|
Genişlemeye yargı engeli mi? | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Birliği liderlerinin üzerinde anlaştıkları Reform Anlaşması’nın metnine Hollanda’nın isteği üzerine giren bir ifade genişlemeyle ilgili yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
Metnin 49. maddesinin sonuna konan bir ifadenin, bir ülkenin AB adaylığına karşı olan başka bir birlik üyesinin konuyu AB’nin yargı organı Uluslararası Adalet Divanı’na taşımasının yolunu açabileceği şeklinde yorumlar yapılıyor. Bu durumda da yargının genişleme sürecine müdahalesinin önünün açılabileceği yolunda kaygılar var. Hollanda zirve öncesi anlaşma metnine Kopenhag Kriterleri’nin de dahil edilmesini istiyordu. Bu durumda kriterler ilk kez AB’nin yazılı bir anlaşmasının parçası olacak, kriterlerin yerine getirilip getirilmediği ayrıca yargı tarafından da denetlenebilecekti. AB zirvesinde tartışılan Reform Anlaşması’nın yerini alacağı Avrupa Anayasası’nın referandumda reddedildiği iki ülkeden birinin Hollanda olduğunu da hatırlamak gerek. Hollanda’da Şubat ayında Hristiyan Demokratların liderliğinde kurulan geniş tabanlı hükümet, yeniden referanduma sunmasını gerektirmeyecek bir anlaşmanın kabulünü istiyordu. Hollandalılar bu noktada ülkede artan genişleme karşıtı eğilimin anlaşmada hesaba katılması gerektiği kanısındaydı. Financial Times gazetesinin yazarlarından Quentin Peel, Hollanda’nın yeni üyelerin AB’ye katılımını zorlaştıracak bir ifadenin, karar metnine girmesinde ısrar ettiğini söyledi. Anlaşma metnindeki ifadenin ise Kopenhag Kriterleri’nin ötesinde tüm üyelik koşullarını da içerdiği belirtiliyor. Türkiye’nin AB üyeliğine destek veren ülkelerden İngiltere’nin diplomatlarının, bu gelişmelerden rahatsızlık duydukları kaydediliyor. Quentin Peel’e göre İngiltere’nin bu tartışmalarda Türkiye’yi yeterince savunamamasının nedeni ise zirvede tüm dikkatini kendi ‘kırmızı çizgilerini’ savunma üzerinde yoğunlaştırması. Öte yandan karar metnindeki tartışmalı ifadenin gelecekte Türkiye’nin ve diğer aday ülkelerin lehine olabileceğini düşünenler de var. Avrupa’daki bazı yetkililer ise bir ülkenin AB adaylığının tüm üyelerce onaylanması gerektiğini, bu onayı veren ülkelerin zaten konuyu ilaveten mahkemelere taşımasının beklenmemesi gerektiğini söylüyor. Bu çevreler, AB’nin tüm kriterlerini yerine getirdiklerini düşünen ülkelerin de, üyeliklerinin siyasi nedenlerle engellendiğini düşünmeleri halinde mahkemeye başvurabileceklerini belirtiyor. Fakat anlaşmanın yürürlüğe girmesi halinde, AB üyesi ülkelerin vatandaşlarına da bir ülkenin üyeliğine karşı, mahkemelere başvurma hakkı doğabilir. AB zirvesinde üzerinde uzlaşılan Reform Anlaşması’ndaki ifadelerin ise Hükümetlerarası Konferans sürecinde değiştirilebilmesi mümkün. |
İlgili haberler AB zirvesi anlaşmayla sona erdi23 Haziran, 2007 | Avrupa Barroso'dan zirve uyarısı20 Haziran, 2007 | Avrupa Polonya anayasa itirazında ısrarlı18 Haziran, 2007 | Avrupa Polonya'nın AB pazarlığı16 Haziran, 2007 | Avrupa Merkel: Anayasa ufukta yok14 Haziran, 2007 | Avrupa AP'den Avrupa anayasasına onay12 Ocak, 2005 | Avrupa AB anayasasına tarihi imza29 Ekim, 2004 | Avrupa AB Anayasası: Sorular-Cevaplar29 Ekim, 2004 | Özel Dosyalar | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||