|
Avrupa Komisyonu'nun yeni Başkanı Jose Barroso | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Brüksel'de bir araya gelen Avrupa Birliği'ne üye 25 ülkenin liderleri, Portekiz Başbakanı Jose Durao Barroso'nun, Avrupa Komisyonu Başkanlığı'na getirilmesini oy birliğiyle onayladı.
Jose Durao Barroso bugün Avrupa Komisyonu başkanlığı için kendisine yapılan teklifi kabul ettiğini açıklamıştı. Barroso, Avrupa Birliği'ni daha güçlü ve etkin çalışan bir kurum haline getirmek istediğini belirtti. Portekiz Başbakanı ayrıca, birliğin, uluslararası alanda, sorunlara daha hızla müdahale etme yönünde çaba sarfetmesini istediğini vurguladı. Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği'nin idari organı konumunda. Barroso, mevcut Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi'nin görev süresinin Ekim ayı sonunda dolması sonrası, yeni görevine başlayacak. Öte yandan Avrupa Birliği liderleri Brüksel'de ayrıca, Javier Solana'nın, birliğin ilk Dışişleri Bakanı olmasını kararlaştırdı. Javier Solana, birliğin dış politika sorumlusuydu. Solana'nın AB Dışişleri bakanı olması için, yeni Avrupa Anayasası'nın tüm ülkelerce onaylanması gerekiyor. Jose Durao Barroso kimdir ? Avrupa Komisyonu'nun yeni başkanı olacak Jose Manuel Durao Barroso, üç çocuk babası. Barroso, 2002 yılında Portekiz Başbakanı olmuştu. Birçok dil konuşan Barroso, uzlaşmacı bir politikacı olarak tanınıyor. Portekiz'de bir yandan hiç sevilmeyen reform programını gerçekleştirirken, bir yandan da koalisyon hükümetinin parçalanmadan görevde kalmasını sağlayabilen bir kişi. Brüksel'deki Avrupa Siyasal Araştırmalar Merkezi'nden John Palmer, Barroso için, "Belki Avrupa'nın önde gelen politikacılarından biri değil ama kırk sekiz yaşında epey yol katetmiş bir kişi" diyor. Jose Manuel Durao Barroso, Irak savaşı öncesi, ABD Başkanı George Bush ile İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, Portekiz'e ait Azor adalarında yaptıkları toplantıya ev sahipliği yapmıştı. Bu nedenle Barruso zaten İngiltere ve İtalya gibi ülkelerin desteğini garantilemişti. Ancak Fransa ve Almanya cephesiyle de arasını açmadı. Avrupa Birliği'nin genişlemesinden yana olan Portekiz Başbakanını'nın, küçük ülkelerin de seslerini duyurmalarına olanak sağlayacağı tahmin ediliyor. Barroso, Avrupa Komisyonu Başkanlığına seçilse de, önünde çetin günler olacağı anlaşılıyor. Çünkü, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde tüm üye ülkeler halklarının kayıtsızlıklarını ortaya koyduğu ve birliğe muhalif görüşlerin arttığı bir dönemde göreve gelecek. Barroso'nun Brüksel'de alınan kararların önem taşıdığına ve Avrupa Birliği'nin gerçekten bir anlamı olduğuna, Avrupa uluslarını ikna etmesi gerekiyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||