BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 21 Haziran, 2007 - TSİ 19:53
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Avrupalı liderlerin kilit zirvesi
Avrupa Birliği liderleri, beş yıl önce başlatılan anayasa projesinin geleceğini belirlemek üzere bugün Brüksel'de bir araya geldi.

Brüksel
Brüksel, AB liderlerini bekliyor

Akşam saatlerinde başlayan iki günlük oturumlar öncesinde, diplomasi heyetleri liderlere sunulacak unsurları belirlemek için yoğun pazarlıklar yürüttü.

Zirve öncesinde tüm tarafların üzerinde uzlaştığı başlıca görüş, müzakerelerin çetin geçeceği.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, birlik yapılarını eyniden düzenleyecek bir anlaşma metni üzerinde uzlaşma sağlanmasının; açık, çağdaş ve verimli Avrupa'dan yana olan herkesin çıkarına olduğunu kaydetti.

Dönem Başkanlığı süresinin sonuna yaklaşan Almanya başbakanı Angela Merkel de, liderlerinden gerekli reformları hayata geçirebilmek için birlik içinde hareket etme çağrısı yaptı.

Merkel, liderlerin reform öngören yeni bir metin üzerinde anlaşıp ayrıntıları yaz aylarında toplanacak bir hükümetlerarası konferansa bırakmayı istiyor.

Bu görüşe, anayasa metnini halkoyunda reddetmiş olan Fransa da dahil, 27 üyenin 23'ü destek veriyor.

Ancak İngiltere ve Polonya'nın başı çektiği ülkelerin itirazları, sonuç alınması önünde engel oluşturuyor.

İngiltere Başbakanı Tony Blair, dört alanda kırmızı çizgileri bulunduğunu ve bunların bir kaçını değil, tamamını savunacaklarını vurguladı.

Bu restleşmelerin etkisiyle, ev sahibi Almanya'nın yetkilileri, zirvede başarısızlığın da ihtimal dahilinde olduğunu belirtiyorlar.

Metinde ne var?

Zirve öncesinde sızan taslak belgelerde, dönem başkanı Almanya'nın 'anayasa' teriminden tamamen vazgeçtiği anlaşılıyor. Bunun yerine hazırlanacak metin, 'reform sözleşmesi' olarak anılacak.

Bir uzlaşmaya varılabilmesi için, hükümet liderlerinin 2004'te imzalamış olduğu anayasa metnine göre pek çok konuda taviz verildiği anlaşılıyor.

Taslakta, bir süper devlet çağrışımı yaratabilecek AB marşı ve bayrağı belirlenmesi gibi sembolik unsurlar yer almıyor. Birliğin bir dış politika yetkilisi olacak ama bu görevi üstlenen kişi bakan olarak anılmayacak.

Dönüşümlü başkanlık sistemi yerine bir başkanlık divanı oluşturulması planı ise korunuyor.

Merkel ve Kaczynski
Polonya önerilere şiddetli direniş gösteriyor

Bu unsurlar İngiltere'yi memnun etse de, Londra yönetimi, vergi, istihdam ve sosyal güvenlik, dış politika ve yargı alanlarında AB kurumlarının ulusal yapıların üzerinde yetki sahibi olmasına yol açabilecek hiç bir değişikliği kabul etmeyeceğini belirtiyor.

İngiliz yetkililer ay sonunda görevden ayrılacak Başbakan Tony Blair'in halefine hoşnut olmayacağı bir miras bırakmak istemediğini vurguluyor.

İngiltere, çalışma yasaları itibariyle Avrupa'nın en piyasa dostu kabul edilen ülkelerinden ve çalışanlar lehinde getirelecek ek korumalarla rekabet unsurundan olmak istemiyor.

Temel Haklar Sözleşmesi'nin metne girmesi durumunda, Avrupa Mahkemeleri'nin çalışma yasalarında değişikliği zorunlu kılmasından endişe ediliyor.

Blair, zirveye son kez katılırken; Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ilk kez bu sıfatla AB liderleri arasına katılıyor.

Çifte çoğunluk krizi

Zirvedeki krizin asıl odağı ise Polonya olarak görülebilir. 2004'te üye olan 10 ülkenin en büyüğü olan Polonya, planlanan oy dağılımlarına itiraz ediyor.

Anayasa metni, bir kararın onaylanması için çifte çoğunluk olarak adlandırılan bir sistem getiriyordu. Yani hem üyelerin sayıca yüzde 55'inin kararı onaylamış olması hem de destek verenlerin nüfusça da birliğin en az yüzde 65'ini temsil ediyor olması öngörülüyordu.

Polonya ise bu uygulamaya karşı. Varşova yönetimi, kendilerine 2000 yılındaki Nice zirvesinde verilen sözlerden dönüldüğünü söylüyor.

