|
Gül: Mutabakata vardık | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Başbakanlık konutundaki toplantı sonrası Müzakere Çerçeve Belgesine ilişkin mutabakata vardıklarını ve Lüksemburg'a doğru yola çıkacaklarını bildirdi.
Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte düzenlenen toplantıların ardından AK Parti genel merkezinden çıkışı sırasında yaptığı açıklamada, ''Mutabakata varıldı, inşallah Lüksemburg'a doğru gidiyoruz'' dedi. Türkiye'nin Çerçeve Belgenin 1. ve 5. paragraflarına ilişkin sıkıntıları giderildiği öğrenildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da açıklama yapması bekleniyor. Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları'nın saatlerce süren pazarlıkları sonunda bugün öğlen saatlerinde üzerinde uzlaşmaya varılan müzakere çerçeve belgesi taslağı Ankara'ya gönderilmişti. Türkiye, Avusturya'nın talep ettiği 'imtiyazlı ortaklık' ya da herhangi bir diğer alternatifi kabul etmeyeceğini açıklamıştı. Lüksemburg'da AB Dışişleri Bakanları'ndan gelecek haberleri bekleyen Ankara'dan, sabah saatlerindeki uzlaşmazlık haberleri üzerine AB üyelerine sert mesajlar gönderildi. Türkiye, Lüksemburg'dan gelen uzlaşmazlık haberleri üzerine, Avrupa Birliği'ne sert uyarılarda bulundu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini istemeyenlerin 'medeniyetler ittifakına' karşı çıkanlar olduğunu savunurken, Dışişleri Bakanlığı, AB'nin 'yaptığı bütün değişiklik önerilerinin reddedildiğini' söyledi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, Avrupa Birliği'nin Ankara'ya bir çok değişiklik teklifi sunduğunu ama bu tekliflerin hiçbirini kabul etmediklerini söyledi. Ankara'da gazetecilere bir açıklama yapan Tan, sorumluluğun AB tarafında olduğunu belirterek, belgenin nihai halinin Dışişleri Bakanı tarafından bakanlar kuruluna ve AKP'nin yetkili kurullarına götürüleceğini söyledi. Tan, 'bunlar gerçekleşmeden de Türk heyetinin AB toplantısı için yola çıkmayacağını' söyledi. Erdoğan'dan AB'ye uyarı Başbakan Tayyip Erdoğan da, Kızılcahamam'da Adalet ve Kalkınma Partisi'nin toplantısının kapanışında yaptığı konuşmada Tayyip Erdoğan, siyasi ilkelerine ve Türkiye'nin ulusal çıkarlarına uygun tavırlarını koruduklarını söyledi. ''Biz AB'ye ne kadar ihtiyaç duyuyorsak; en az bizim kadar AB'nin de Türkiye'ye ihtiyacı var'' görüşünü dile getiren Erdoğan, 'Avrupalı liderleri ve dünyadaki Türkiye dostlarını küresel barış ve istikrar için sağduyulu olmaya' çağırdı. Erdoğan, 11 Eylül olaylarından önce, terör tehditleri sebebiyle Türkiye'nin dünyayı hep yanına ve ortak mücadeleye davet ettiğini, ancak dünyanın buna yaklaşmadığını söyledi. Erdoğan, şu görüşleri dile getirdi: ''AB, eğer küresel bir güç olmayı hedefliyorsa, küresel güç olurken yarınlarda medeniyetler çatışmasını ortadan kaldırmayı arzuluyorsa, bunu bir blöf olsun diye söylemiyorum, bir tespit, gerçek olarak söylüyorum, medeniyetler ittifakını gerçekleşmesi şarttır. ''Türkiye'nin AB içinde bulunmasını hazmedemeyenler, medeniyetler ittifakına karşı çıkanlardır, bunu da ilan ediyorum. Doğacak zararların bedeli onlara aittir.'' ABD devrede Öğle saatlerinde ise Başbakan Tayyip Erdoğan, Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'la görüştü. ABD Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice ile yaptığı görüşmeye ilişkin bir soruyu yanıtlayan Erdoğan, ABD'nin bugüne kadar olduğu gibi desteklerinin devam ettiğini belirtti. Amerika'nın Türkiye'ye desteğinin sürdüğü mesajının Rice tarafından verildiğini ajtaran Erdoğan, şöyle devam etti: ''Biz, şu anda 17 Aralık'ta tüm AB üyesi ülkelerin vermiş oldukları kararla çelişmemelerini ve bu karara saygı duymalarını, bu karar istikametinde adım atmalarını istediğimizi, fazla bir şey istemediğimizi dedik. Ama her geçen gün Türkiye'den bir şey istenirse yokuz, olamayız.'' |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||