Afganistan'da son durum ne?

Kabil

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Kabil Havaalanı'nda Pazartesi sabahı ülkeden ayrılmaya çalışanlar
Okuma süresi: 7 dk

Taliban'ın Pazar günü Afganistan'ın başkenti Kabil'i ele geçirmesinin ardından binlerce Afgan ülkeyi terk etmeye çalışıyor. Batılı ülkeler ise vatandaşlarını ve diplomatik çalışanlarını Afganistan'dan tahliye ediyor.

Reuters'a konuşan bir NATO yetkilisi, Kabil Havalimanı'nda 18 Ağustos'ta çıkan izdihamda 17 kişinin yaralandığını söyledi.

Taliban'dan yapılan açıklamada, tüm silahlı güçlere kimsenin evine girmeme ve özellikle başkent Kabil'deki büyükelçilik araçlarına müdahale etmeme emri verildiği belirtildi. Açıklama, Taliban kılığına giren bazı silahlı grupların bir gün önce yağmalama olaylarına karıştığı haberleri üzerine yapıldı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlığı, 18 Ağustos'ta Afganistan'ı terk ettiği açıklanan Eşref Gani'nin BAE'de olduğunu, insani gerekçelerle ülkelerine kabul ettiklerini söyledi.

Kabil'de 18 Ağustos itibarıyla Taliban yönetimi altında hayat ihtiyatlı biçimde normale dönmeye başladı. Dükkan ve restoranlar yeniden açılmaya başladı. Gazeteciler sokaklarda az da olsa kadınların göründüğünü aktarıyor.

Afganistan'daki gelişmeleri canlı anlatım sayfamızdan takip edebilirsiniz.

Taliban Sözcüsü: İntikam peşinde değiliz, Şeriat kuralları geçerli olacak

Taliban sözcülerinden Zabihullah Mücahit, Taliban'ın Başkent Kabil'de kontrolü ele geçirmesinden bir gün sonra canlı yayında basın toplantısı düzenledi.

Afganistan'ın ABD'nin çekilmesinin ardından "özgürleştirildiğini" ve Taliban'ın "intikam peşinde olmadığını" söyleyen Mücahit, "Zamanında bize karşı savaşan herkesi affettik" dedi. Mücahit, buna ABD öncülüğündeki yabancı güçler için çalışan tercümanlar ve güvenlik görevlilerinin de dahil olduğunu söyledi. Bu kişiler arasında kayıp olanlara dair soruya da Mücahit, "bu kişiler hakkında bilgileri olmadığı" yönünde yanıt verdi.

Yabancı diplomatik misyonlarda çalışanlara zarar verilmeyeceğini savunan Mücahit, kadın hakları, insan hakları ve basın özgürlüğü ile ilgili konuşurken "Şeriat kanunlarının geçerli olacağını" söyledi:

"Şeriat kuralları temelindeki kadın haklarına bağlıyız. İslami değerlere karşı yayın yapmadığı sürece özgür basını da destekliyoruz."

"Kadınların çalışmasına ve eğitim görmesine izin vereceğiz. Kadınlar toplumda, elbette ki İslam'ın sınırları çerçevesinde, aktif olacak."

Kadınların medyada da çalışmaya devam edip edemeyeceğinin sorulması üzerine de Mücahit, "Yeni hükümet kurulmadan bunu bilemeyiz, herkes İslami şeriat kuralları altında çalışabilir ama hangi alanlarda nasıl kurallar olacağını görmek için yeni hükümetin kurulmasını bekleyelim" yanıtını verdi.

ABD işgaliyle sona eren önceki yönetimlere göre değiştiklerini, 20 yıllık bir "evrim süreci" geçirdiklerini belirten Mücahit, önceki eylemlerinden daha farklı eylemleri olacağını söyledi.

Taliban sözcüsü ayrıca, yeni hükümeti kurmak için görüşmelerin sürdüğünü, tüm sınır geçişlerinin kendi kontrollerinde olduğunu ve silah kaçakçılığına izin verilmeyeceğini belirtti.

Kabil'i üç günde "hiç kimseyi öldürmeden ve güvenlik içinde" ele geçirdiklerini öne süren Mücahit, şu an bir sıkıyönetim hali olduğunu ancak kısa zamanda hayatın normale döneceğini savundu ve "Burası bizim ana vatanımız, ortak bir dinimiz, ortak değerlerimiz var, kimsenin yurt dışına kaçmasını istemiyoruz." dedi.

