|
Erdoğan: Verecek şey kalmadı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin AB için vereceği herhangi bir şey kalmamıştır" dedi.
İtalya'nın Napoli kentinde, Akdeniz Laboratuvarı Vakfı'nın düzenlediği ödül töreninde bir konuşma yapan Erdoğan "Kopenhag siyasi kriterleriyle ilgili ne gerekiyorsa hepsi yapılmıştır. 17 Aralık'ta ne istenmişse, o da yapılmıştır. Bundan sonra yapacağımız hiçbir şey yoktur, yapması gerekenler AB Konseyi'nin üyeleridir" şeklinde konuştu. Başbakan Erdoğan, bazı AB ülkelerini kastederek "Bizlerden hâlâ farklı şeyler bekleme gayreti içinde olanlar varsa, bunlar bir yanlışın içindedirler. Artık Türkiye'nin vereceği herhangi birşey kalmamıştır" ifadelerini kullandı. AB Konseyi üyelerinin çoğunluğunun Türkiye'nin üyeliğine sıcak baktığını belirten Erdoğan, birkaç ülkenin buna karşı durduğunu, bu ülkelerin liderlerinin de 'iç politikaları gereği bir yanlışın içinde olduklarını ve tribünlere oynamaya çalıştıklarını' savundu. Türkiye'nin AB yolunda netice alabilmesi için Avrupa'nın da Ankara'ya desteğini arttırması gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Türkiye, 1996 yılında başlayan Gümrük Birliği süreciyle zaten kurumlarını oluşturmuş, bu sürece hazır bir ülke durumundadır" dedi. Erdoğan, Türkiye'nin özellikle birliğe geçen yıl üye olan 10 AB ülkesinden çok daha üyeliğe hazır durumda olduğunu da öne sürdü. Gül: AB'ye sırtımızı döneriz İngiliz The Economist dergisi son sayısında, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün geçen hafta kendilerine yaptığı açıklamalara yer verdi.
AB'nin Türkiye'ye tam üyelik dışında herhangi bir teklif sunması ya da üyelik için yeni koşullar öne sürülmesi halinde, Türkiye'nin AB'ye sırtını çevireceğini söyleyen Abdullah Gül, bunun bir geri dönüşünün de söz konusu olmayacağını belirtti. Gül, Ankara'yla müzakerelerin başlatılması konusunda son dönemde yaşanan tartışmaların Türkiye hükümetinin herhangi bir hatasından dolayı değil, AB üyesi bazı ülkeler tarafından çıkarıldığını söyledi. The Economist, Abdullah Gül'ün "Kimse Türkiye'nin artık daha fazla taviz vermesini beklememeli. Biz pazarlıkta kendi üzerimize düşeni yaptık, AB de öyle yapmalı" şeklindeki ifadelerine de yer verdi. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Kıbrıs hükümetini tanımama ısrarının siyasi ve hukuki sorunlar yarattığını söylemişti. Chirac, bu yaklaşımın bir aday ülkenin sergilemesi beklenen ruha aykırı olduğunu savunmuştu. Almanya'da muhalefet lideri olan ve Eylül ayında yapılacak seçimler sonrası başbakanlık koltuğuna oturması beklenen Angela Merkel de, Türkiye için imtiyazlı ortaklık teklifini yinelemiş, Avrupa Birliği'nde merkez sağ hükümetlerin iktidarda olduğu 11 ülkenin liderine gönderdiği mektupta, Türkiye'ye tam üyelik yerine imtiyazlı ortaklık teklif edilmesi çağrısında bulunmuştu. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yorumlara çok sinirlendiğini yazan The Economist, Erdoğan'ın bir danışmanının şu sözlerine de yer verdi: "Onu biraz daha kışkırtırlarsa, patlayabilir". |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||