|
'Gelecek için mücadele' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz The Economist dergisi pazar günü yapılacak genel seçimlerde Türkiye için en iyi sonucun Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden başbakan seçilmesi olduğunu iddia etti.
Bu yorumu başyazılarından birinde yapan derginin son sayısında ayrıca "Gelecek için mücadele" başlıklı üç sayfalık bir analiz de var. Analizde, seçimlerin Türkiye sınırlarını aşacak düzeyde bir öneme sahip olduğu yorumu yapılıyor. Seçim kampanyasının neşesiz ancak bir o kadar da ateşli geçtiği söyleniyor, bu durumun katılım oranının yüksek olacağını gösterdiği belirtiliyor. Oylamanın birçok seçmen için Cumhurbaşkanlığı ya da laiklikten çok, pratikte AKP'nin yaklaşık 5 yıllık icraatlarının oylanacağı bir referandum olacağını belirten Economist, Erdoğan'ın karnesini 'çok iyi' bularak şu yorumu yapmış: "Erdoğan ve İslamcı arkadaşları, Atatürk ve belki de 1980'lerdeki Başbakan Turgut Özal dışında, ülkeyi dönüştürmek ve modernleştirmek için, daha önceki tüm laik hükümetlerden daha çok şey yaptı." 'Bakan geçmişte bu konuşmayı yapamazdı' Tarım Bakanı Mehdi Eker'in Diyarbakır'da hükümetin icraatlarını anlattığı seçim konuşmasını Kürtçe'nin Kırmançi lehçesinde yaptığına işaret eden dergi "Eğer AKP'nin yaptığı anayasal ve adli reformlar olmasaydı, Eker bu yüzden bölücülük suçlamasıyla hapsedilebilirdi" diyor.
Economist, bu reformlar ve ekenomik kalkınmayla Türkiye'nin 2005'te, daha önceki birçok hükümetin isteyip elde edemediği bir başarıyı, Avrupa Birliği'yle katılım müzakerelerini açmayı yakaladığını vurguluyor. Dergi; Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'le ilgili kadrolaşma iddiaları, Bazı AK Partili Belediye başkanlarının alkollü içki içilmesinin yasaklandığı bölgeler yaratma çabası ve 2005'teki zina yasası tartışmasının AK Parti'nin laik kesimler nezdindeki imajını daha da kötüleştirdiğini belirtiyor. Economist ayrıca birçok uzmanın ordunun müdahelelerinin Erdoğan'a desteği arttırdığı görüşünde olduğunu aktarıyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği'yle ilişkilerine de değinen dergi, ülkede AB üyeliğine desteğin iki yıl öncesine göre düştüğünü ve Brüksel'in azınlık hakları ve düşünce özgürlüğü gibi konulara odaklanmasının Türkiye'de tehlikeli bir milliyetçiliği körüklediğini kaydediyor. Dergi milliyetçiliğin Türkiye'nin bir başka önemli dış politika konusu olan Kuzey Irak'ı da etkilediğini söylüyor. 'Milliyetçilik Kuzey Irak'ı da etkiliyor' Yerel Kürt Yönetimi'nin Washington temsilcisi Kubad Talabani'nin "Kendimizi fırtınaya hazırlıyoruz" sözlerini aktaran dergide şu yorum yer alıyor. "PKK'nın saldırılarındaki artış yıl başından bu yana 200 Türk askerinin ölümüne neden oldu. Her yeni asker kaybı MHP'ye oy kazandırıyor. MHP lideri Devlet Bahçeli başbakan olduğu takdirde ölüm cezasını geri getirip, hapisteki PKK lideri Abdullah Öcalan'ı asacağına yemin etti. Generaller gibi Bahçeli de Kuzey Irak'taki 3500 PKK militanını yenilgiye uğratmak istiyor. ABD'in bunu kendisinin yapmaması Türkiye'deki Amerikan karşıtı duyguları büyük ölçüde arttırdı. Son araştırmaya göre Türkiye'de ABD'ye verilen destek yüzde 9. Bu işgal altındaki Filistin topraklarında olduğundan bile düşük bir düzey." Dergi bu noktada, Türkiye'nin bu alandaki hassasiyetinin, Osmanlı İmparatorluğu'nun 1878 ve 1918 arasında topraklarının yüzde 85'ini ve nüfusunun yüzde 75'ini kaybetmiş olmasından kaynaklanabileceğini belirtiyor. | İlgili haberler Reformlar oy kaybettirebilir13 Temmuz, 2007 | Avrupa Economist: Kürtler birleşiyor22 Haziran, 2007 | Avrupa Economist'in Türkiye yorumları08 Haziran, 2007 | Avrupa Economist'in değerlendirmesi27 Nisan, 2007 | Haberler 'Cumhurbaşkanlığı kumarı'20 Nisan, 2007 | Avrupa 'Ordu Erdoğan'ı durdurabilir mi?'30 Mart, 2007 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||