Osman Kavala, Gezi Parkı davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı

Osman Kavala
Okuma süresi: 5 dk

17 kişinin yargılandığı Gezi Parkı davasında iş insanı Osman Kavala, "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Kavala'nın casusluk suçlamasından beraatine ve casusluk suçlamasından tahliyesine karar verdi. Ancak Kavala ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığı için cezaevinde kalacak.

Davada diğer sanıklardan Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi'nin de 18'er yıl hapis cezasına çarptırılmalarına ve tutuklanmalarına karar verildi.

Karara mahkeme heyetindeki üç hakimden biri muhalefet şerhi koydu.

Üye hakim, sanıklar hakkındaki dinleme kayıtlarının "yasak delil" kapsamında olması nedeniyle geçerli olmayacağını savundu.

Hakim, ''Sanıkların üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmalarına yeter her türlü kuşkudan uzak somut, kesin ve inandırıcı başkaca bir delil bulunmadığından tutuklu sanık Osman Kavala'nın tahliyesine ve diğer sanıkların tutuklanmaması gerektiği görüşündeyim'' ifadelerini kullanarak karara muhalefet şerhi koydu.

Alabora ve diğer isimler

Karar sonrası mahkeme salonunda "Her yer Taksim, her yer direniş" sloganı atıldı.

Davada duruşma savcısı celse arasında mütalaasını açıklamış, mütalaada Osman Kavala ve Ayşe Mücella Yapıcı'nın "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

6 sanığın ise "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme" suçundan 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.

Mütalaada ayrıca, haklarında yakalama kararı bulunan ve "olayların organizatörleri" oldukları öne sürülen sanıklar Ayşe Pınar Alabora, Henry Jack Barkey, Can Dündar, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, Mehmet Ali Alabora, Yiğit Aksakoğlu ve İnanç Ekmekçi'nin dava dosyalarının ayrılarak, yakalama kararı infazlarının beklenmesi talep edilmişti.

Tepkiler ne oldu?

gezi parkı

Kaynak, Getty Images

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, karar sonrası Çağlayan Adliyesi dışında yaptığı açıklamada, "Burada bugün sonlanan davada hukukun ve adaletin gereği yapılmadı. Sadece ülkeyi yöneten bir tek adamın gönlü yapıldı" dedi.

X paylaşımını geçin, 1
X içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: Üçüncü tarafların sağladığı içerikte reklam bulunabilir.

X paylaşımının sonu, 1

Özgür Özel, "Adaletin kanını emen bu vampire hiçbirimizin tek başına gücü yetmez ama hepimizin gücü yeter. Gezi özgürdür. And olsun. Tayyip Erdoğan mahkum olacaktır, hesap verecektir" diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu "Çok yakın zamanda bu hakimlerin hepsinden adil bir şekilde hesap soracağız" derken, HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, "Çok öfkeliyiz. Ama ben Türkiye halklarına seslenmek istiyorum. Hafızamızı kaybetmeyelim. Biz Gezi Parkı'nı kazandık. Hep birlikte mücadele etmeseydik Taksim'in ortasında yine o inşaatlardan olacaktı. Biz kazandık hazmedemediler" ifadelerini kullandı.

Kerestecioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şimdi bütün muhalefeti terörle ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Bu yol ayrımında biz demokratik, özgür bir Türkiye mi istiyoruz yoksa bu yargıçlarla yargılanmaya devam mı etmek istiyoruz? Biz bunu hak etmiyoruz. Bugün alınan arkadaşlarımızın hiçbir suçu yoktur. Hepimiz oradaydık, yargılayacaklarsa hepimizi yargılasınlar."

İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ise "Çok öfkeliyim. Ben iktidara öfkeli değilim. Ya da hakim savcı kılığına girmişlere de öfkeli değilim. Hepimizin bir yemin etmesi gerekiyor. O yemin bu ülkenin var olup olmayacağına dair bir karar. Bunlar mafya, çete. Bu yargılamadan ne bekliyordunuz? İtiraz etmeyen herkes bu kararın sorumlusudur" dedi.