"Afganistan'da hiçbir şekilde narkotik üretim yapılmayacağını garanti ediyoruz" diyen Mücahit, uluslararası topluma, Afganistan'ın uyuşturucu maddenin hiç bulunmadığı bir ülkeye dönüşmesi için destek çağrısı yaptı.

BBC Türkçe'nin ulaştığı, 1990'larda Taliban rejimini yaşayıp Türkiye'ye kaçan Afgan kadınlar ise "Kimse Taliban'ın bu kez kadınlara zulmetmeyeceğine inanmasın" uyarısında bulundu.

Avrupa'nın pek çok kentinde daha fazla Afgan sığınmacının Avrupa'ya girişine izin verilmesi, özellikle kadınlar, çocuklar ve insan hakları savunucularına yardım edilmesi için eylemler düzenlendi.

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi de "Batılı ülkeler Afganları sınır dışı etmemeli, İran ve Pakistan'ın sınır kapılarını açık tutması önemli" açıklamasında bulundu.

BBC Türkçe'ye konuşan Prof. Ahmet Kasım Han, "Türkiye, şeriat devletinin doğumunun gözetmeni olmamalı" dedi.

Afganistan'ın doğusundaki Nangarhar vilayetinin Celalabad kentinde, Taliban'ın Afganistan bayrağını değiştirmemesini talep eden bir protesto eylemi düzenlendi.

Taliban'ın Afganistan'da kısa sürede kontrolü ele alması, diğer cihatçı gruplar tarafından da yakından izleniyor. Cihatçılar Taliban'ın şeriata dayalı bir İslami yönetim kurup kurmayacağını ve bu yönetimin ne kadar "gerçek" ve katı olacağını gözlemliyor.

IŞİD dışındaki cihatçı örgütlerin medya organları, Taliban'ın "tarihi zaferini" genel olarak destekledi ve bunun cihatçılığa ve dünya genelindeki İslami hareketlere yarar sağlayacağını öne sürdü.

Taliban liderleri barış görüşmelerinin yapıldığı Katar'ın başkenti Doha'dan Afganistan'a döndü. Bu kişilerin arasında Taliban'ın kurucularından Molla Abdulgani Baradar da vardı.

Baradar'ın Kandahar Havaalanı'ndan bir araba içerisinde çıkışını karşılayan kalabalığı tezahürat ederken gösteren görüntüler ortaya çıktı.

Baradar'ın ABD birliklerinin geri çekilmesi konusunda aylarca süren müzakereleri yürüttüğü Katar'dan gelişi, önemli bir ana işaret ediyor.

Kandahar, 20 yıl önce ABD liderliğindeki askeri harekatın başlamasından önce Taliban'ın en önemli üssüydü.

Eşref Gani ülkeyi terk etti

İlk olarak 6 Ağustos'ta Zaranj'ın kontrolünü ele geçiren Taliban, 10 gün içinde tüm vilayet başkentlerinde kontrolü sağladı ve Pazar günü başkent Kabil'e ulaştı. Ardından fazla bir direnişle karşılaşmadan başkente girdi. Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ülkeyi terk etti. Gani, "kan dökülmesini önlemek için" ülkeden ayrıldığını açıkladı.

BBC'ye konuşan Taliban Sözcüsü Suheyl Şahin, "Yönetimin ve Kabil şehrinin barışçıl bir şekilde Afganistan İslam Emirliği'ne devredilmesini bekliyoruz" dedi. Şahin, Afganistan'da "katılımcı bir İslami hükümet" kuracaklarını söyledi.

Taliban Afganistan'da genel af ilan etti, hükümet çalışanlarına 'İşinize dönün' çağrısı yaptı.

ABD Başkanı Joe Biden ülkeden askeri güçlerini çekme kararı için pişman olmadığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise "Şu ana kadar Taliban'ın verdiği mesajları olumlu karşıladık" dedi.

Video altyazısı, Taliban Sözcüsü Suheyl Şahin: Katılımcı bir İslami hükümet kuracağız

Afganistan'dan kaçmak isteyenler Kabil Havaalanı'na akın ederken, Cumhurbaşkanı Gani de "kan dökülmesini önlemek için" ülkeden ayrıldığını açıkladı.

18 Ağustos'a kadar Gani'nin konumuyla ilgili spekülasyonlar yapılsa da o gün Birleşik Arap Emirlikleri Gani'nin ülkelerinde bulunduğunu açıkladı.

Eski Cumhurbaşkanı Hamid Karzai ülkeye barış getirmek amacıyla Taliban ile temas halinde olduğunu söyledi.

