BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 05 Eylül, 2005 - TSİ 17:34
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Alman ekonomisi canlanacak mı?

Bir zamanlar Avrupa zenginliğinin motoru olarak görülen Almanya Euro para birimine geçişin ardından en kötü ekonomik verilere sahip olan ülkelerden biri konumuna geldi.

Almanya'da İş ve İşçi Bulma Kurumu
İşsizlik oranı, bazı bölgelerde yüzde 20'yi buluyor

Dünyanın önde gelen ihracatçı ülkesinin dış satım geliri, yılda 900 milyar doların üzerinde ve artmaya devam ediyor.

Almanya'nın büyük şirketlerinin karları da büyük bir artış grafiği çiziyor.

Yatırımcıların güveni de artış gösteren bir diğer unsur. Çok sayıda araştırma şirketinin çalışmaları, gelecek konusunda iyimser.

Ekonomi alanında faaliyet gösteren düşünce kuruluşu ZEW'in yöneticisi Wolfang Franz, ''İhracatın yarattığı kıvılcımların ekonomiyi ateşlediğini görüyoruz belki de'' diyor.

Ama ülkeyi dolaşıp, halkı, politikacıları, şirket yöneticilerini dinleyip, gazeteleri okuyup televizyonları da izledikten sonra ise insan Almanya'nın bir uçurumun eşiğinde olduğunu düşünmeden edemiyor.

Alman seçmenler 18 Eylül'de sandık başına gidiyor ve Amerika Birleşik Devletleri'nde Baba Bush'a karşı 1992 yılındaki seçimi kazanan Bill Clinton'un kampanyasında kullandığı, ''Önemli olan ekonomidir'' sloganı, Alman seçimleri için yinelenebilir.

''Daha fazla büyüme, daha fazla iş'', ''Yeni iş olanakları için yeni fikirler gerekli'' ve ''Yeni işler için radikal reformlar''...

Bunlar seçim kampanyası posterlerinde göze çarpan sloganlardan bazıları.

Bu seçim kampanyası, daha önce hiç olmadığı kadar Alman ekonomisinin durumuna odaklanmış durumda.

'Seçmenler kuşkulu'

Seçmenler ise, kendilerine önerilen çözümler konusunda derin şüpheye sahip. Sandık başına gitmelerine günler kala, seçmenlerin üçte biri hala kararsız.

Geçmişte hayal kırıklığına uğramışlardı. Sağcı Başbakan Helmut Kohl, Doğu Almanya'yı kalkındırma vaadini vaadini yerine getirmede başarısız olurken; solcu Başbakan Gerhard Schröder de, işsizliği yarı yarıya azaltma sözünü tutamadı.

Doğu Almanya ve işsizlik hala ülkenin önde gelen iki sorunu.

15 yıl önceki birleşme, canlanma ve refah yarattı.

Doğu'nun altyapısını yeniden kurmak için milyarlarca Alman markı harcandı.

Ancak para bitmeye başlayınca, bütün sektörler daraldı ve işsizlik tırmandı.

Schröder afişlerinin bulunduğu bir ilan panosunun önünden geçen insanlar
Schröder işsizliği azaltma vaadini yerine getirmemekle eleştiriliyor

Bu yılın başlarında işsizlerin sayısı, 2'nci Dünya Savaşı'ndan bu yana en yüksek düzeye; 5.2 milyona çıkarken, muhalefete göre, her gün 1000 kişi işini kaybediyor.

Kısır döngü nasıl aşılacak?

Gerçi geçen beş ay içinde işsizlik oranında az da olsa bir iyileşme sağlanmıştı, ama özellikle, Doğu'da işsizlik oranı yüzde 20'ler civarında.

İşsizlik, tüketicinin hem güvenine darbe vuruyor hem de satın alma gücüne.

Kemerleri sıkmaya devam ederken, Almanya'nın tasarrufu da, şaşırtıcı bir şekilde yüzde 11 düzeyine ulaştı.

Bavyera eyaletinde tesisatçılık yapan Frank Brueckner, ''Tüketiciler, bugünlerde biraz tutumlu olmanın akıllıca olduğunu düşünüyor'' diyor.

Kısır bir döngü bu:

Tüketici harcamayı bırakınca, perakendeciler de boş dükkanlarında feryat figan halinde.

İç piyasalarda talebin zayıf olması, özellikle Alman ekonomisinin belkemiği olan küçük ve orta ölçekli işletmelere zarar verdi.

Bu işletmelerin çoğu, işten adam çıkarıyor ve daha az yatırım yapıyor. Bu tür şirketlerde çalışan her 10 kişiden sekizi işlerinden çıkarılmış durumda. Bu tüketici güvenine bir başka sekte vurdu.

IFO Ekonomi Araştırmaları Merkezi'nden Hans Werner Sinn, bu kez ihracattaki artışın, yüksek oranda yatırım sürecini tetiklemediğine dikkat çekiyor.

