|
Türkiye'de olaylı 1 Mayıs | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Taksim Meydanı'na yürümek için sabah saatlerinde Şişli'deki DİSK Genel Merkezi önünde toplananlara polisin tazyikli su ve biber gazıyla müdahalesi sonrası, sendikalar Taksim'e yürümekten vazgeçti.
DİSK Genel Merkezi önünde toplananlara seslenen Genel Başkan Süleyman Çelebi, Taksim'e yürümeyeceklerini açıkladı. Polisin müdahalesini insanlık dışı olarak niteleyen Çelebi, hükümeti de ikiyüzlülükle suçladı. 'Türkiye'yi felaketin eşiğinden döndürdüklerini' söyleyen Çelebi, "AKP iktidarının sadece kendine demokrat, sadece türbana özgürlük isteyen ikiyüzlülüğü ortaya çıkmıştır" diye konuştu. Çelebi, "Sanki İstanbul işgal edilmiş gibi bir uygulama içinde bugün bir devlet terörü uygulandı" dedi ve İstanbul Valisi'ni istifaya çağırdı. DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün iptal kararının gerekçesini "Hükümetin kararlılığı ortada. Buradan ölü çıkar, kan çıkar. Sorumlu davranmak zorundayız"diye açıkladı. Sendikaların yürüyüşten vazgeçtikleri açıklamasının ardından, sadece 100-150 kişilik bir heyetle, 1 Mayıs 1977'de Taksim'de hayatını kaybeden 34 kişiyi anmak için Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakacakları belirtildi. Ancak daha sonra üç büyük konfederasyonun liderleri, çelenk koymaktan da vazgeçildiğini açıkladı. Toplanma aşamasında müdahale Sabah erken saatlerde, 1 Mayıs işçi bayramını kutlamak için Taksim Meydanı'na yürümek isteyen sendikalardan DİSK'in önünde toplanan gruba, polis tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti. Hükümet ve İstanbul Valiliği'nin yasak kararına rağmen 1 Mayıs'ta Taksim'e yürüme konusunda kararlı olan işçiler sabahın erken saatlerinden itibaren Şişli'deki DİSK Genel Merkezi önünde toplanmaya başladı. Çoğunluğunu şehir dışından gelen işçilerin oluşturduğu yaklaşık bin kişilik grup, 06:00 sularında polisin ilk müdahalesiyle karşılaştı.
Tazyikli su ve biber gazıyla müdahaleler aralıklarla devam etti. Polis binayı abluka altına alırken, işçiler de DİSK Genel Merkezi binasının içinde bekledi. Öte yandan yürüyüşün başlaması planlanan Şişli'ye ulaşmak isteyen gruplara da polis müdahale etti. Osmanbey civarındaki gruplara karşı biber gazı kullanıldı. Nişantaşı'nda da polis ile göstericiler arasında çatışma çıktı. Bazı göstericilerin polise taş attığı görüldü. İl Kriz Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre İstanbul genelinde 467 kişi gözaltına alındı. Taksim Meydanı ise dün geceden itibaren polis barikatlarıyla çevrildi. Meydana takviye amacıyla askeri birlikler de sevk edildi. Taksim'deki sıkı güvenlik önlemleri nedeniyle kent merkezi de ulaşıma kapalı. Vapur, tünel, tramvay, metro seferleri sınırlanıyor ya da iptal edildi. Bazı okullar da tatil edildi. Ankara'da da gerginlik Ankara'da 1 Mayıs dolayısıyla iki ayrı miting düzenlendi. Tandoğan meydanındaki miting olaysız sona ererken Sıhhiye meydanında arbede çıktı, polis gözyaşartıcı gaz kullandı. Dün geri adım atmışlardı Daha önce 1 Mayıs'ı 500 bin kişiyle, üç koldan girecekleri Taksim'de bir mitingle kutlayacaklarını açıklayan işçi konfederasyonları DİSK, KESK ve Türk-İş, dün tansiyonu düşürmek için son anda karar değiştirmiş ve amaçlarının miting değil. sadece Taksim'e yürüyüş yapmak olduğunu açıklamışlardı. Bu karar, üç büyük konfederasyonun, tek koldan; Şişli'den yürüyüşe geçmesini, ancak Taksim'e girmemesini öngörüyordu. Hükümet ise yasak kararlılığını yinelemiş, İstanbul Valisi Muammer Güler, Taksim'in kanunen buna elverişli olmadığını söylemişti. Güler işçileri birkez daha, bayramı Kadıköy, Kazlıçeşme ya da Çağlayan'da kutlamaya davet etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, daha önce Vali tarafından da dile getirilen provakasyon endişesi gerekçesini tekrarladı. Erdoğan Taksim'e izin vermemelerinin tek gerekçesinin bu olduğunu söyledi. Uluslararası Af Örgütü'nden çağrı Uluslararası Af örgütü- Amnesty International, eylemcilerin haklarına ve güvenliklerine saygı gösterilmesi çağrısıyla bir açıklama yayımladı. Örgütün Avrupa ve Orta Asya Birimi Başkanı Nicola Duckworth, dün İçişleri Bakanı Beşir Atalay'a bir mektup göndererek Türk makamlarına, güç kullanımına mecbur kalmadıkça kesinlikle başvurulmaması çağrısında bulundu. Örgütün Türkiye sorumlularından Andrew Gardner BBC Türkçe Servisi'ne şu açıklamayı yaptı: "Türkiye'ye bu gün vesilesiyle bu şekilde bir mektup yazmamış olmamızın nedeni, Türkiye'de daha önceki bazı eylemlerde gördüğümüz, polisin tutumu konusundaki kaygılarımız. Örneğin geçen yılki 1 Mayıs -ki burada polis barışçı bir eylemi dağıtmak için aşırı güç kullanmıştı." "Ayrıca o zamandan bu yana, örneğin bu yıl Mart'ta özellikle Nevruz'da yaşanan olaylar buna örnek. Burada da polisin eylemcileri dağıtmak üzere harekete geçmesiyle şiddet olayları yaşanmış, 3 kişi hayatını kaybetmişti. Bu gibi hak ihlallerine ek olarak, gösteriler sırasında ve sonrasında yaşanan ihlallerin de gerekli biçimde soruşturulmadığını gözlemliyoruz." | İlgili haberler 301'inci maddede değişikliğe onay30 Nisan, 2008 | Avrupa 'Dicle'deki ölümler soruşturulsun'29 Nisan, 2008 | Avrupa Türkiye'ye mülteci ölümü tepkisi25 Nisan, 2008 | Avrupa 'AKP'nin kapatılması kaygı yaratır'22 Nisan, 2008 | Avrupa AKPM kapatma davasından endişeli18 Nisan, 2008 | Avrupa '301 değişikliği yetersiz'18 Nisan, 2008 | Avrupa Sosyal Güvenlik'te değişime onay18 Nisan, 2008 | Avrupa Roj TV davasında para cezası15 Nisan, 2008 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||