Psikologlar 'yasa eşlik etmek için' Soma'da

Kaynak, Getty
- Yazan, Rengin Arslan
- Unvan, BBC Türkçe, İstanbul
Soma'da bir köy. Eşini madende kaybetmiş bir kadın, onlara destek olmak için gelen psikologlara söylüyor: "İkindide geleceğim demişti. Gelmedi. Gelecek mi?"
Soma'da 13 Mayıs'ta yaşanan ve 301 madencinin ölümüyle sonuçlanan facianın ardından iki ay geçti. Orada görüşmeler yapan ve yukarıdaki diyaloğu aktaran psikologların söylediğine göre caddelerde hayat normale dönmüş gibi görünse de evlerin içinde yas devam ediyor.
Gönüllü psikolog, psikiyatrist, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan, Kızılay'ın içinde yer aldığı Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) de bu yasa eşlik etmek için Soma'da 'geride kalanlarla' görüşmeler yaparak onlara destek olmaya çalışıyor.
Ekibin alan sorumlusu psikolog İbrahim Eke BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada, "Bu facianın 11 bin mağduru var" diyor.
Babasız kalan 432 çocuk, eşlerini kaybetmiş kadınlar, çocuklarını kaybetmiş anne babalar, madende kurtarma çalışmalarına katılanlar veya diğer madenlerde çalışan madenciler bu 11 bin kişinin arasında yer alanlar.
APHB'nin amacı yıl sonuna kadar her biriyle görüşmek, onlara ulaşmak.

Kaynak, Rengin Arslan
Bugün yaşanan "yas döneminin" doğal olduğunu söyleyen Eke, temel kaygının "sağ kalmak", temel sorularının ise "bize ne olacak" olduğunu aktarıyor.
Soma'dan izlenimlerini ise şöyle anlatıyor Eke, "Çok derin bir elem ve keder. Örneğin köylerde birkaç anne mezarlıktan ayrılmıyor."
'Yasa ortak olmaya gidiyoruz'
Orada yaptıklarını 'yasın sağlıklı akışına dahil olmak' diye açıklayan Eke, "Şu anda bir tedavi aşaması söz konusu değil. Bu yasın yaşanması gerekiyor" diyor.
Yasa eşlik etmenin önemini ise şöyle açıklıyor: "Yas tıkanabilir. 'Ağlama, mezarı gözyaşıyla dolar' gibi sözler yasın sağlıklı yaşanmasını engeller. Biz de yasın engellenmesini engellemeye çalışıyoruz."
Yapılan görüşmelerdeki ortak noktaları ise şöyle özetliyor Eke, "Devamlı tedirgin ve gelecek kaygısı olan birisinin günlük hayatı nasılsa öyle yaşıyorlar. Bir yandan derin bir acı var ve kendini çaresiz hissediyor. Çalışanların sayısı çok az. Bütün gün oturuyorlar. Onlara kimin sahip çıkacağına dair bir dertleri var. Eve giremeyenler var. Uyku düzenleri alt üst olmuş durumda. Eskisi gibi yemek yiyemiyorlar."

Kaynak, Reuters
Eke, "Sonbaharla birlikte yası doğal yaşayanlarla, zorlananları ayrıştırmaya başlayacağız" diyor.
Soma'daki facianın ilk gününden beri orada olan APHB bugüne kadar 800 kişiyle görüşmüş. Eke, ağırlığın kadınlarda olduğunu söylüyor.
Kalıcı bir destek merkezinin kurulduğu Soma'ya her hafta farklı 10-12 kişiden oluşan ekipler gidiyor. Bu ekiplerin içinde Sağlık Bakanlığı'ndan gelen doktorlar ve psikiyatristler bulunuyor.
Çalışmalar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD) ile birlikte koordineli bir şekilde yürütülüyor. İkinci bir merkezi açılması için de çalışmalar başlamış durumda.
Ancak Soma'ya giden ekipler, bu merkezlerde oturup, kişilerin onlara başvurmasını beklemiyor. Köyleri, tarlaları dolaşarak görüşmeler yapıyor, Soma'dakilerle sohbet ediyorlar.
Eke, mobil ekiplerin olmasının önemini şöyle açıklıyor: "Felaket bölgesinde gidip insanları bulmak zorundasınız. Çünkü gerçekten kötü olan insanlar evinden çıkamaz. Deprem gibi afetlerde insanlar zaten çadırdalar. Burada ise onlara ulaşabilmek için insanları yaşadıkları yere gitmemiz gerekiyor."
Gittiklerinde insanların onları iyi karşıladığını ve onlara yardım edebileceklerini bildiklerini söyleyen Eke, yaptıklarını şu cümleyle özetliyor: "Çok basit bir şey örneğin, uyumalarını sağlıyoruz. Basit ama çok can alıcı bir şey."
Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği nedir?

Kaynak, AFP GETTY
APHB 2006 yılında Türkiye Kızılay Derneği, Türk Psikologlar Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Türkiye Psikiyatri Derneği, Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Derneği, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği'nin katılımlarıyla kuruldu.
1999 yılındaki İzmit depreminden bu yana farklı yollarla benzer bir çaba gösteren kurumlar ve örgütler bir araya gelerek tek bir çatı altında ortak çalışma yürütüyor.
11 bin kişi hangi kesimlerden oluşuyor?
- Yaşamını kaybeden madencilerin eşleri olan 255 kadın.
- 432 çocuk ile 301 madencinin anne, baba, kardeş ve akrabalarından oluşan yaklaşık 2 bin kişi.
- Kazadan kurtulan 487 madencinin eş, çocuk, anne, baba, kardeş ve akrabalarından oluşan yaklaşık 3 bin kişi.
- Kaza sonrasında arama-kurtarma ve destek işlerinde görev alan 3 bin kişi.
- Aynı madende görev yapan, ancak farklı vardiyalarda/görevlerde bulunan 2 binden fazla çalışan.








