|
'Ek Protokol, Kıbrıs'ın birleşmesi için fırsattır' | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Parlamentosu bu hafta Bulgaristan ve Romanya'nın Avrupa Birliği'ne katılmasını onaylamaya hazırlanıyor. Ancak Avrupa Birliği'nin genişleme projesini yavaşlatma amacında olduğuna işaret eden belirtiler de var.
Son olarak Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, Avrupa Birliği'nin genişleme hızını kesme hakkına sahip olduğunu söyledi. Olli Rehn, BBC'nin Brüksel muhabiri Oana Lungescu'nun sorularını yanıtladı: BBC: Avrupa Birliği'ne 10 ülkenin katılmasının üzerinden bir yıl kadar bir zaman geçmesine rağmen kimileri birliğin çok genişlediğini, artık frenlere basma zamanı geldiğini söylüyor. Daha şimdiden Romanya, Bulgaristan ve Hırvatistan için daha sert koşullar getirilmeye başladı. Bu bir bakıma frenlere basıldığı anlamına gelmiyor mu? Olli Rehn: Biz sadece gerekli kriterleri hakkıyla uyguluyoruz. Avrupa Birliği içinde yapmamız gereken de bu. Bence geçen yılki büyük genişleme çok başarılı, birliğe uyum sorunları da tahmin edilenden çok daha az oldu. Aynı zamanda Avrupa Birliği'nin hızını ayarlaması da gerekiyor. Bundan sonraki genişlemenin yavaş yavaş yapılması ve dikkatli, temkinli biçimde gerçekleştirilmesi lazım. O nedenle her aday ülkeye karşı adil olacağımızı ve birliğe katılmadan önce her ülkenin gerekli kriterleri yerine getirmesi lazım olduğunu vurgulamak istiyorum. BBC: Peki Avrupa Birliği'ne katılmayı bekleyen diğer ülkelere bakalım. Türkiye 3 Ekim'de görüşmelere başlamaya hazırlanıyor ama o vakte kadar Avrupa Birliği'yle mevcut gümrük birliğini, Kıbrıs dahil 10 yeni ülkeyi kapsayacak biçimde genişletmesi lazım. Kıbrıs hükümeti, Türkiye'nin aynı zamanda bu protokolu uygulaması gerektiğini söylüyor. O vakite kadar protokolü imzalamaz ve uygulamaya koymazsa, Türkiye 3 Ekim'de görüşmelere başlayabilir mi? Olli Rehn: Türkiye'nin üyelik görüşmelerine başlaması için gerekli koşul protokolün imzalanmasıdır. Türkiye hali hazırda protokolü parafe etti. Protokolün benimsenmesi ve imzalanması da yakında gerçekleşecek. Türkiye'nin, yeni üyeleri içerecek biçimde uyumlu hale getirecek Ek Protokol'ü zamanında ve iyi niyetli olarak 3 Ekim'den çok önce imzalayacağına eminim. Protokolün uygulanmasına gelince... Bir kez gerekli süreç tamamlandığı, yani bu protokol onaylandığı zaman, Türkiye'nin tabii ki bunu uygulaması gerekir. Ancak 3 Ekim'den önce yapılması gereken sadece protokolün imzalanmasıdır. BBC: Ama 3 Ekim'de Avrupa Birliği'nin tümüyle ve Birlik üyesi her bir hükümetle görüşmelere başlayacaksa, bu Türkiye'nin gerçekten Kıbrıs'ı tanıdığı anlamına gelmeyecek mi? Olli Rehn: Protokolün imzalanması, gümrük birliğini, Kıbrıs Cumhuriyeti dahil bütün yeni üyeleri de resmen kapsayacak biçimde genişletmek anlamına gelecektir. Bu, Kıbrıs ile Türkiye arasındaki ilişkileri normalleştirme konusunda çok önemli bir adım. Ben bunun Kıbrıs'ın birleşmesi ve Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulması konusunda bir fırsat penceresi oluşturduğunu düşünüyorum.
BBC: Geçen yıl 1 Mayıs'tan önce Kıbrıs ve diğer ülkeler birliğe katıldığı zaman, en sonunda barışçıl bir uzlaşmayla Kıbrıs'ın bölünmüşlüğünün de sona ermesi için bir fırsat penceresi oluştuğu söyleniyordu. Şimdi bu fırsat penceresinin daha açık olduğunu, geçen yılkine bakışla daha ümit verici olduğunu söylemenizin ardındaki nedenler ne? Olli Rehn: Bir dizi gelişme var. Birincisi, Kıbrıs Cumhuriyeti şimdi Avrupa Birliği'nin üyesi. İkincisi, yakında Türkiye'yle üyelik görüşmelerine başlamak üzereyiz. Üçüncüsü de şu: Kıbrıs'ın kuzeyinde Kıbrıslı Türk toplumu içinde Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasını isteyen, Avrupa yanlısı güçler daha etkin olmaya başladı. Bence bütün bu öğeler görüşmelere yeniden başlanması için gerekli siyasi sahneyi yaratıyor. Benim amacım böyle bir atılımın başlatılması için gerekli şartları oluşturmak. Böylece Kıbrıs'ın yeniden birleşmesi için ciddi görüşmelere yeniden başlayabiliriz. Görüşmeler Birleşmiş Milletlerin himayesi altında yapılacaktır ama bu aynı zamanda bir Avrupa sorunudur. Avrupa Komisyonu da, Kıbrıs'ın birleşmesi için ciddi görüşmelere temel oluşturacak yolu hazırlamak için araştırma aşamasında aktif bir rol oynamaya hazırdır. Bu da tüm taraflarla Kıbrıs sorununu görüşmek ve aynı zamanda farklı taraflar arasında diyaloğu geliştirmeye çalışmak demektir. Böylece Birleşmiş Milletler'in himayesi altında görüşmelerin başlayabilmesi için daha olumlu bir siyasi ortam oluşabilir. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||