|
Merkel'le farklı dış politika | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Almanya'da 18 Eylül seçimlerini Hıristiyan Demokrat lider Angela Merkel'in kazanması yalnızca bu ülkenin değil, Avrupa'nın da kaderini etkileyebilir.
Bugüne değin Alman siyaset sahnesinin iki ana partisi olan Sosyal Demokratlar'la Hıristiyan Demokratlar arasında bu konuda genel bir uzlaşı vardı. Şimdi uzlaşma bozuldu. Etkileri Ankara, Moskova ve hatta Washington'dan hissedilebilir. Ülkenin doğu ve batısının birleştiği 1990'dan bu yana iki ana parti (ki ülkede Volksparteien - Halk Partileri adıyla anılıyorlar), Avrupa politikasında aktif rol alan ve ABD'nin sağlam müttefiki olan bir Almanya vizyonu konusunda hemfikirdi. Oysa şimdi muhafazakarlar, Başbakan Gerhard Schröder'in Irak yüzünden Washington'la arayı açmasını ve Almanya-Fransa-Rusya üçgeninde bir 'stratejik ortaklık' istemesini eleştiriyor. Muhafazakarların Doğu Alman kökenli lideri Angela Merkel, başbakan olursa dış politikada yapacağı değişiklikleri şöyle sıralıyor:
AB'de 'Üç Büyükler' olarak bilinen Almanya, Fransa ve İngiltere'nin alacağı tavır öteden beri belirleyici önem taşıyor. Almanya'daki değişim, AB'de yeni yapılanmaları beraberinde getirebilir. Sağlığı bozuk olan Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın iktidarda iki yıldan az bir zamanı kaldı.
Yerini alması beklenen Nicolas Sarkozy, Avrupa'nın 'sosyal vizyon'unda köklü değişim istiyor. Sarkozy bu alanda yapılacak reformlar konusunda Merkel'le genelde görüş birliği içinde. Angela Merkel ayrıca Avrupa'nın gelecekteki yapısı konusunda İngiltere Başbakanı Tony Blair'in bugüne dek tepkiyle karşılanan görüşlerini destekliyor. O da daha esnek ve pragmatik bir AB istiyor; örneğin birliğin dev sübvansiyonlar bütçesinin iyice küçülmesi gerektiğini savunuyor. AB'de halen hem anayasa konusunda, hem de ekonomik reformlar konusunda bir tıkanma var. Avrupa anayasası rafa kaldırılmış durumda. Fransa ve Almanya'nın itirazları ise ekonomik reformları, örneğin hizmet sektöründeki şirketlerin Avrupa'nın diğer ülkelerinde de faaliyet göstermesine izin veren Sosyal Hizmetler Yönetmeliği'ni engelliyor. Ancak Berlin, Paris ve Londra arasında yeni bir ittifak kurulursa bu sorunlara ortak çözümler üretilmesi mümkün. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||