|
'Kuzey Kıbrıs'ın yüzde 88'i bizim' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Kıbrıs Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, Kuzey Kıbrıs Meclisi'nin onayladığı yasa kapsamında oluşturulacak mülkiyet komisyonuna hiçbir Rum vatandaşının başvuracağını sanmadığını söyledi.
Yakovu, BBC Türkçe Servisi'ne verdiği mülakatta yasanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ni aldatmaya dönük olduğunu savundu. Kuzey Kıbrıs Meclisi, dün Rumların 1974'ten önce Türk kesiminde bıraktıkları malların iadesini öngören yasa tasarısını kabul etmişti. Ada'da büyük tartışma yaratan yasa tasarıda son dakikada çok önemli bir değişiklik yapılarak Türklere güneydeki mallarına karşılık verilen gayrimenkuller kapsam dışı bırakıldı. Bu durumda Kuzey'de oluşturulacak komisyona başvurmaları halinde Rumların alabileceği topraklar önemli ölçüde sınırlandırıldı. Rumlara çözümden önce iade edilebilecek toprak miktarının 50 bin dönüm olduğu söyleniyor. Bu da Kuzey Kıbrıs topraklarının yüzde 4'üne denk geliyor. Kuzey Kıbrıs Hükümeti, bu yasayı, Rumların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne açtığı mülkiyet davalarının önünü kesmek amacıyla çıkardığını söylüyor. Yasayla Ada'da bir iç hukuk yolu oluşturulması, mahkemenin davaları Kuzey'de kurulacak komisyona yönlendirmesi hedefleniyor. Peki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türk tarafının bu adımını kabul edecek mi? Kıbrıs Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu bu soruyu "Hayır" diye yanıtladı ve şöyle devam etti: ''Çok ciddi şüphelerim var. Sözde yasada yüzde 4'lük bir toprak iadesinden söz ediliyor. Saygın bir Avrupa mahkemesinin böyle bir yöntemi kabul edeceğini sanmıyorum." Yakovu, Türk tarafında oluşturulacak komisyona bir Rum vatandaşının bile başvuruda bulunacağını sanmadığını belirterek şunları söyledi: ''Bu geçmişte de denendi. Birçok Kıbrıs vatandaşının bu komisyona başvuracağı iddia edildi. Ama kimse başvurmadı. Şimdi de kimsenin başvuracağını sanmıyorum. Bu sözde yasa, yasal olmamasının dışında birçok aldatmacayla dolu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kandırılmaya çalışılıyor. Kıbrıslı Türklerin öncelikle 1974'ten önce Kuzey'deki Rum topraklarının oranının yüzde 88 olduğunu kabul etmesi gerekiyor. Kuzey'deki toprakların sadece yüzde 12'si Türklere aitti. Mülkiyet meselesinin kapsamlı bir çözüm çerçevesinde çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda müzakerelere de hazırız.''
Çağlar: Zaman kazandırma amaçlı İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi anayasa hukuku profesörü ve Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ndeki eski avukatı Bakır Çağlar ise Kuzey Kıbrıs Meclisi'nin çıkardığı yasa üzerinde önemli değişiklikler yapılması gerektiğini söylüyor. Bakır Çağlar: Bu konuda üç tezden söz edilebilir. Birincisi kukla devlet tezi. Ada'nın güneyinin savunduğu bir tezdir. KKTC'nin savunduğu tez ise, orada bağımsız bir devletin olduğudur. Ama bir de ara formül var. Ne kukla ne de bağımsız devlet. Orada bir idari birim var. İdari birim tezini, Strasbourg mahkemesi kabul etmişti. Eğer bu karar, şu anda mahkeme için geçerliyse, orada idari bir birim ve mal iadesi, takas ve malların tazmin konusunu idari birim kapsamında düşünülmesi teknik olarak mümkün. Yalnız iki önemli sorun var. Bir tanesi, toprakların yüzde 4'ünün iadesinden söz ediliyor. Bir de devredilemeyecek arazi listesinde askeri tesisler, kamunun şu anda kullanmakta olduğu mülkler var. Bütün bunlar çok sınırlayıcı bir çerçeve çiziyor. Mahkemenin bu konuda tatmin olacağını zannetmiyorum. İkincisi yedi kişilik bir komisyon öngörüyor tasarı, iki yabancı beş KKTC'li. Bu komisyonun adil ve bağımsız çalışabilecek bir komisyon olması lazım. Bunu da kanıtlaması gerekiyor. Strasbourg'un eğilimini de hesaba katmak lazım. Strasbourg büyük bir yük altında şu anda. Zor durumda, bunu taşıması zor. Strasbourg'un genel politikası da önüne gelen davaların, buraya taşınmadan iç hukukta halledilmesi yönünde baskın bir eğilim var mahkeme içinde, bütün bunlar gözönüne alınırsa bir şans tanınabilir.
