|
AB'den anayasa terimine veda | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Birliği, beş yıl önce başlatılan anayasa projesinin geleceğini belirlemek üzere Brüksel'de bir araya geliyor.
Zirve öncesinde sızan taslak belgelerde, dönem başkanı Almanya'nın 'anayasa' kavramından tamamen vazgeçtiği anlaşılıyor. Metinlerde artık bu terim kullanılmıyor ve birliğin 27 üye ile işlemesini sağlayacak bir anlaşma hazırlanmasından söz ediliyor. Bu kapsamda, hükümet liderlerinin 2004'te imzalamış olduğu anayasa metnine göre pek çok konuda taviz verildiği anlaşılıyor. Anayasa hedefini en samimiyetle benimsemiş olan ülkelerden Almanya zirvede en azından yeni bir zemin hazırlanması yolunda ilerleme sağlamak istiyor. Yine de özellikle İngiltere ve Polonya itirazlarını ve veto tehditlerini sürdürüyor. Polonya Başbakanı Jaroslaw Kaczynski, bu konuda taviz verebileceği yolunda sinyaller gönderse de AB liderleri Polonya'yı dayatmalarla sindirmeye çalışırsa girişimleri veto edeceğini vurgulamayı sürdürüyor. Kaczynski, Reuters haber ajansına açıklamasında, Polonya'ya sağlanacak nüfuzu nispeten sınırlayacak olan oy ağırlıkları dağılımına muhalefetinden vazgeçebileceğini söyledi. Ancak bunun için ülkesinin güçlü bir söz hakkına sahip olmasını sağlayacak bazı teminatlar verilmesini istedi. Polonyalı siyasetçi zirvenin başarı şansını 'yüzde elli-elli' olarak ifade etti. İngiltere ise, AB kurumlarının kendi yargı mekanizmalarıyla dış politika ve sosyal politikalar üzerinde daha fazla söz sahibi olmasına yanaşmıyor. İngiltere Dışişleri Bakanı Margaret Beckett da kötü bir anlaşmaya varılmasındansa anlaşma olmamasını tercih edeceğini söyledi. Beckett, İngiltere'nin tercihinin 'bir süper devlet değil, egemen uluslardan oluşan bir Avrupa' olduğunu söyledi. Metinden tavizler Hazırlanan yeni taslakta, bir süper devlet izlenimi yaratabilecek AB marşı ve bayrağı belirlenmesi gibi sembolik girişimler yer almıyor. Birliğin bir dış politika yetkilisi olacak ama bu görevi üstlenen kişi bakan olarak anılmayacak. Polonya'nın veto mekanizması konusunda kaygılarına karşı müzakerelerin devam edebileceği yönünde muğlak bir ipucu da yeni belgede yer alıyor. Anayasayı reddetmiş ülkelerden Hollanda'nın genişleme için yeni kriterler getirilmesi talepleri ise metne girmemiş görünüyor.
Bunun yerine Hollanda'nın bir diğer talebi olan ulusal parlamentolara AB yasalarını engelleme yolunda bazı imkanlar sağlanıyor. Amaç, zirve sonunda anayasa metninin yerini alacak bir anlaşma metni hazırlamakla görevlendirilecek bir 'hükümetlerarası konferans' toplanması kararı almak. 27 üyeli bir Avrupa'nın işleyişini sağlayacak altyapı niteliğinde bir metin hazırlama çabaları, beş yıldır birliğin gündeminde. Valery Giscard D'Estaign liderliğinde Avrupa Konvansiyonu adı altında yürütülen uzun müzakereler ardından hazırlanan metin, 2004 yılında AB liderlerince imzalanmış ve onay sürecine geçilmişti. Ancak iki yıl önce Fransız ve Hollandalı seçmenlerin vetosu, şimdiye dek 27 üyeden 16'sınca onaylanmış olan metin için süreci başlangıç noktasına döndürdü. Merkel ve onun gibi düşünenler, birliğin sağlıklı işlemesi için yeni bir altyapının artık oluşması gerektiğine inanıyor. Bu yönde çalışmaların iki yıl içinde; Avrupa Parlamentosu seçimlerinden önce mutlaka tamamlanmış olması gerekiyor. |
İlgili haberler Barroso'dan zirve uyarısı20 Haziran, 2007 | Avrupa Polonya anayasa itirazında ısrarlı18 Haziran, 2007 | Avrupa Polonya'nın AB pazarlığı16 Haziran, 2007 | Avrupa Merkel: Anayasa ufukta yok14 Haziran, 2007 | Avrupa Malta'dan AB'ye göç çağrısı12 Haziran, 2007 | Avrupa AP'den Avrupa anayasasına onay12 Ocak, 2005 | Avrupa AB anayasasına tarihi imza29 Ekim, 2004 | Avrupa AB Anayasası: Sorular-Cevaplar29 Ekim, 2004 | Özel Dosyalar | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||