|
Enkazdan ne kurtarılır? | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerinin geleceğine, bugün piyasaya çıkan sayısında haftalık Economist dergisi geniş yer ayırmış
"Türkiye'nin tren kazası: Enkazdan neler kurtarılabilir?" başlıklı yazıda, üyelik müzakerelerinin çöküşün eşiğinde olduğu vurgulanıyor. Türkiye ile Avrupa Birliği'nin son bir yılda, Kıbrıs, Türk Ceza Kanunu ve Ermeni soykırımı gibi konularda sorun yaşadığını, ancak Türkiye'nin yine de yönünü Batı'dan saptırmadığını savunan Economist şöyle devam ediyor: "Tüm bunlar, sorunun Türkler kadar Avrupa Birliği'nden de kaynaklandığını gösteriyor. Avrupalı liderler 2005'te samimi bir kararla, Türkiye ile müzakereleri başlattılar. Ancak şu anda hepsinin samimi olup olmadığı net değil. "Türkiye'yi dışarıda tuttma niyetlerini itiraf etmeye gönülsüz davranan Fransa, Avusturya ve Kıbrıs, Türkleri masadan kalkmaya teşviki amaçladığı anlaşılan talepler getiriyorlar. Şimdi ise bir başka sinsi söylem ortada dolaşıyor. "Türkiye ile müzakerelerin yavaşlaması, ülkenin Batılılaşmasına da zarar veriyor. Tartışmalar nedeniyle, 2004'te üçte ikilerde seyreden Avrupa Birliği üyeliğine destek, üçte bire düşmüş durumda. Türklerin dörtte üçü, Avrupa Birliği'nin kendilerini hiçbir zaman kabul etmeyeceğini düşünüyor. Şimdi bazıları, bu tartışmaların daha fazla zarar vermesini önlemek için müzakereleri askıya almanın en iyisi olduğunu savunuyor. "Türkler için Avrupa Birliği, bir kimlik meselesinden ziyade bir tercih meselesi. Bu tercihten vazgeçilmesinin sonuçları, Avrupalıların sandığından daha ciddi olabilir. "Avrupa Birliği hedefi, ülkedeki bazı değişken unsurların istikrarını sağlıyor. Ilımlı İslamcı hükümet için, askeri müdahaleye karşı koruma sağlıyor. Ordu için, laikliği garanti altına alıyor. İş dünyası için, piyasa reformunu sağlamlaştırıyor. Kürtler için, azınlık hakları vaat ediyor. "Üyelik gayreti sonuçsuz kalırsa, Türkiye birden bire İran olmaz. Ancak bu unsurlardan herhangi birinde yalpalama görülebilir. Ayrıca İslamcılar ile ordu arasında çatışma riski de artar." Peki Türkiye'nin üyeliğinin reddedilmesi Avrupa Birliği açısından ne gibi sonuçlar doğurur? Economist, bu durumda son derece büyük bir fırsatın kaçırılmış olacağını vurguluyor ve şöyle devam ediyor: "NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip ılımlı Müslüman bir ülkeyi reddetmesi durumunda, Avrupa Birliği'nin dış politikası ve küresel ölçekte ciddi bir güç olma umutları korkunç bir darbe alır. Türkiye ile üyelik müzakerelerini yakından takip eden İslam dünyasındaki güvenilirliği, Amerika'nın bile gerisine düşebilir." Economist bu uyarıların ardından, Avrupalı liderlere bir çağrıyla noktalıyor yorumunu. Avrupa Komisyonu'nun tavsiyesinin, bu ay sonunda karara bağlanacağını hatırlatan dergi, Türkiye'ye olumsuz bir sinyal gönderse de, bunun, üzerinde uzlaşmaya varılabilecek en iyi çözüm olacağını kabul ediyor, ancak ekliyor: "Avrupalılar, müzakerelerin yeniden açılmasının önüne yeni engeller koymamalı ve Rumlara, Kıbrıs sorununun çözümü için çok daha fazla baskı yapmalı." |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||