|
Economist'in Türkiye yorumları | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Haftalık Economist dergisinin bugünkü sayısında Türkiye'yle ilgili iki makaleye yer veriliyor.
"Girmek ya da girmemek" başlıklı makalede, Çarşamba günü Türkiye'nin Kuzey Irak'a girdiği şeklinde - daha sonradan doğru olmadığı anlaşılan - haberlere dikkat çekiliyor; Türkiye'de yaşanan bombalı saldırılar, iki Amerikan uçağının Türk hava sahasını ihlal etmesi gibi son dönemde yaşanan gelişmeler aktarılıyor. Washington'un Türkiye'ye Kuzey Irak'a girmemesi uyarısı yaptığının da hatırlatıldığı makale şöyle devam ediyor: "Amerikalılar Türklerin, Iraklı Kürtleri kullanarak, onların yardımıyla PKK'yla barış yapmasını tercih ediyor. PKK ise Türk kuvvetlerini Irak'ın içine çekmek istiyor. Çünkü bir kaynağın söylediğine göre, 'Bu, Türkiye ile Amerika arasında silahlı çatışmayı tetikleyebilir.' Bu, Avrupa Birliği'ni de hayal kırıklığına uğratacaktır. "Ancak 20 yıl süren çatışmaların, 16 sınır ötesi harekatın ve 40 bin ölünün ardından Türkiye'nin gerek askeri, gerekse sivil liderleri Kürt sorununun çözümünün sadece kuvvet kullanmaktan geçmediğini biliyor. "Generallerin askeri güç kullanma tehditlerinin bir gerekçesi daha olabilir. Irak'a saldırı düzenlenmesi için hükümetin onay vermesinde ısrar ederek, şiddetin vebalini Amerikalılara, Iraklı Kürtlere ve Başbakan Erdoğan'a yıkıyorlar. Her verilen kayıp, Erdoğan'ın milliyetçi oyları kaybetmekle karşı karşıya kalması demek... Ancak kapsamlı bir harekat yetkisi verirse, Türkiye bataklığa saplanıp yeni düşmanlar edinebilir." Economist dergisinde yayımlanan Türkiye'yle ilgili diğer makalenin başlığı ise "Askeri manevralar". Özetle şu görüşler dile getiriliyor: "Yakın vakte kadar Türklerin çoğu darbe günlerinin geride kaldığını düşünüyordu. Ancak bu inanış, 27 Nisan'da yerle bir oldu. Kamuoyu yoklamalarına göre, Erdoğan'ın AK Parti'si seçimlerden yüzde 34'ü de aşan bir çoğunlukla çıkabilir. Peki generaller o zaman ne yapacak? "Ordunun etkisini daha da kaybedeceği yönündeki endişeler, bazı generalleri Avrupa Birliği'nin en sert karşıtları haline getirdi. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ı da kuşkusuz... Yükselen İslamcılık karşıtı açıklamalarında, sık sık, Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin üyeliğini Kürtleri ve diğer azınlıkları destekleyerek düşürmeye çalıştığı yönünde üstü kapalı iddialara da yer veriyor. "Ordunun hassasiyeti Irak üzerinde Amerika'yla giderek derinleşen ayrım nedeniyle de tırmandı. 2003'te Amerikan askerlerinin 11 Türk özel timini gözaltına almaları üzerine Amerikan karşıtı görüşler patladı. İki ordu arasında güven hâlâ tesis edilemedi. "Ordunun Batı karşıtı duruşu, Amerika'nın Irak'taki tutumundan ve Avrupa Birliği'nin üyelik konusundaki kararsızlığından midesi bulanan sıradan Türk vatandaşları nezdinde destek buluyor. Ancak ordu eğer vatandaşlarının sempatisine sahip olmayı sürdürmek istiyorsa, zamana ayak uydurmalı. Seçim sonuçlarına, her ne olursa olsun, saygı göstermek şu an karşılarındaki en zorlu sınav..." | İlgili haberler Tunceli'de karakola saldırı04 Haziran, 2007 | Avrupa PKK: Saldırıyla ilgimiz yok23 Mayıs, 2007 | Avrupa Ankara'da bombalı saldırı22 Mayıs, 2007 | Avrupa Economist'in değerlendirmesi27 Nisan, 2007 | Haberler 'Cumhurbaşkanlığı kumarı'20 Nisan, 2007 | Avrupa 'Ordu Erdoğan'ı durdurabilir mi?'30 Mart, 2007 | Avrupa Economist: İlişkiler yokuş aşağı gidiyor16 Mart, 2007 | Avrupa Economist: Türkiye özünü arıyor09 Mart, 2007 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||