|
Türk askeri Lübnan'a gidecek | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Lübnan'a asker gönderilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi, Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Verilen arayla beraber toplam altı saat süren oturum sonunda yapılan oylamada 340 kabul, 192 ret oyu kullanıldı. Tezkerede Türkiye'nin uluslararası güce kaç askerle katılmasının öngörüldüğüne ilişkin bir ifade yer almıyor. Ancak Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, sevkedilecek asker sayısının binin üzerinde olacağını sanmadığını söylüyor. Olağanüstü oturum, konuşma sürelerindeki anlaşmazlık nedeniyle usul tartışmasıyla başladı. Daha sonra hükümetin tavrını anlatmak üzere konuşmaya başlayan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül Orta Doğu'daki gelişmelerin hız kazandığını, Türkiye'nin uzun vadeli çıkarları için uluslararası oluşumlarda yer almasının faydasına inandıklarını belirterek şunları söyledi: "Doğu Akdeniz'deki istikrara katkı yapmak çıkarımızadır. Bölgedeki istikrarsızlık bizi de etkiler. Lübnan 'daki gelişmeler Türkiye'nin çıkarları kapsamında ele alınmıştır. Çatışmayla doğrudan ilgili tüm taraflar uluslararası güce Türkiye'nin katılımını istemiştir. Lübnan içindeki tüm gruplar uluslararası gücü onaylamıştır. Lübnan'da silahsızlandırma görevi yapılmayacağını güce katılan tüm ülkeler beyan etmişlerdir. Ayrıca Türkiye olarak Birleşmiş Milletler'e sunduğumuz niyet mektubunda biz de belirttik." Gül, "Taraflarla karşı karşıya gelmemezi sağlayacak görev beklediğimizi bildirdik. Lübnan, İsrail ve Suriye ziyaretlerimde gözettiğim husus da budur. Hizbullah'ın yetkilileri ile görüşmemde de Türkiye'nin katkısının arzulandığı belirtilmiştir. Lübnan krizi Türkiye'nin stratejik konumunu gözler önüne sermiştir" dedi.
Muhalefet eleştirdi Muhalefet ise tezkereyi yoğun şekilde eleştirdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Onur Öymen, milletvekillerinden, Lübnan'a asker gönderilmesine ilişkin tezkere oylamasında, sandığın değil, vicdanlarının seslerini dinlemelerini isteyerek, "Hiçbir seçim başarısı, tek bir askerin hayatından daha değerli değildir" dedi. Tezkerenin, TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerinde partisinin görüşlerini dile getiren Öymen, söz konusu düzenlemenin, Türk askerini, büyük bir çatışma ortamının beklendiği bir yangının ortasına atma tehlikesi taşıdığını söyledi. Oturumda Anavatan Partisi'nin görüşlerini açıklayan Genel Başkan Erkan Mumcu ise hedefin İsrail'in güvenliğini sağlamak olduğunu savunarak, "Ben vicdanen, kendi evladımı Lübnan'a gönderebilecek kadar kendimi hazır ve bu davayı haklı görmüyorum." diye konuştu. AKP İstanbul Milletvekili Egemen Bağış ise, Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora'nın neredeyse her gün arayıp yardım istediğini ifade ederek, Türkiye'nin Lübnan'a sırtını dönemeyeceğini söyledi. Asker gönderme konusu iktidar ve muhalefet saflarında olduğu kadar kamuoyu genelinde yoğun tartışma yaratıyor. Muhalefet, gönderilecek askerlerin, Birleşmiş Milletler kararı doğrultusunda Hizbullah'ın silahsızlandırılması çalışmalarına katılmak zorunda kalacağı uyarısında bulunuyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, milletvekillerine Türkiye'nin çatışma alanlarına görev yapmayacağı ve bölgenin silahsızlandırılması talebiyle karşılaşılması durumunda ise askerlerin geri çekileceği güvencesi verdi. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi, Pazartesi gecesi meclis grubunu toplayarak 3,5 saat süren bir toplantı yaptı. Açık yapılan meclis oylaması için grup kararı alınmadı. Adalet ve Kalkınma Partisi, 550 sandalyeli parlamentoda 357, Cumhuriyet Halk Partisi 154, Anavatan Partisi de 21 milletvekiline sahip. Yani AKP içinden oylamaya katılmayan, ret oyu veren veya çekinser kalanların toplam sayısı 17 oldu. Tezkerenin kabul edilmesi için oturuma katılan milletvekillerinin salt çoğunluğunun kabul oyu vermesi yeterliydi. Ancak bu rakam açık farkla aşıldı. Tezkere protestoları Meclis'teki görüşmeler sırasında Lübnan'a asker gönderilmesine karşı çıkan bazı gruplar protesto gösterisi düzenledi. Ankara Kızılay'da "Tezkereye Hayır" eylemi için alana getirilen ses cihazlarının meydan dışına çıkarılması polisle göstericiler arasında gerginlik yaşanmasına neden oldu. Eylemcilerden bazıları polis panzerlerinin üzerine çıktı. Türkiye'nin çeşitli kentlerinden gelen TKP ve ''Yurtsever Cephe'' üyesi gruplar Konur Sokak'taki TKP Genel Merkezi önünde toplandı. Gruptakiler ''Lübnan'a Asker Gitmeyecek'', ''Asker Gönderen Vatan Haini'' sloganları attılar. Şehit Anaları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği üyesi bir grup kadın da TBMM ve Başbakanlık önünde basın açıklaması yaptı. Dernek Başkanı Pakize Akbaba, hükümetin, ''Doğu ve Güneydoğu'daki terör saldırılarını durdurmadan Lübnan'a asker gönderme kararı almaması gerektiğini söyledi. Kamu Emekçileri Sendikası KESK de İzmir de ''Tezkereye Hayır'' eylemi yaptı. İstanbul'da ise Sosyalist Dayanışma Platformu üyeleri, üzerlerine giydikleri sembolik "kanlı kefenlerle" eylem düzenledi. Okunan basın açıklamasında "ABD ve İsrail için dökecek bir damla dahi kanımız yok. Savaş tüccarları çok istiyorlarsa kendileri gitsin, ama Türkiye halklarını bu işe karıştırmasınlar" denildi. |
İlgili haberler Annan rehineler için arabulucu04 Eylül, 2006 | Haberler Katar Lübnan'a asker gönderecek04 Eylül, 2006 | Haberler Türkiye'de Lübnan tartışması sürüyor26 Ağustos, 2006 | Haberler Namık Tan: Koşullarımız var25 Ağustos, 2006 | Haberler Finlandiya'nın AB askeri umudu24 Ağustos, 2006 | Avrupa BM: Ateşkes çok hassas23 Ağustos, 2006 | Haberler İsrail Türk askerini istedi21 Ağustos, 2006 | Haberler BM barış gücü tartışması02 Ağustos, 2006 | Avrupa | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||