|
İngiltere'de biyoyakıt zorunluluğu | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de taşıtların ürettiği zehirli gaz miktarını azaltmak amacıyla, bugünden itibaren benzin istasyonlarında satılan benzin ve mazotun biyoyakıt içermesi şartı getirildi.
Yenilenebilir Ulaşım Yakıtları Mecburiyeti (RTFO) adlı düzenleme kapsamında, bundan böyle benzin ve mazota en az yüzde 2,5 oranında biyoyakıt katılacak. 2010 yılında ise bu oranın yüzde 5'e çıkarılması hedefleniyor. Yenilenebilir enerji kaynağı kabul edilen biyoyakıtlar mısır, şekerkamışı ya da tahıl gibi bitkilerden elde ediliyor. Dolayısıyla ülkedeki biyoyakıt tüketimini artıracak olan bu kararın, çevreye uzun vadede fayda mı yoksa zarar mı getireceği konusunda endişe duyanlar var. Hükümet ise bu adımın, yenilenebilir enerjinin payını artırmaya yönelik iklim değişikliği ile mücadele politikasının temeli olduğunu savunuyor. İngiltere'de küresel ısınmaya yol açan sera gazlarının dörtte biri ulaşımda taşıtların ürettiği gazlardan geliyor. Biyoyakıtların son yıllarda hızla yaygınlaşmasının başlıca nedeni, bu yakıtın tüketilmesi sonrasında da az zararlı madde oluşması ve mevcut araçların motorlarını ya da çalışma prensiplerini değiştirmeye gerek bırakmaması. Ancak çevreci gruplar, bilim adamları ve bazı ekonomi uzmanları biyoyakıtların uzun vadede olumsuz etkisinin, sağladığı faydadan kat kat fazla olduğunu savunuyor. Gıda mı, yakıt mı? Yardım kuruluşu OXFAM, talep artışı doğrultusunda dünya genelinde milyonlarca çiftçinin topraklarını tamamen biyoyakıt hammaddesi üretimine ayırmak zorunda kalabileceğini söylüyor.
ABD'de biyoyakıt türlerinden etanol üretmek için mısır ekimine geniş ölçekli olarak başlanması bunun göstergelerinden biri. Ekonomistlere göre mısır, buğday ve pirinç gibi temel gıda maddelerinin fiyatlarındaki artışın gerekçelerinden biri de talepteki bu artış. Çevreci örgütler şimdi hükümetin biyoyakıt kullanımı konusunda daha da zorlayıcı kurallar getirmemesi için kampanya yapıyor. Örneğin Avrupa Birliği'nin 2020 itibariyle biyoyakıt kullanım oranının yüzde 10'a yükseltme fikrini rafa kaldırması savunuluyor. Friends of the Earth (Dünyanın Dostları) gibi bazı örgütler ise biyoyakıtın olumsuz yanlarını göğüslemektense toplu taşımaya daha çok yatırım yapılmasını istiyor. İngiltere'deki Yenilenebilir Enerji Derneği'nin taşıt yakıtları sorumlusu Clare Wenner ise etanolün geleneksel yakıta göre yüzde 65, biyo-mazotun ise yüzde 53'e kadar daha az zehirli gaza yol açtığını kaydediyor. Wenner zirai alanların kullanımı kaygıları konusunda ise 2030'da biyoyakıt üretiminde kullanılacak alanın, tüm tarım alanlarının sadece yüzde 2'si olacağını belirten BM tahminlerini hatırlatıyor. |
İlgili haberler Brüksel'de iklim uzlaşması14 Mart, 2008 | Avrupa Londra'da düşük emisyon dönemi04 Şubat, 2008 | Avrupa AB'den yeni iklim önlemleri23 Ocak, 2008 | Avrupa AB'den egzoz kısıtlamaları19 Aralık, 2007 | Avrupa AB'den Bush'a boykot tehdidi13 Aralık, 2007 | Haberler Çin 2010'da enerji tüketimi lideri07 Kasım, 2007 | Haberler Çevre danışmanı Bush'dan farklı14 Eylül, 2007 | Haberler Küresel ısınma 'önlenebilir'04 Mayıs, 2007 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||