|
Irak ne kadar etkili oldu? | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Irak konusu, özellikle seçim kampanyasının son döneminde İngiliz siyasetinin öne çıkan konuların başında geliyordu.
Tony Blair'in kendisi de ‘'Irak savaşının ülkeyi bölen bir konu'’ olduğunu kabul ediyor. Kampanyanın son haftasında, Irak savaşı etrafında cereyan eden tartışma süratle manşetlere tırmanmıştı. BBC’nin siyasi gözlemcileri, Blair’in muzaffer bir hava bürünmemeye gayret ettiğine dikkat çekiyor. Irak savaşı, seçim kampanyasının son döneminde öne çıkan bir konu oldu. Basına sızdırılmaya başlayan, savaştan hemen önceki günlere ait, özel ve gizli hükümet içi notlar, raporlar, yazışmalar, Irak konusunu gündemin başına taşıdı. Blair'in güvenilirliği tartışma konusu oldu Kitle imha silahlarının bulunamamış oluşu, Başbakan Blair'in peşini bırakmayan bir konu. Blair'in muhalifleri, ''Irak'ta hiçbir kitle imha silahı izine rastlanmayışı, Başbakan'ın asıl amacı başından beri rejim değişikliği olduğu halde, bu niyetini kamuoyundan gizlediğinin işaretidir' dediler. Tony Blair'in ‘'güvenilirliği’'; ‘'dürüstlüğü’' sertleşen eleştirilerin odağına alındı. Blair'in eski dışişleri bakanı, İşçi Partili Robin Cook, Irak savaşına karşı olduğu için, Blair'e bayrak açmış; kabineden istifa etmişti. Cook, Tony Blair'in İşçi Partisi'ne zarar verdiğinin, parlamentoda kaybettikleri anlaşılan sandalyelerden ortaya çıktığını söyledi. ‘’Herhangi bir İşçi Partisi adayı sokağa çıksın, insanların kapısını çalsın konuşsun, savaşın partiye etkisini duymuş olmalıdır. Bana bile, kendi seçim bölgemde, Livingston'da, bazıları gelip 'sana oy veremeyiz, çünkü sen sonuçta İşçi Partilisin ve İşçi Partisi bizi bu savaşa soktu' dedi. Şimdi, bu kişileri bana oy vermeleri için daha nasıl ikna edebilirdim? Ben de savaşa karşıydım. Kabineden istifa ettim.’’ Kabineden istifa eden tek bakan, Robin Cook değildi. 'Liberal Demokratların işine yaradı' Clare Short, eski hükümette uluslararası yardımdan sorumlu olan bakan da Başbakan'a Irak konusundaki muhalefetinden dolayı istifasını vermişti. Clare Short, dün gece sonuçlar açıklanırken, ‘'Bakın’' diyordu, ‘'Geçen seçimlere oranla kaybettiğimiz anlaşılan oylarda, savaşa duyulan muhalefet ve savaşın partimize verdiği zarar var. Bu, Liberal Demokratların işine yaradı.’'
Liberal Demokratlar, İngiltere'de siyasetin üçüncü büyük partisi, İşçi Partisi ve Muhafazakar Parti’den Irak tartışmasında çok daha farklı bir konumdaydı. Savaşa başından beri karşı çıkmış tek büyük parti onlardı çünkü. Bu seçimlere gidilirken, ana partiler arasında, şayet kazanırlarsa İngiltere askerlerini geri çekmeye başlayacaklarını söyleyen tek parti de onlardı. Kimi seçim bölgelerinde, İşçi Partisi'nin güçlü olduğu yerlerde, Liberal Demokratlara daha çok oyun kaydığı görüldü ama, Liberal Demokrat adayları birinci sıraya oturtup parlamentoya sokacak kadar değil. Irak savaşı ve Tony Blair'in öne sürdüğü gerekçeler konusunda kendini aldatılmış hisseden; ya da ilke olarak savaş karşıtı olduğu için Blair'e öfkeli olan seçmenlerin oyları, Muhafazakarlara kaymış olabilir mi sorusuna gözlemciler, ''muhtemelen hayır'' yanıtını veriyor. Çünkü Muhafazakarlar, Başbakan'ı 'yalancılıkla' suçlasalar da, savaş kararında Blair'e destek vermişlerdi. Ancak, İşçi Partisi'nin karşısında Irak konusunda duran muhalefet de sadece Liberal Demokratlar değildi. 'Blair'den özür bekliyorum' Bazı seçim bölgelerinde bireyler, bir parti çatısı altında değil, kendi başlarına savaş muhalefeti yaparak, İşçi Partili adayların karşısında durdular. Bunun en çarpıcı örneği ise, Başbakan Tony Blair'in kendi seçim bölgesi Sedgefield'dan başkası değildi.. Çünkü burada Tony Blair'in karşısına rakip olarak, asker oğlunu Irak'ta kaybeden Tony Blair'e öfkeli bir baba, Reg Keys çıktı.
Sonuçta, Tony Blair, İşçi Partisi'nin kalesi olan bu bölgeden parlamentoya girdi. Ama Reg Keys de, başka partilerden adayların da olduğunu göz önünde tutarsak, oyların yüzde 10'unu toplamayı başardı burada. Reg Keys, sonuçlar açıklandıktan sonra yaptığı konuşmada, oğlunun anısına, Tony Blair'in karşısına rakip olarak çıkmaya karar verdiğini söyledi. Keys, ‘'Umarım bir gün Başbakan Blair, oğullarını Irak'ta kaybeden İngiliz ailelerden, özür dileyecektir’’ dedi. Bir başka savaş karşıtı, George Galloway ise, benzer biçimde 'hodri meydan' diyerek, aday olduğu, İşçi Partisi’nin kalesi sayılan seçim bölgesinden parlamentoya girmeyi başardı. Galloway, eski bir İşçi Partili. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||