Iğdır'da hava kirliliği sorunu neden çözülemiyor, 'kenti taşımak' gerçekçi mi?
Bu makalede Google YouTube içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
YouTube paylaşımının sonu
Iğdır'da kış aylarında bir gün geçirmek, 40 sigara içmeye denk geliyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın verilerine göre, Iğdır'ın hava kirliliği 5 yıldır kronikleşmiş durumda.
Geçen ay açıklanan ve Türkiye'yi Avrupa bölgesinde inceleyen 2021 Dünya Hava Kirliliği Raporu'na göre Avrupa'nın da havası en kirli kenti Iğdır oldu. Uzun yıllar kömür, odun gibi katı yakıtlarla ısınan Iğdırlılar, hava kirliliğinin çözümü için umutlarını doğalgaza bağlamıştı. Şehir, 2017'de doğalgaza kavuştu.
Ancak doğalgaz da sorunu çözemedi, şehir havası en kirli kentler arasında olmaya devam etti. Iğdır'daki hava kirliliği sorununun ardında alışılageldik sebeplerin ötesinde detaylar var.
Resmi verilere göre, katı yakıtların sebep olduğu gaz kirleticileri ölçen S02 ve trafikten kaynaklı gaz kirleticileri ölçen NO2 seviyeleri Dünya Sağlık Örgü sınır değerlerin altında. Çevre mühendisi Prof. Dr. Ülkü Alver Şahin, şehirdeki temen sorunun partikül maddelerden kaynaklandığını gözlemliyor.
Partikül maddeler, hava kirlililiğinin insan sağlığı için en tehlikeli unsurları ve boyutuna göre PM 10 veya PM 2,5 olarak tanımlanıyor.
Akciğerlerden geçerek kana karışabilen kanserojen ince parçacıklar anlamına geliyor ve bu parçacıklar ölüme kadar varan hastalıklara sebep olabiliyorlar. Peki neden sadece 200 bin kişinin yaşadığı, Türkiye'nin nüfusu en az kentlerinden Iğdır'da partikül madde kaynaklı hava kirliliği bu kadar yüksek?
Konuştuğumuz Iğdırlılar, hava kirliliği sorununun çözümü için kentin güneyinde, Ağrı Dağı'nın eteklerindeki yüksek arazilere taşınmak istiyor. Peki şehri taşımak gerçekten tek çare mi, gerçekçi mi?Sorunun boyutunu ve çözüm önerilerini yerinde inceledik…
Haber - Video: Esra Yalçınalp & Ege Tatlıcı
Grafik: Selim Büyükgüner
Drone: Arif Aslan
Katkıda bulunan: Prof. Dr. Ülkü Alver Şahin