Ahmet Şık, mahkeme binası önünde toplanılmış olsaydı, kararın bu kadar kolay çıkmayacağını savundu.

Avukat Akçay Taşçı ise "70 yaşında hala bu ülkenin en önemli mimarlarındandır Mücella Yapıcı. hala kirada oturan Mücella Yapıcı finanse etmiş Gezi'ye giden o kadar insanı" dedi.

Karar duruşmasında neler yaşandı?

Kavala, duruşmaya SEGBİS bağlantısı ile katıldı. Duruşma süresinde SEGBİS sistemindeki sorun nedeniyle Kavala'nın görüntüsünün iletilmesinde ve ses aktarımında yer yer sorunlar yaşandı.

Avukatların savunmalarının ardından sanıklara son sözleri soruldu. Mücella Yapıcı, "Son sözüm olduğunu düşünmüyorum. Ben 50 yıllık bir meslek insanıyım. Olabildiğince aydın olmaya çalıştım. Hiçbir zaman şiddeten yana olmadım.

"Toplum yararına mesleğimi onurla yürüttüm. Bugüne kadar tek bir çocuğuma haram lokma yedirmedim. Hırsızlık, uğursuzluk, yolsuzluk yapmadım. Mesleğimi mesleğim doğrultusunda kullandım.

"Yaşamımdan onur duydum. Aynı onuru benim yaşıma gelince sizin de yaşamınızı umuyorum. Hüküm sizindir" dedi.

Osman Kavala ise, "AİHM'in hak ihlali kararından sonra aleyhime sunulan delillerin hiçbiri beni suçla ilişkilendirip makul şüphe yaratmadığını açıkladıktan sonra delil olmayan delillerle hakkımda ağrılaştırılmış müebbet hapis istenmesi hukuki değildir.

"Bu aynen ikinci iddianamedeki suçlar gibi yargı kullanılarak yapılan bir suikast eylemidir" şeklinde konuştu.

Demir: Yargılar savcılar ve yürütmenin memuruna dönüşmüştür

Duruşmada söz alan Yiğit Ali Ekmekçi'nin avukatı Hasan Fehmi Demir şunları söyledi:

"Bu dava 'Bana suçumu verin' davasıdır. Bu iddiaların aksini ispat etme olanağı yoktur. Müvekkillerimiz olmayan bir suçu ispat etmek için çırpınıyorlar.

"Türkiye'de suiistimalci diyebileceğimiz bir yargı süreci başlamıştır. Türkiye'de kuvvetler ayrılığı tamamen ortadan kaldırılmıştır. Bağımsız yargıdan bahsetmeye imkan kalmamıştır.

"Yargıç ve savcılar yürütmenin memuruna dönüşmüştür. Bu tespitleri olgusal olarak kanıtlayan en önemli davalardan biri şu anda görülmekte olan davadır."

X paylaşımını geçin, 2
X içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: Üçüncü tarafların sağladığı içerikte reklam bulunabilir.

X paylaşımının sonu, 2

Mücella Yapıcı, Can Atalay ve Tayfun Kahraman'ın avukatı Fikret İlkiz ise savunmada, "Bu dosyada, 2013 yılından beri yürütülen soruşturmadan bir adım ileriye gidilmemiştir. Esas hakkındaki ikinci mütalaa, birinci mütalaanın aynısıdır. Biz tekrarların tekrarını yaşıyoruz.

"Yargı organlarından hiç kimse aynı şeyleri tekrar tekrar savunmak üzere insanları tekrar tekrar sanık yapma hakkına sahip değildir.

"İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararında Osman Kavala'nın Gezi'nin finansörü olmadığı belirtildi. Müvekkillerim de değildir, olamazlar da çünkü beş paraları yok.

"Ters çevrilmiş araçların görüntüleri sanıklara izletildi, 'ne diyorsunuz?' denildi. İkinci mütalaada da yine aynı görüntüler önümüze getiriliyor ama İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi bu görüntülerin sanıklarla bağlantısı olmadığını söyledi" dedi.