Angela Merkel'in seçim afişleri
Merkel'in önerdiği ekonomiyi canlandırma planı riskler taşıyor

Yeterince vergi toplayamaması ve Avrupa Birliği'nin Euro bölgesi için öngördüğü istikrar kurallarıyla birleştirildiğinde, Alman hükümeti, ekonomiyi yeniden canlandıracak parayı bulamadı.

Peki bu kısırdöngü nasıl kırılacak?

Bazı şirket patronları için çözülmesi gereken sorunlar konusunda uzun bir listeye sahip:

''Karmaşık vergi sistemi, sınırlayıcı çalışma yasaları, bürokrasi ve yüksek sosyal güvenlik ve sağlık giderleri. Bu son iki alem bordronun yüzde 42'sini oluşturuyor.''

Büyük şirketler, kar marjlarını ve hukukçu kadrosunu bu kaygıların üzerinde tutuyor ya da yatırımlarını işgücünün daha ucuz olduğu ülkelere taşıyor.

Acı çekense küçük ve orta boy işletmeler...

‘’Eğer Almanya'da doğmamış olsaydım, burada yatırım yapmazdım, çünkü çalışma yasaları, girişimcinin yaşamını cehenneme çevrien düzenlemelerle dolu'' diyor Vacom adlı elektrik süpürgeleri teknolojileri üzerine yoğunlaşan şirketin sahibi Ute Bergner.

Ancak Almanya'yı gözden çıkarmak için daha çok erken.

Teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketler aslında büyüyor.

Son birkaç yılda sosyal güvenlik sisteminde yapılan radikal reformlar Almanya'nın istihdam pazarını tanınmayacak ölçüde değiştirdi.

Almanya'da yüksek ücretler ve kısa çalışma saati olduğu masalları, yalnızca masal olarak kalmış.

Teknoloji sektöründe çalışan bir işçi
Teknoloji sektörü hızla büyüyen bir alan haline geldi

Net ücretler ciddi oranda düşerken, haftalık çalışma saati yeniden yaklaşık 40 saat düzeyine çıkmış.

Sendikalar, rekabet baskısı altında olan şirketlerin ihtiyaçlarına göre hazırlanan esnek çalışma saatleri ve düşük maaş önerilerine karşı pazarlık halinde.

Kuzey Bavyera'da IG metal sendikasının yerel yöneticisi Jurgen Apfel, ''Bu tür anlaşmaları bölgemizdeki hemen hemen bütün işyerleriyle tartışmak zorunda kalıyorum'' diyor.

Aynı zamanda ithalatta da bir artış gözleniyor.

Yabancı yatırımcılar da, Almanya'nın değer kaybeden varlıklarını ve şirketlerini, büyüme potansiyelini dikkate alarak, satın almakla meşgul.

Bu yıl Alman ekonomisinin yüzde 1'den daha az oranda büyümesi bekleniyor.

Gelecek yıl ise bu, yaklaşık 1.5 düzeyine ulaşabilir.

Eğer Alman ekonomisi yaralarını sararsa, bu tedavi sürecinin şimdiki Başbakan tarafından gerçekleştirilebilmesi için artık vakit çok geç. Schröder'in seçimleri kaybetmesi bekleniyor.

Yüksek petrol fiyatları, dalgalı bir seyir izleyen Euro ya da küresel ekonomideki yavaşlama, bu iyileşme sürecini rayından çıkarabilir.

Umutlar dünya şampiyonasında mı?

Almanya'nın kendi içinden yarattığı tehditler de sözkonusu. Ana muhalefet partisi Hristiyan Demokratlar, sosyal güvenlik vergilerini kesip, oluşacak açığı da katma değer vergisi oranlarını yüzde 2 oranında artırarak kapatmak istiyor.

Angela Merkel
Kamuoyu araştırmaları, Merkel'in partisini ilk sırada gösteriyor

Ekonomist Julien Seetharamdo, bu plan, Japonya'da 1990'larda uygulanan vergi politikaları değişikliğindeki gibi felakete neden olabilir. Japonya örneğinde, uygulanan plan, yaklaşık 10 yıl süren yavaş büyümeye neden olmuştu.

Almanya'nın en büyük problemi, belki de, bizzat kendisinin ürettiği bir sorun.

''Biz Almanlar sürekli yakınıyoruz'' diyor Rainer Hecker, Loewe elektronik şirketinin sahibi.

Bu görüşe iş çevrelerinden katılanların sayısı da az değil. "Keşke", diyorlar, "Tüketiciler ve girişimciler, yakınacaklarına satın alıp ya da riske girip yatırım yapsalar."

Ama, eğer Almanya'yı geride tutan yalnızca bu kasvetli havaysa, o zaman Almanların kurtuluşu 11 kişinin insafına kalmış.

Gelecek yıl Almanya Dünya Futbol Şampiyonası'na ev sahipliği yapacak.

Eğer, ulusal takımları başarılı bir performans sergilerse, o zaman tüketici harcamalarının aniden artması garanti.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik