|
'Barroso Türkiye'nin önemini görebilen bir siyasetçi' | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Brüksel'de dün gece yapılan özel bir toplantıda, Avrupa Komisyonu başkanlığına oybirliğiyle Portekiz Başbakanı Jose Manuel Durao Barroso seçildi.
Gerçi geçen hafta yapılan AB doruğunda kimsenin ilk tercihi Durao Barroso değildi; ama diğer favori adaylar teker teker veto edilince, ipi o göğüsledi. Çünkü AB'de daha hızlı bir entegrasyonu tercih eden Fransızlarla Almanlar için yeterince 'Avrupacı'; Irak savaşını desteklediği için de İngiltere, İtalya ve Polonya için yeterince makbul bir adaydı. Durao Barroso siyasi hayatına Maocu olarak başlamıştı, şu andaysa ülkesinde merkez sağ bir koalisyonun lideri. Uzlaşmacı bir politikacı olarak biliniyor. TÜSİAD'ın Brüksel temsilcisi Bahadır Kaleağası'yla, Barroso'nun, Avrupa Komisyonu başkanlığına seçilmesini değerlendirdik: BBC Türkçe Servisi: Sizce Jose Manuel Durao Barroso'nun, yeni görevinde Türkiye'ye yaklaşımı nasıl olacak? Bahadır Kaleağası: Mutlaka çok olumlu olacaktır. Biz TÜSİAD heyeti olarak kendisiyle Lizbon'da 2002 Ekim'inde görüştüğümüzde daha biz içeri girer girmez, Türkiye konusunda niçin Türkiye'nin üye olması gerektiği konusundaki görüşlerimizi aktarmadan bize demişti ki: "Aman lütfen bana Fransa'nın eski Dolayısıyla küresel yaklaşımı olan ve konulara bakarken pragmatik olabilen, Türkiye'nin önemini görebilen, Avrupa'nın niçin büyümesi gerektiğini iyi anlayabilen bir siyasetçi. Bir de tabii bir diğer husus Avrupa Parlamentosu'nda, içinde Türkiye'ye karşı olan Hıristiyan Demokratların da oldupu geniş bir merkez-sağ yelpazesi grubu olan Avrupa Halkları Partisi'nin desteklediği bir aday olarak ortaya çıktı. Bu bakımdan o kanadın (ki Avrupa Parlamentosu'ndaki en büyük grup) desteğini almış bir komisyon başkanı olarak Türkiye'den yana yapıcı ve ılımlı bir yaklaşım içinde olması ayrıca bir kazanç. BBC Türkçe Servisi: Avrupa Komisyonu başkanlığı gelecekte çok daha geliştirilmesi öngörülen bir görev. Ama şu andaki ağırlığı malum. Çok fazla damgasını vurabilen bir konumda değil çünkü bütün kararları siyasi lider alıyor nihai olarak. Dolayısıyla Barroso'nun Avrupa Komisyonu başkanı olarak Türkiye'nin adaylık sürecinde nasıl bir ağırlığı, etkisi olabilir sizce?
Bahadır Kaleağası: Komisyonun buradaki en önemli rolü, Türkiye'yle ilgili raporun hazırlanması ve açıklanması olacak. O da bu mevcut komisyon, Prodi başkanlığındaki komisyon tarafından yapılacak Eylül sonu veya Ekim başında. O dönemde tabii Barroso işleri müdahale etmeye başlamış olmakla beraber bir geçiş dönemi olduğu için, herhangi bir oy hakkı veya nihai bir söz hakkına sahip olmayacak. Diğer tarafından komisyonun bu raporunun olumlu çıkacağını umut ediyoruz. Ondan sonraki dönemde de hemen Barroso göreve gelecek. İşte komisyon raporuyla AB zirvesi arasında geçecek olan o iki ay içinde AB liderlerinin komisyon raporunu daha fazla dikkate almaları, o dönemde Avrupa kamuoyundaki Türkiye tartışmasında komisyonun görüşlerinin açıklanması tüm bu alanlarda Barroso kesinlikle Türkiye açısından olumlu bir etkide bulunacaktır diye umuyoruz. Diğer bir husus, müzakere kararı çıktığı zaman birtakım koşullar öne sürülebilir. Aslında birçok diğer aday ülkeler için de zamanında olmuştu; fakat onların daha siyasallaşmışı, daha ağırlaşmışı şeklinde bir süreç başlayacaktır. O dönemde müzakerelerin başlamasıyla beraber hızının, kurumsal çerçevesinin sağlamlığının ve bir an önce oluşturulmasının değişik dereceleri var. Bu derecelerin yukarıya doğru çekilmesinde tabii komisyon başkanı çok önemli rol oynayacaktır. O bakımda aralıktan sonra, alınacak siyasi kararın içinin doldurulması aşamasında da komisyon başkanı olarak Barroso'nun Türkiye'ye karşı eski politikalarını sürdürmesini umuyoruz. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||