İstinaf Mahkemesi'nin beraat kararlarını bozmasının ardından İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülen davada 22 Nisan Cuma günü başlayan karar duruşmasının devamı bugüne ertelenmişti.

osman kavala posteri

Kaynak, AFP

Hakim Murat Bircan'ın davadan çekilmesi talebi reddedildi

Avukat Evren İşler'in mahkeme heyeti üyesi Hakim Murat Bircan'ın geçmişte AKP Samsun Milletvekili Aday Adayı olduğuna dikkat çekti.

İşler, "Bu dosyada Erdoğan ilk mağdur. Talimat vermeye gerek var mı? Üye hakim onu seviyor zaten, onun liderliğine!" dedi.

Osman Kavala'nın avukatlarından Köksal Bayraktar, "Siyasi bir liderle arasındaki bağı açık eden bir hakimin karar verme mevkiinde bulunmaması gerekir. Bunlar üzeri örtülecek şeyler değil. Mahkemenin bir karar vermesi lazım, bu karar davadan çekilme şeklinde veya üye hakimin çekilmesi şeklinde olabilir" diyerek Murat Bircan'ın davadan çekilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, üye hakim Murat Bircan'ın davadan çekilmesi talebinin "davayı uzatmaya yönelik bir talep olduğuna" karar vererek talebi reddetti.

Bundan bir süre sonra söz alan Kavala'nın avukatlarından Deniz Tolga Ayröre, taleplerinin reddedilme gerekçesini şu sözlerle eleştirdi:

"4 buçuk senedir tutuklu olan bir insanın avukatlarının yargılamayı uzatmak gibi bir amacı olabilir mi?"

Kavala: Gezi'nin maddi ihtiyaçlarını karşıladığım iddiası saçmalıktır

Davada, sanıklar ve avukatları 22 Nisan Cuma günü esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapmıştı.

Osman Kavala, "Soyut gerekçelerle tutukluluğumun sürdürülmesi sebebiyle artık savunma yapmamaya karar vermiştim. Ancak davada karara gitmek yönünde bir irade olduğunu görüyorum. Alınacak karara etki edeceğini düşünmesem de kamuoyuna saygı gereği açıklamalar yapacağım" demişti.

Kavala, "Gezi'nin dışarıdan yönetildiğine dair delil gösterilemedi. 80 ile yayılan protestoları yönlendirdiğim iddiası akla uygun değildir, sadece poğaça ve eczaneden alınmış maskelerle gittiğim Gezi'nin maddi ihtiyaçlarını karşıladığım iddiası saçmalıktır" şeklinde konuşmuştu.

Savcı mütalaasında, Kavala ve Ayşe Mücella Yapıcı için TCK'nin 312. maddesi uyarınca "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebinde bulundu.

Diğer sanıklar Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi'nin ise "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme" suçundan 20'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Ne olmuştu?

Osman Kavala 18 Ekim 2017'de gözaltına alındı ve 1 Kasım 2017'de Gezi olaylarını finanse etme suçlamasıyla tutuklandı.

Ali Hakan Altınay, Mücella Yapıcı, Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Çiğdem Mater Utku, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, İnanç Emekçi, Mehmet Ali Alabora, Mine Özerden, Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi, Henry Jack Barkey'nin yargılandığı Gezi Parkı davası 2021'de yeniden görülmeye başladı.

35 sanık hakkında beraat kararı verilen Çarşı davası Yargıtay tarafından bozulmuş ve Yargıtay, bozma kararında iki dava arasında hukuki bağlantı olduğunu belirtmişti.

Ardından iki dava 30 Temmuz 2021'de birleştirildi ancak 21 Şubat 2022'de görülen duruşmada Çarşı davasının Gezi Parkı davasından ayrılmasına karar verildi.

Avrupa Konseyi'nin siyasi organı Bakanlar Komitesi 30 Kasım-2 Aralık 2021 arasında yaptığı değerlendirmeler ve oylama sonucunda iş insanı Osman Kavala'yı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına rağmen serbest bırakmayan Türkiye aleyhine "ihlal prosedürü" başlatma kararı almıştı.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Şubat ayında "ihlal prosedürü" ile ilgili ara kararı kabul etmişti.