|
Barroso, AB görevi için başbakanlıktan vazgeçti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Portekiz Başbakanı Jose Manuel Durao Barroso, Avrupa Komisyonu başkanlığı görevine başlamak amacıyla, görevinden istifa etti.
Barroso, akşam saatlerinde Devlet Başkanı Jorge Sampaio'ya istifasını sundu. İstifa sonrası Portekiz Başbakanı'nın nasıl belirleneceği ise hala belirsiz. Devlet Başkanı Sampaio, ya yeni bir hükümet belirlenmesi için görevlendirme yapacak ya da erken genel seçime gidilecek. Tercih yeni görevlendirmeden yana olursa Jose Durao Barroso'nun yerine, geçen hafta Sosyal Demokrat Parti liderliğine seçilen Pedro Santana Lopes, hükümeti kurmak için şanslı görülüyor. Lizbon Belediye Başkanı olan Santana Lopes, bu görevi kabul ederse, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy kaybına uğramış bir iktidar olarak yola devam edecek. Kamuoyu yoklamalarında birinci parti olarak görülen muhalefetteki Sosyalist Parti ise erken seçim talep ediyor. Devlet Başkanı Sampaio da Sosyalist Parti kökenli. Barroso, geçen hafta Avrupa Birliği'nin 25 liderinin mutabakatı sonunda bu göreve seçilmişti. Ancak AB'nin icra organı konumundaki Avrupa Komisyonu başkanlığını resmen devralabilmesi için Barroso'nun Avrupa Parlamentosu'ndan da onay alması gerekiyor. Parlamento'daki en büyük ikinci blok olan Sosyalistler, Barroso'nun atamasını veto etme tehidinde bulundu. Ancak 22 Temmuz'da yapılacak oylamada, bunun için yeterli oy toplayıp toplayamayacakları belli değil. Ataması onay alırsa, Barroso Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi'nin görev süresinin Ekim ayı sonunda dolması ardından yeni görevine başlayacak. Genç ama deneyimli siyasetçi
Avrupa Komisyonu'nun başkanlığını devralmak için ulusal siyasetteki görevinden vazgeçen Jose Manuel Durao Barroso, 2002 yılında Portekiz Başbakanı olmuştu. Ancak 48 yaşındaki Barroso, uzun süredir Avrupa siyasetinin içinde. Barroso, henüz 29 yaşındayken Portekiz'in dışişleri bakanlığına getirilmişti. Birçok dil konuşmasıyla tanınan Barroso, uzlaşmacı bir politikacı olarak görülüyor. Barroso, Irak savaşı öncesi, ABD Başkanı George Bush ile İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, Portekiz'e ait Azor Adaları'nda yaptıkları toplantıya ev sahipliği yapmıştı. Bu nedenle Barroso zaten İngiltere ve İtalya gibi ülkelerin desteğini garantilemişti. Ancak Fransa ve Almanya cephesiyle de arasını açmadı. Avrupa Birliği'nin genişlemesinden yana olan Portekiz Başbakanını'nın, küçük ülkelerin de seslerini duyurmalarına olanak sağlayacağı tahmin ediliyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||