|
Mağden'in davası başladı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye'de, yazar Perihan Mağden, halkı askerlikten soğutmakla suçlandığı ve bugün başlayan davanın duruşması için geldiği sırada, İstanbul Adalet Sarayı'nda protestolarla karşılaştı.
Mağden, duruşmanın yapılacağı mahkemenin bulunduğu adliyenin üçüncü katında, şehit yakınları ile gazilerden oluşan ve duruşmaya katılmak istediklerini belirten grup tarafından protesto edildi. Bunun ardından Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler, duruma müdahele ederek grubu ana koridora çıkarttı. Mağden hakkındaki suçlamalar, "vicdani reddin"bir insan hakkı olduğunu savunduğu bir makalesine dayanıyor. Mağden Türkiye'de yakın zaman içinde mahkemeye sevkedilen gazeteci ve yazarlardan sonuncusu. Yaklaşık altı ay önce bir dergide basılan yazısının başlığı, ''Vicdani ret bir insan hakkıdır'' şeklindeydi. Makale askerlik yapmayı reddeden ve bu nedenle tutuklanan, vicdani retçi Mehmet Tarhan'a destek amacıyla yazılmıştı. Avrupa Konseyi'ne üye 46 ülkeden sadece Türkiye ve Azerbaycan'da vicdani reddin suç sayıldığını söyleyen Perihan Mağden, Türkiye ordusundan bunu bir hak olarak kabul etmesini istedi. Fakat, ''Her Türk Asker Doğmaz'' diyen Perihan Mağden, kendisine yöneltilen suçlamayı reddetse de, savcılar, halkı askerlikten soğuttuğu kanısında. Bu dava da Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerini içine alıyor. Türkiye-AB Karma Parlamento Eş Başkanı Joost Lagendijk Perihan Mağden davası gibi yeni davaların açılmasından endişe duyduğunu söyledi. Ocak ayında düşen davası da Türkiye'deki ifade özgürlüğü tartışmalarının uzantısı olarak görülen Orhan Pamuk, geçen hafta sonu İngiliz Guardian gazetesinde yayımlanan yazısında Mağden'e destek verdi. Pamuk, Mağden'i, ''Atatürk devrimlerinin hedeflediği bağımsız Cumhuriyet kadınına örnek'' diye tanımladı. Türkiye'de yazara verilen en açık destek ise, Perihan Mağden'in eskiden çalıştığı Radikal gazetesinin genel yayın müdürü İsmet Berkan'ın, tartışmalı yazıyı kendi sütununda daha bir gün önce yeniden bastırması oldu. Berkan BBC'nin sorularını yanıtlarken kendisinin bir pasifist olmadığını vurgulamakla beraber, Mağden'in görüşlerini açıklama özgürlüğünü desteklemek istediğini söylüyor. 318'inci madde nedir? Hukukçu Turgu Kazan'ın BBC'ye yaptığı açıklamaya göre, bu yeni Türk Ceza Yasası'nın 318'inci maddesinde yer alan bir suç. Eski yasada da benzer bir düzenleme olduğunu kaydeden Kazan, yeni yasanın 318'inci maddesinin, halkı askerlik hizmetinden soğutacak etkinlikte teşvik ve telkini suç saydığını belirtti, basın yoluyla işlenmesi halinde cezasının artırılacağını belirtti. Kazan şöyle bir değerlendirmede bulundu: "Bu düzenlemeyi, önce Avrupa Birliği, AB'nin çeşitli organları ve Türk basınının en önde gelen kesimleri, bu yasayı devrim saydı. O yüzden bir fatura çıkarılacaksa, işin doğru değerlendirilmesi gerekir. AB'nin çeşitli kesimlerdeki organları da inandı, katıldı. Şimdi, kim kime kızıyor, ben bunu anlamıyorum. Bu yasaya göre 318'inci madde vardır, 318'inci maddeye göre askerlikten soğutma etkinliğine sahip eylemler, suç sayılmıştır. Biz bunları söylemeye çalıştığımız zaman, kimse bunları duymak istemedi." Peki sorun yasanın varlığından mı yoksa uygulanışından mı kaynaklanıyor? Kazan'ın bu soruya yanıtı ise şöyle oldu: "Bu yasayla ilgili pek çok şey söyledik, ama 318'inci madde için dedik ki, 'Bu vicdani retçilik gibi, demokrat Batı dünyasında kabul gören bir anlayışı da cezalandıracağı için, Türkiye'nin önüne sorunlar çıkaracaktır. O yüzden, bu maddeyi yeniden yazmamız gerekir. Bu madde yeniden yazılmalıdır.' Ama, o devrim türküleri sırasında - Türk medyasını kastediyorum - herkes, bunu alkışlamak gerektiği kanısındaydı; işte alkışladılar, kimse dinlemedi." "Yani, maddenin bu yapısı karşısında, tabii yorum farkı olabilir ama durum budur. Ne olmalıydı? Vicdani retçilik, çeşitli kesimlerin duyabileceği bir ihtiyaçtır, bu durumda Türkiye Cumhuriyeti, hem 318'inci maddeyi yeniden yazmalıydı; hem zorunlu askerlik konusunda kamusal başka görevler, yani silahla eğitimi kendi inanışına aykırı bulanlar için, toplumsal bir başka hizmeti öngören askerlikle ilgili bir düzenleme yapmalıydı." Turgut Kazan, Türkiye'de çokça böyle olay oluşmadığı için, henüz içtihatlar oturmadığını, yani yargı kararlarının içtihat oluşturmadığı belirterek bu nedenle farklı kararlar çıkabileceğini, bu konuda nasıl bir karar çıkacağını tahmin etmesinin çok zor olduğunu ekledi. Kazan'ın verdiği bilgiye göre, 318'inci madde 6 aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörüyor, bu, basın yoluyla işlenmişse dokuz ay. | İlgili haberler 'Türkiye'nin umutları kırıldı'06 Haziran, 2006 | Avrupa Independent: Hükümet sıkışabilir24 Mayıs, 2006 | Avrupa Rehn: Türkiye reforma hız vermeli19 Mayıs, 2006 | Avrupa Guardian'da Türk yazarlar ayı06 Nisan, 2006 | Avrupa Türkiye'de insan hakları milliyetçiliğe kurban gitti23 Mart, 2006 | Avrupa Gazeteciler yargıç karşısında07 Şubat, 2006 | Avrupa Orhan Pamuk davası düştü23 Ocak, 2006 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||