X paylaşımını geçin, 1
X içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: Üçüncü tarafların sağladığı içerikte reklam bulunabilir.

X paylaşımının sonu, 1

Havalimanında kaos yaşandı

16 Ağustos sabahı Kabil sokaklarının sessiz olduğu, havalimanında ise ülkeden kaçmak isteyenlerin büyük bir kalabalık oluşturduğu bildirilmişti.

Kabil Uluslararası Havalimanı, binlerce Afgan'ın ülkeyi terk etmek için gerçekleştirdiği akın ile kaotik anlara sahne oldu.

Görgü tanıklarının ifadelerine göre havalimanında pek çok kişi hayatını kaybetti. Ancak kaç kişinin öldüğü, ölen kişilerin izdiham nedeniyle ya da silahla ateş edilmesi sonucunda mı öldüğü de henüz teyit edilmedi.

Sosyal medyada paylaşılan bazı videolarda pek çok Afgan'ın pistte hareket halindeki ABD'nin askeri uçağının üzerine çıktığı görüldü. Bazı videolarda da uçağın havalanmasıyla birkaç kişinin uçaktan düştüğü görüntülendi.

X paylaşımını geçin, 2
X içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: Üçüncü tarafların sağladığı içerikte reklam bulunabilir.

X paylaşımının sonu, 2

324 Türk vatandaşı Afganistan'dan tahliye edildi

Batılı güçler de Kabil Havaalanı'ndan ülkedeki personelini, vatandaşlarını ve kendileri için çalışan Afganları tahliye etmeye çalışıyor.

Bu kapsamda 324 Türk vatandaşı da THY uçağı ile 16 Ağustos 17.00 sularında İstanbul'a getirildi.

Türkiye şimdilik Kabil Büyükelçiliği'ni açık tutma kararı aldı.

Afganistan'dan tahliye edilen Türk vatandaşları İstanbul'da

Kaynak, DHA

Fotoğraf altı yazısı, Afganistan'dan tahliye edilen Türk vatandaşları İstanbul'a getirildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise tüm büyükelçilik personelini Hamid Karzai Havaalanı'ndaki bir yerleşkeye tahliye ettiğini duyurdu.

Tahliye sürecine yardımcı olmak için yaklaşık 6 bin asker görevlendirildi.

Gelen haberlere göre, şehrin diğer bölgelerinden gelen aralıklı silah sesleri ve çatışma haberleri arasında ABD askerleri havaalanının çevresini koruyor.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Kabil Havalimanı'nın güvenliği için mevcut 2 bin 500 Amerikan askerine ek olarak 500 Amerikan askerinin daha şehre gönderildiğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Salı günü Ürdünlü mevkidaşı Eymen es-Safedi ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında, Türkiye'nin Taliban'ın yabancı ülkelere ve halkına yönelik verdiği mesajları olumlu karşıladığını söyledi.

Taliban dahil tüm taraflarla diyaloğun sürdürüldüğünü belirten Çavuşoğlu, "Türkiye olarak Afganistan'ın istikrarı için en çok destek veren ülkelerin başındayız" dedi.

Reuters haber ajansının iki Türk güvenlik kaynağına dayandırdığı haberine göre, Türkiye Kabil Havalimanı'nın güvenliğini üstlenmeyle ilgili planı durdurdu.

Haberde görüşlerine yer verilen kaynaklar, planın "ortaya çıkan kaos nedeniyle otomatik olarak iptaline rağmen, Taliban'dan talep geldiği takdirde Ankara'nın Kabil Havalimanı'na teknik destek ve güvenlik desteği sunmaya hazır olduğunu" söyledi.

Ancak Çavuşoğlu, Ürdün'deki basın toplantısında havalimanı güvenliği ve işletmesinin müzakere edileceğini belirterek, "Geçiş döneminde kimlerin olacağı, nasıl bir yönetim olacağını görüşeceğiz. Ama önce ülkenin sakinleşmesi lazım" diye konuştu.

THY ise Afganistan seferlerini iptal etti.

Biden, Afganistan'dan çekilme kararının arkasında durdu

ABD ve NATO güçlerinin ülkeden çekilmesiyle birlikte Taliban'ın ülkede kontrolü sağlaması nedeniyle eleştiri altında olan ABD Başkanı Joe Biden, Pazartesi günü bir basın toplantısı düzenledi.

