Kanada, yerli kadınlara yönelik 'ırk temelli soykırımda bulundu'

Kanada yerli kadınlar için eylem

Kaynak, Reuters

Kanada hükümetinin yürüttüğü araştırmada, Kanada devletinin kendi topraklarında yaşayan yerli halkın kadınlarına yönelik "ırk temelli soykırımda bulunduğu" sonucuna varıldı.

Kanada'daki yerli kadınlara ve genç kızlara yönelik orantısız şiddet olaylarının artmasının ardından, Başbakan Justin Trudeau'nun hükümeti, bir soruşturma açılmasına karar vermişti.

Eylül 2016'da başlatılan soruşturma sonuçlandı. Yapılan incelemeler, yerli kadınların ölümleri ya da kayıp vakalarının, Kanada'daki diğer kadınlara göre 12 kat daha fazla olduğunu ortaya çıkardı.

Yaklaşık 3 yıl süren, 2 binden fazla kişinin tanık olarak dinlendiği soruşturma sonunda hazırlanan rapora göre, bu sorunun sebebi ülke politikalarına derinden yansıyan "sömürgecilik" ve devletin çözüm için adım atmaması.

Hazırlanan rapora göre, çözüm için atılacak adımların başında, yerli halkın kültürünü ve tarihini öğrenmek yatıyor.

Pazartesi günü yayımlanan 1200 sayfalık raporu hazırlayan komisyonun başkanı Marion Buller, "Farklı şartlar altında yaşamalarına ve farklı geçmişlerden gelmelerine rağmen, kaybolan ya da öldürülen kadınların tümü, Kanada toplumunun iliklerine işlemiş ekonomik, sosyal ve siyasi marjinalleştirme; ırkçılık ve kadın düşmanlığı sorunlarıyla birbirine bağlanıyor." dedi.

Yerli halkın oluşturduğu örgütler ve uluslararası kuruluşlar, uzun yıllardır bu soruşturmanın açılması için çağrı yapıyordu.

2015'te hazırlanan Doğruluk ve Uzlaşı raporunda, Kanada'daki okullarda yerli kız çocuklarının katledilmesi için "kültürel soykırım" ifadesi kullanılmıştı.

Pazartesi günü yayımlanan rapor ise bir adım ileri giderek, on yıllardır meydana gelen kayıp ve öldürme vakalarını "ırk temelli soykırım" olarak tanımladı.

Kanada nasıl suçlu bulundu?

Raporda, "Kanada'daki şaşırtıcı şiddet oranlarının arkasında yatan asıl sebep, ısrarla ve kasıtlı olarak süren insan hakları ihlalleri ve yerli hakların haklarının suistimal edilmesidir" ifadeleri yer aldı.

1996'dan bu yana yapılan araştırmaların sonucunda, sorunun çözümü için 900'e yakın öneri yapıldı.

Ancak devlet, bunların hiçbirini yapmadı. Herhangi bir adım atılmadı.

Bu duruma dikkat çeken raporda, "Katledilen yerli kadınların aile üyelerinin ya da şiddete uğradıktan sonra hayatta kalan kadınların bu süreçte yaşadıklarını açıkça anlatmalarına engel olan en büyük korkulardan biri, hiçbir şeyin yapılmamış olmasıydı. Daha önceki tüm raporlar bir rafta tozlanıyor ve tüm öneriler karşılıksız kalıyor" denildi.

Aktivistler, binlerce yerli kadının öldürülmüş olabileceğini söylüyor

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Aktivistler, binlerce yerli kadının öldürülmüş olabileceğini söylüyor

Hükümet nasıl tepki verdi?

Hükümet programındaki önceliklerinden biri yerli halkla uzlaşmak olan Başbakan Trudeau, inceleme komisyonuyla hikayesini paylaşan tüm yerlilere teşekkür etti ve harekete geçeceğine dair söz verdi:

"Bu Kanada için rahatsızlık verici bir gün, ama aynı zamanda önemli de bir gün."

Başbakan, konuşmasında "soykırım" kelimesini kullanmadı. Soruşturmada görev alan komiserlerden Michele Audette, düzenlediği basın toplantısında "Bu kelimeyi kullanacak cesaretinin olmasını umuyordum" yorumunu yaptı.

Bazı kurbanların yakınları da raporla ilgili yorum yaptı.

1992'de kaybolan yeğeninin cesedi ancak 4 yıl sonra bulunan Shelia LeDoux, BBC'ye, "Bu yolculuk bizim için çok duygusaldı ama aynı zamanda bizi yeniden canlandırdı. Çünkü böylelikle başımıza gelenleri, benzer şeyleri yaşayan tüm ailelerle paylaşabildik" dedi.

Yeğeni için "Sanki sesi çıkmıyordu ve ben şimdi onun sesi oldum, söz verdiğim şeyi yerine getirdiğimi hissediyorum" dedi.

Kız kardeşi 33 yıl önce öldürülen Barbara Sevigny de, "Artık benim ve tüm ailemin yaşadığı acı, herkes tarafından teyit edilmiş oldu. Bizim hayatlarımızın da önemi var. Bu şimdi gerçek olmuş gibi." dedi.

BBC'ye konuşan Sevigny, geçmişte verilen ancak tutulmayan sözlerle hayal kırıklığına uğradıklarını, bu hükümetin atacağı adımları takip edeceklerini de söyledi.

Rapor ne öneriyor?

Marion Buller, "Raporu okuyun, cinsiyetçiliğe, ırkçılığıa ve kadın düşmanlığına karşı sesinizi yükseltin. Hükümeti sorumlu tutun ve yerlilerin tarihini, Kanada'nın gerçek tarihini öğrenerek kendinizi özgürleştirin" açıklaması yaptı.

Soruşturma sonunda hükümete, bağımsız bir mekanizma kurulması ve önerilerin ne kadarının uygulandığının görülmesi için her yıl düzenli olarak rapor hazırlanması teklifinde bulunuldu.

Öneriler ise şöyle sıralandı:

  • Yerli kadınlara ve kızlara yönelik şiddetle mücadele için ulusal bir hareket planı belirlenmeli, hepsinin kamu hizmetlerine eşit ve adil erişimi sağlanmalı
  • Ulusal Yerli Hakları ve İnsan Hakları Ombudsmanlığı kurulmalı
  • Hükümetler yerli halkların dillerini tanımalı ve korumalı, bu dillere resmi dil statüsü verilmeli
  • Seks ticareti içindeki tüm yerli kadınlar ve kızlar için destek programları başlatılması