BBC Türkçe: Perşembe günü Strasbourg'da kapalı bölge Maraş'ta mülkünü bırakan Ksenidi Aresti adlı Rum vatandaşının açtığı davayla ilgili karar açıklanacak. Kuzey Kıbrıs Meclisi'nin aldığı karar bu davaya etki eder mi? Bakır Çağlar: Sanmıyorum ederse büyük sürpriz olur. BBC Türkçe: Mahkeme, Meclis'in aldığı kararı yeterli bulmazsa Türkiye ne yapacak? 40 milyar dolarlık bir mali yükten söz ediliyor. Bakır Çağlar: Kıbrıs'ta arazi fiyatları çok arttı. Bu miktar çok daha fazla olacaktır. Bu formül geçerli sayılmazsa Türkiye'nin Kıbrıs konusunda karşılacağı en büyük zorluk liman ve havaalanlarından önce belki de toprak sorunları, mülkiyet konusu ve ödenecek tazminatlar olacaktır. Çünkü her ödenen tazminat, güneyin tanınması anlamına gelir. Sadece belli bir para ödemek anlamına gelmez. BBC Türkçe: Kuzey Kıbrıs muhalefeti bu yasa Türkiye'ye zaman kazandırmak için kabul edildi diyor. Zaman kazandırır mı? Kazandırırsa ne işe yarar? Bakır Çağlar: Türkiye orta vadede siyasi bir çözüm bekliyorsa o zaman zaman kazandırma amacı çok net bir biçimde ortaya çıkar. Sadece öyle değil, ama zaman kazanma boyutu olduğunu da düşünüyorum.
Siyasi çözümü zorlama, bekleme. Çünkü mülkiyet sorunu çözülmedikçe Kıbrıs sorunu çözülmemiş olacaktır. Bu aynı zamanda Rum kamuoyunun baskısı demektir. Onun için Türkiye bunu zaman kazanma faktörü olarak düşünebilir, çok da tutarsız değil. BBC Türkçe: Peki o zaman Avrupa mahkemesi bunu samimiyetsizlik olarak görmeyecek mi? Mahkeme, bizi zaman kaybettirecek bir şeyle uğraştırıyorlar diye görebilir mi bunu? Bakır Çağlar: Evet ama şimdi komişsyon kurulacak. Komisyon çalışmaya başlayacak. Bu komisyonun çalışması için zaman tanınacak. İlk başvurular büyük ihtimalle hiç bir zaman yapılmayacak. Çünkü zaten öyle bir komisyon var, yalnızca niteliği değişiyor. Rumlar meseleyi Strasbourg'a taşıyacaklardır. Kaldı ki, bu konunun oluşması zaman gerektiriyor. Zaman kazandırıcı bir faktör olarak düşünmek çok gerçek dışı değil. BBC Türkçe: Ama her halükarda Rumlar başvurmayacaktır diyorsunuz. Bakır Çağlar: Başvuracaklarını hiç zannetmiyorum. | İlgili haberler Rumlara tazminatı Türkiye mi üstlenecek?19 Aralık, 2005 | Avrupa Rumlara tazminat mecliste19 Aralık, 2005 | Avrupa Soyer: Çözümsüzlük Rumlar'a da zarar14 Kasım, 2005 | Avrupa 'AB raporu Kıbrıs hariç olumlu'10 Kasım, 2005 | Avrupa ABD'nin Kıbrıs stratejisi03 Kasım, 2005 | Haberler AB'de deklarasyon krizi bitti21 Eylül, 2005 | Avrupa BM: Türklerle Rumlar arasında uçurum var23 Haziran, 2005 | Avrupa Ülke rehberi: Kıbrıs12 Ocak, 2004 | Özel Dosyalar | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||