|
Muhalif Azeri gazeteciye suikaste tepki | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Azerbaycan'da ülkenin önde gelen muhalif gazetecilerinden Elmar Hüseynov'a yönelik suikast uluslararası toplumdan da tepki çekti.
Sert muhalif söylemiyle tanınan Monitör adlı derginin genel yayın yönetmeni olan Hüseynov, dün akşam saatlerinde başkent Bakü'deki evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu ölmüştü. Bir görgü tanığı, Hüseynov asansörden çıktığı sırada, binadaki ışıkların aniden söndüğünü ve ateş edilmeye başlandığını anlatıyor. Gerek Amerikan hükümeti, gerekse Avrupa'da basın özgürlüğünü izleyen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT saldırıyı kınadı. Bakü'deki ABD elçiliği olay nedeniyle şoka uğradıklarını belirterek, Hüseynov'un ölümünü Azerbaycan'da demokrasi ve basın özgürlüğü açısından büyük bir kayıp olarak niteledi. Muhalefet de Hüseynov'un yarın yapılması planlanan cenaze törenini hükümet aleyhinde büyük bir halk gösterisine dönüştürmeyi öngörüyor. Hüseynov, uluslararası toplumun yakından izlediği bir isimdi. Sık sık diplomatik resepsiyonlarda boy gösteren Hüseynov, geçtiğimiz günlerde de ABD evsahipliğinde NATO karargahına bir ziyarette bulunmuştu. Hüseynov'un genel yayın yönetmeni olduğu Monitör dergisi, Azeri hükümetine muhalefetiyle tanınıyordu. Monitör, başta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev olmak üzere, hükümeti sert şekilde eleştiriyordu. Hükümet cinayeti kınarken, Cumhurbaşkanı Aliyev de soruşturma açılması çağrısında bulundu. Yetkililer iki yıl önce kendilerini Sicilya Mafyası'na benzeten Hüseynov'a karşı dava açmışlardı. Sansür ve kapatma cezaları Hükümet de tartışmalar ardından Monitör dergisini geçen yıl kapatmıştı. Ancak daha önce de pek çok kez dergisine el konulan, haberleri sansüre uğrayan ve kapatma cezaları alan Hüseynov, dergiyi el atından, köşebaşlarında satmaya devam ediyordu. Uluslararası insan hakları savunucularından aldığı destekle Hüseynov'un dergisi son dönemde daha düzenli yayımlanmaya başlanmıştı. Hüseynov BBC'ye verdiği bir mülakatta, yaptığı şeyin gazetecilik değil, hükümete karşı gerilla savaşı olduğuna inandığını söylemişti. Hüseynov, dergisini el altından satması konusunda da yasaları çiğnediğini düşünmediğini söylemiş "çünkü hükümet de yasalara uymuyor" demişti. Bu cinayet, ülkede basın mensuplarına yönelik baskıları bir kez daha tartışmaya açtı. Hafta başında da hükümete muhalif Azadlık gazetesinden iki gazeteci, polis tarafından gözaltına alınıp dövüldüklerini açıklamıştı. Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) bu saldırıları kınayarak Cumhurbaşkanı Aliyev'den sorumluları cezalandırmasını istemişti. Aliyev, tartışmalı bir seçim ardından 2003'te babasının ölümü ardından cumhurbaşkanlığına seçilmişti. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||