|
Türkiye'ye göstericilere aşırı şiddet eleştirisi | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Uluslararası Af Örgütü, 'İnsan Haklarının Dünyadaki Görünümü' başlıklı 300 sayfalık yıllık raporunda, Türkiye'ye de üç sayfayla yer verdi.
Türkiye'de başta hukuk olmak üzere yeni reformlar yapılması olumlu değerlendirilirken, bu yıl da yeni yasaların tam anlamıyla uygulanamadığı eleştirisi varlığını sürdürüyor. Ancak örgüte göre 2004 yılı boyunca şikayetlerin büyük bölümü, daha çok güvenlik kuvvetlerinin gösteriler sırasında aşırı güç kullanımından kaynaklanıyor. Rapor insanların görüşlerini barışçı bir şekilde ifade ettikleri için kovuşturmaya tabi tutulduğu eleştirisinde bulunuyor. Göstericilere karşı aşırı güç kullanımı hala "çok ciddi kaygı yaratan" bir unsur olarak ifade ediliyor. Yetkili makamların "kadınlara yönelik şiddeti önlemek ve cezalandırmak konusunda başarısız olduğu" belirtiliyor. Af Örgütü'ne göre Türkiye'de yüzbinlerce kadın hala aile içi şiddete hedef oluyor. Dayak, tecavüz, cinayet, ve intihara zorlama olaylarına rağmen, sığınma merkezleri "yetersiz" bulunuyor. Bu suçlara dair soruşturmaların da yetersiz olduğu belirtilirken, yeni ceza yasasından cinsiyet ayrımı maddelerinin çıkarılması olumlu olarak değerlendiriliyor. Rapora göre geçen yıl 21 kişi de ülkenin doğu ve güneydoğusunda güvenlik kuvvetlerince tartışmalı koşullarda öldürüldü. Siyasi reformlar ve işkence DGM'lerin kalkması, yasalarda uluslararası hukuka öncelik verilmesi, ölüm cezasına atıfların anayasa ve ceza hukukundan çıkarılması Türkiye'nin artı hanesinde sayılan başlıklar. Basın, dernekleşme ve ceza muhakameleri usulü kanunları da öncekilerden daha az kısıtlayıcı olarak niteleniyor. Yasaları uygulama konusunda ise bazı yetkililerin isteksiz davrandığı ya da direndiği belirtiliyor. Yeni gözaltı koşullarının işkenceye başvurma oranlarını gözle görülür şekilde azalttığı kaydedilen raporda, yine de yasaların tam anlamıyla uygulamaya geçmediği, polis ve jandarmanın daha çok iz bırakmayan işkence ve dayak yöntemlerine eğildiği, uykusuz,aç ve susuz bırakma ile rahatsız pozisyonlarda tutma uygulamalarının sürdüğü kaydedeiliyor. Af Örgütü özellikle, yasa ve tüzüklerin uygulanmasını ve işkencenin önlenmesini denetleyecek mekanizmalar bulunmamasından şikayetçi. İl ve bölge İnsan Hakları Kurullarının şikayetleri yeterince ve etkin şekilde araştırmadığı kaydediliyor. Örgüt, "Hukuki kovuşturmaya başvurulan durumlarda ise davalar çok uzun sürüyor ve pek çok vakada, dosyanın zaman aşımına uğramasıyla sonuç alınamıyor" diyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||