Afganistan'dan çekilme kararının tamamen arkasında olduğunu söyleyen Biden, Afgan güvenlik güçlerinin kendi ülkeleri için savaşmaya gönüllü olmadığı bir ortamda ABD askerlerinin savaşmayacağını ve savaşmaması gerektiğini söyledi.

Diğer yandan üst düzey Amerikalı yöneticiler, son 20 yıldır eğittikleri ve destekledikleri Afgan ordusunun gücünü yanlış hesapladıklarını kabul ettiler.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken CNN'e verdiği demeçte Afgan güvenlik güçlerini kastederek, "Bu gücün ülkeyi savunamadığını ve bunun beklediğimizden daha hızlı gerçekleştiğini gördük" dedi.

ABD Başkanı Joe Biden, geçen haftaya kadar 300 bin kişilik Afgan kuvvetlerinin, 50-100 bin kişilik tam zamanlı savaşçıya sahip olduğu düşünülen Taliban'a karşı ülkeyi savunabilecekleri inancında olduğunu dile getiriyordu.

Çin yönetimi ise Afganistan'da kontrolü ele geçiren Taliban ile "dostça ilişkiler" geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Taliban

Kaynak, EPA

Siviller ne durumda?

Afganistan'da 750 bini aşkın kişi çatışmalar nedeniyle göç etmek zorunda kaldı ve bunların çoğu Kabil'e sığındı.

Taliban denetimine geçen bazı bölgelerden gelenler, örgüt üyelerinin, aileleri, evlenmemiş kadınları ve kızları kendilerine eş olarak vermeye zorladıklarını söylüyor.

Kadınların ayrıca burka giymeye zorlandığı ve konulan kurallara uymayanların dayakla cezalandırıldığı belirtiliyor.

Taliban ayrıca genel af ilan etti ve tüm hükümet yetkililerine işlerine geri dönmeleri çağrısı yaptı. Açıklama, hükümet, Batı destekli örgütler için çalışanlarla, örneğin ABD askerlerine çevirmenlik yapanların intikam alınmasından korktuğu bir ortamda yapıldı.

AFP'ye konuşan 17 yaşındaki Abdullah adlı genç, kuzeydeki Kunduz kentini Taliban'ın ele geçirmesi üzerine ailesiyle birlikte kenti terk edip Kabil'e geldiklerini ve bir parkta çadırda kaldıklarını anlatıyor.

Taliban Kabil'e girmeden önce, bankaların önünde para çekmek için uzun kuyrukların oluştuğu, bazı şubelerde para kalmadığı belirtiliyordu.

BM Güvenlik Konseyi nasıl tutum aldı?

60'dan fazla ülke yayımlanan ortak bildiri ile Taliban'a insanların ülkeden ayrılmasına izin vermeye çağırdı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, "Afganistan halkını terk edemeyiz, etmemeliyiz" açıklamasını yaptı ve ülkelere Afgan mültecilere kapılarını açmaya çağırdı.

BM Güvenlik Konseyi, Afganistan'da kapsayıcı, birleşik ve kadınların tam ve eşit katıldığı yeni bir hükümet için müzakere çağrısı yaptı.

Instagram paylaşımını geçin
Instagram içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede Instagram içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: Üçüncü tarafların sağladığı içerikte reklam bulunabilir.

Instagram paylaşımının sonu

Konsey, çatışmaların derhal durması ve insan hakları ihlallerine son verilmesi çağrısında da bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise ulusa sesleniş konuşmasında Afganistan'da Taliban'ın kontrolü ele almasına değinerek, "Afganistan yeniden terörizmin sığınağı haline gelmemeli" dedi.

Macron ayrıca Avrupa Birliği'nin, Afganistan'dan göçmen akınına karşı inisiyatif alması gerektiğini söyledi.

Taliban'ın Afganistan'da büyük bir hızla kontrolü ele aldığını söyleyen Almanya Başbakanı Angela Merkel ise bunun özellikle de Afgan halkı için "acı, dramatik ve dehşet verici bir gelişme" olduğunu belirtti.

İngiltere hükümeti de Taliban'ın Afganistan'ın kontrolünü ele geçirmesinin ardından, Afganların İngiltere'ye yerleştirilmesi ile ilgili bir plan açıklamaya hazırlanıyor. Başbakanlık, başta kadınlar ve kız çocukları olmak üzere ülkede en zor koşulda olanların plana dahil edileceğini açıkladı.

ABD Başkanı Joe Biden ise Afgan mülteciler için 500 milyon dolarlık yardım fonu ayrıldığını açıkladı.