Bu zirvede, üyelere nüfusları oranında oy hakkı verilmesi düşünülmüş, bu durum Polonya'ya Almanya ve Fransa gibi büyük ve etkili üyeler kategorisine katmıştı.

Dolayısıyla Polonya 'Ya Nice, ya ölüm' olarak ifade edilen tutumunda, sadece ara formüllere sıcak bakabileceğini söylüyor. Bu formüllerden birisi dağılımın nüfusa değil, nüfusun kareköküne bakılarak yapılması- ki bu Polonya'nın ağırlığını nispeten azaltıyor.

Bir diğeri ise çifte çoğunluk formüllerine yüzölçümü unsurunun da katılması. Polonya birliğin alan itibariyle en büyük üyelerinden.

Geçen hafta kendisini ikna etmeye çalışan AB liderlerini peşpeşe ağırlayan Polonya Başbakanı Jaroslaw Kaczynski, birliği kilitlemek gibi bir niyetleri olmadığını söylese de, veto silahından hala vazgeçmiş değil.

Çek Cumhuriyeti, Polonya'nın bu konudaki taleplerine destek veren tek ülke.

ANAYASA SÜRECİ
2002 Avrupa Konvansiyonu çalışmaya başladı
2004 Liderler anayasa metnini imzaladı
2005 Fransa ve Hollanda metni veto etti
2006 Aralık zirvesinde sürecin canlandırılması kararlaştırıldı

İtirazcı kampın son üyesi ise AB anayasasını reddetmiş ülkelerden Hollanda. Hollanda, AB bünyesinde alınan kararların ulusal parlamentolarca denetlenebilmesini istiyor. Bu taleplerin bir şekilde karşılanması mümkün görülüyor.

Hollanda'nın genişleme için yeni kriterler getirilmesi talepleri ise metne girmemiş görünüyor.

Eğer Almanya, tüm tartışmalara rağmen yeni bir reform anlaşması planlarına destek bulursa, ayrıntıları hazırlamakla görevlendirilecek hükümetlerarası konferansın Temmuz ortalarında çalışmaya başlayıp, sene sonuna doğru tamamlanması hedefleniyor.

Böylece yeni altyapılar, 2009'da ilk kez 27 üyede birden yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde hazır olacak.

Bu kez onay sürecinin öncekinden en önemli farkı ise, metin bir hükümetlerarası anlaşma statüsünde kalacağından hiç bir hükümetin bunu halkoyuna sunmayacak olması.

27 üyeli bir Avrupa'nın işleyişini sağlayacak altyapı niteliğinde bir metin hazırlama çabaları, beş yıldır birliğin gündeminde.

Valery Giscard D'Estaign liderliğinde Avrupa Konvansiyonu adı altında yürütülen uzun müzakereler ardından hazırlanan metin, 2004 yılında AB liderlerince imzalanmış ve onay sürecine geçilmişti.

Ancak iki yıl önce Fransız ve Hollandalı seçmenlerin vetosu, şimdiye dek 27 üyeden 18'i tarafından onaylanmış olan metin için süreci başlangıç noktasına döndürdü.

AB ülkelerinin bayraklarıAnayasa'nın kaderi
Brüksel'deki zirvenin gündemini BBC'den Emre Temel anlatıyor
Angela MerkelBaşarabilecek mi?
AB zirvesini Yeşiller Grubu danışmanı Ali Yurttagül yorumladı
AB Türkiye bayraklarıZirve gündemi
AB Zirvesi gündemini Zeynel Lüle ile değerlendirdik
AB anayasasıAB'nin geleceği
AB uzmanı Kalypso Nicolaidis, anayasa projesini değerlendirdi
Türk ve AB bayraklarıMüzakere süreci
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileriyle ilgili hazırladığımız özel dosya için tıklayın
İlgili haberler
Barroso'dan zirve uyarısı
20 Haziran, 2007 | Avrupa
Polonya anayasa itirazında ısrarlı
18 Haziran, 2007 | Avrupa
Polonya'nın AB pazarlığı
16 Haziran, 2007 | Avrupa
Merkel: Anayasa ufukta yok
14 Haziran, 2007 | Avrupa
Malta'dan AB'ye göç çağrısı
12 Haziran, 2007 | Avrupa
AP'den Avrupa anayasasına onay
12 Ocak, 2005 | Avrupa
AB anayasasına tarihi imza
29 Ekim, 2004 | Avrupa
AB Anayasası: Sorular-Cevaplar
29 Ekim, 2004 | Özel Dosyalar
Dış bağlantılar
BBC diğer internet sitelerinin içeriğinden sorumlu tutulamaz.
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik