulamasının egemenlik hakkı doğrultusunda bir karar olduğunda ısrar etti. Şirketlere tazminat ödenmesinin de söz konusu olmadığını söyledi. Morales'in kararı ardından yabancı şirketler Bolivya'da kalabilecekler, ama faaliyetleri devlet tarafından kontrol edilecek. Gözlemciler, bu uygulamanın şirketlerin ciddi kâr kayıplarına neden olabileceğini belirtiyorlar. |
İlgili haberler Güney Amerika Bolivya'yı tartışıyor04 Mayıs, 2006 | Haberler G. Amerika'da doğal gaz krizi03 Mayıs, 2006 | Haberler AB'den Morales'e tepki02 Mayıs, 2006 | Haberler Bolivya'da enerji kamulaşıyor02 Mayıs, 2006 | Haberler Havana'da üçlü Latin Amerika zirvesi29 Nisan, 2006 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||