|
Türkiye'nin Orta Asya ikilemi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de yayımlanan haftalık siyaset ve ekonomi dergisi Economist, Bakü Ceyhan boru hattının hayata geçişinin bölge dengelerine etkisini tartışıyor.
Dergi, ilk petrolün Ceyhan'a ulaşmasıyla Rusya'nın bölgedeki enerji kaynakları üzerindeki kontrolünün zayıfladığını, ancak Moskova'nın kültürel ve stratejik etkisinin, Ankara'nın Orta Asya ile ilgili hedeflerine hala engel teşkil ettiğini yazdı. Türk siyasetçilerin Sovyetler Birliği'nin çöküşü ardından ortaya koymaya başladığı; "Adriyatik'ten Çin Seddi'ne Türk dünyası" hedefini hatırlatan Economist, Türkiye'nin bunu gerçekleştirmenin ekonomik, diplomatik hatta ahlaki açıdan zor tercihler gerektirdiğini çok geçmeden anladığını dile getiriyor. Bu noktada bir parantez açan Economist, Bakü'den Ceyhan'a ilk petrol akışını bu anlamda ilk somut ilişkinin sonunda kurulmuş olması olarak niteliyor ve şöyle devam ediyor: "Bu, Amerika'nın dünyanın bu bölgesinde kazandığı nadir zaferlerden biriydi. Türkiye'nin doğu ile batı arasında bir enerji hattı olma rolünü perçinlerken, Rusya'nın güneydeki eski Sovyet cumhuriyetlerinden yapılan doğalgaz ve petrol ihracatı üzerindeki kontrolünü de zayıflattı. "Projenin tamamlanması küresel enerjinin güvenliği konusunda kaygıların arttığı bir sırada Türkiye'nin jeopolitik pazarlık gücünü kuvvetlendirecektir." Ancak Economist'e göre, boru hatları bir yana, Rusya'nın bölgedeki stratejik ve kültürel etkisi, Türkiye'nin Orta Asya'daki hedefleri açısından hala engel teşkil ediyor. Yazıda bu hedefler, pazar ekonomisi temelinde bir demokrasinin teşvik edilmesi ve ılımlı İslam anlayışının yayılması olarak anılıyor. Türkiye'nin zor tercihleri Dergiye göre bu hedefin önündeki birinci engel, Kafkaslar ve Orta Asya'daki birçok ülkenin, gücünü eski Sovyet sisteminden alan katı liderler tarafından yönetilmesi. Dolayısıyla Türkiye, bu rejimlere ya da demokratik muhalefete destek verme konusunda kararsız. İkinci neden ise Rusya'nın, Avrupa Birliği'nden sonra Türkiye'nin ikinci büyük ticari ortağı haline gelmesi. Economist'e göre Ankara böyle bir dönemde Rusya'yı küstürmek istemiyor. Buna örnek olarak da, Türkiye'nin Rusya'nın talebi üzerine, yaralı Çeçen ayrılıkçılara tıbbi yardım yapmaya son verdiği vurgulanıyor. Economist'teki yazıda, Rusya ile ticari ilişkilerin önemine rağmen, Türkiye'nin bölgede son dönemde izlediği siyasetin çok daha ilkeli olduğuna da dikkat çekiliyor. Örnek olarak da Ankara'nın, Özbek rejim muhalifi Muhammed Salih'e yönelik tavrındaki değişiklik gösteriliyor. "Muhammed Salih 1993'te Türkiye'ye kaçtı. Daha sonra ise, Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov'un baskısı üzerine ülkeden ayrılması istendi. Ancak Türkiye bugünlerde, Salih'e kapılarını açmış görünüyor. "Türkiye, Özbekistan liderine desteği her geçen gün artan Rusya'yı rahatsız etme riskini göze alırken, aslında birçok batılı hükümetin açtığı yoldan ilerliyor. "Zira Muhammed Salih'in ülkesinin yönetici elitine yönelik eleştirileri, geçen yıl sivillerin katledildiği Andican olayları nedeniyle, NATO ülkelerinde artık daha fazla dinleniyor. "Eğer Muhammed Salih'in, 'Özbekistan'a önünde sonunda demokrasi geleceği" öngörüsü tutarsa, Türkiye'nin tavır değişikliğinin bilgece bir adım olduğu ortaya çıkacak." | İlgili haberler Economist: Erdoğan kendine sormalı26 Mayıs, 2006 | Avrupa Türkiye AB'den vaz mı geçti?05 Mayıs, 2006 | Haberler En pahalı benzin Türkiye'de05 Mayıs, 2006 | Avrupa Bakü-Ceyhan yüzde 30 pahalı20 Nisan, 2006 | Avrupa Economist: Avrupalı ve farklı07 Ekim, 2005 | Avrupa Bakü-Ceyhan ne kadar önemli?25 Mayıs, 2005 | Avrupa Bakü-Ceyhan petrolle buluştu25 Mayıs, 2005 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||