İkinci Kobani davası: Eski HDP milletvekili Hüda Kaya tahliye edildi

Kaynak, DEM Parti
6-8 Ekim 2014'teki Kobani olaylarına ilişkin olarak eski HDP milletvekilleri Hüda Kaya, Serpil Kemalbay Pekgözegü, Garo Paylan, Fatma Kurtulan ve Pero Dündar hakkında açılan davanın ilk duruşması Ankara'da Sincan Cezaevi'nde görüldü. Silivri Marmara Cezaevi’nde tutuklu olan HDP'nin eski İstanbul Milletvekili Hüda Kaya adli kontrol kararıyla tahliye edildi.
Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28 Mayıs'ta kabul ettiği iddianamede, eski milletvekilleri hakkında 38'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 19 bin 680'er yıl hapis cezası isteniyordu.
Duruşma öncesi Sincan Cezaevi önünde açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, davayı "kumpas davası" olarak nitelendirdi ve Hüda Kaya'nın "28 Şubat mantığıyla" yargılandığını söyledi:
"Tutuklu olan Hüda Kaya arkadaşımızın da yargılandığı Kobani Kumpas Davasının ikinci etabında yine aynı kumpasın buradaki iddianamede de olduğu gibi devam ettiğini görüyoruz. Sevgili Hüda Kaya 28 Şubat döneminde yargılanmış bir insandır. Aynı Hüda Kaya şu anda Saray’ın yargısı tarafından aynı 28 Şubat mantığı ile yargılanmaktadır. Biz bunu kabul etmiyoruz."
Hatimoğulları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş için verdiği kararın, "bu davada yargılanan tüm arkadaşlarını bağlayan" bir karar olduğunu söyledi ve söz konusu kararın uygulanması çağrısı yaptı.
Avrupa Konseyi’nin yasama ve yürütme organları geçen hafta AİHM kararlarına rağmen tutuklulukları süren Selahattin Demirtaş ve iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılması çağrısı yapmıştı.
Kamuoyunda "Kobani" veya "6-8 Ekim olayları" olarak bilinen, 2014 yılında yaşanan protesto ve şiddet olaylarıyla ilgili 18'i tutuklu olmak üzere toplam 108 kişinin yargılandığı ilk davada mahkeme, Mayıs ayında HDP'nin eski eş genel başkanlarına ağır hapis cezaları vermişti.
HDP'nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş çeşitli suçlardan 42 yıl; Figen Yüksekdağ ise 30 yıl 3 ay hapis cezası almıştı. İki siyasetçinin tutukluluğunun devamına karar verilmişti.
Tutuklu yargılanan Gültan Kışanak, Sabahat Tuncel, Ayla Akat, Ayşe Yağcı ve Meryem Adıbelli'nin ise tahliyesine karar verilmişti.
Hüda Kaya, Serpil Kemalbay Pekgözegü, Garo Paylan, Fatma Kurtulan ve Pero Dündar ise daha önce milletvekili oldukları için yargılanmamışlardı.
İddianamede neler yer alıyor?
28 Mayıs'ta hazırlanan iddianamede, "halkın sokağa çıkıp terör eylemleri gerçekleştirilmesi yönünde çağrılar yapıldığı" iddiası yer alıyor.
İddianamede, olayların gerçekleştiği tarihte milletvekili olan Kaya, Pekgözegü ve Paylan ile 27. dönem milletvekilleri Kurtulan ve Dundar'ın, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından aynı suçlardan yargılanan 108 sanıkla 6-8 Ekim olaylarının başlatılması ve gerçekleştirilmesi konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde oldukları öne sürülüyor.
Bu yüzden de bu kişilerin "HDP Genel Merkezi tarafından açıklandığı şekilde yapılan eylem çağrıları sonucu işlenen suçlardan sorumlu olmaları gerektiği" iddia ediliyor.
İddianamede, bir kısmı tüzel kişi olmak üzere 2 bin 674 mağdur veya müşteki yer alıyor.
İddianamenin kabulüyle birlikte eski milletvekilleri "16 yaşındaki Yasin Börü ve arkadaşlarının da arasında bulunduğu 37 kişinin öldürülmesi, devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak" gibi suçlardan yargılanıyor.
Kobani olayları nasıl başladı?
IŞİD, Eylül 2014'te PYD'nin kontrolündeki köylere saldırmaya başladı, Aralık ayına kadar 350'yi aşkın köyü ele geçirdi. Saldırılardan kaçan 150 bini aşkın Kobani sakini, sınırın karşı tarafındaki Suruç ilçesine sığındı.
Türkiye'de bu dönemde, kamuoyunda "çözüm süreci" olarak bilinen süreç devam ediyordu.
IŞİD, Ekim ayında Kobani'de ciddi bir ilerleme kaydetmeye başlayınca, Türkiye'nin farklı kentlerinde "Kobani'ye destek" eylemleri başladı.
HDP yetkilileri krizin başından itibaren Türk yetkilerle çeşitli görüşmelerde bulundu.
HDP'lilerin en önemli taleplerinden biri, Suriye'nin kuzeyindeki diğer bölgeler ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) üzerinden gelecek askeri yardımın ulaşması için Türkiye toprakları üzerinden Kobani'ye bir koridor açılmasıydı
6 Ekim 2014'te HDP Genel Merkezi, Kobani'yle ilgili olarak Twitter üzerinden paylaştığı bir mesajla sokak protestosu çağrısı yaptı.
Bunun ardından önemli bir bölümü Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki kentlerinde olmak üzere, Türkiye çapında kitlesel sokak eylemleri başladı.
IŞİD saldırılarının yoğunlaşması üzerine YPG'ye destek gitmemesi halinde Kobani'nin IŞİD tarafından ele geçirileceğinin tehdidi üzerine 4 Ekim'de PYD Eş Başkanı Salih Müslim, diğer Kürt kantonlarındaki silâhların Kobani'ye Türkiye toprakları üzerinden aktarılması için koridor açmasını talep talebinde bulundu.
6 Ekim'de HDP Genel Merkezi, Kobani'yle ilgili olarak Twitter üzerinden paylaştığı bir mesajla sokak protestosu çağrısı yaptı.
HDP ve Demokratik Bölgeler Partisi'nin (DBP) çağrısıyla, 6 Ekim'de twitter üzerinden paylaştığı bir mesajla sokak protestosu çağrısı yaptı; üç gün süren eylemler, Doğu ve Güneydoğu kentlerinde ve Türkiye çapında kitlesel sokak eylemleri başladı.
Yetkililere göre 35 il ve 96 ilçede yaşanan olaylarda 37 kişi yaşamını yitirdi, 326'sı güvenlik görevlisi 761 kişi de yaralandı.
İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) hazırladığı rapora göre 7-12 Ekim 2014 tarihleri arasında ülke genelinde 46 kişi yaşamını yitirdi.
Kobani olaylarında 197 okulun yakıldığı, 269 kamu binasının tahrip edildiği, 1731 ev ve işyerinin yağmalandığı ve 1230 aracın da zarar gördüğü duyuruldu.
2014 yılında olaylarla ilgili başlayan soruşturma 2021 yılında davaya dönüştü.











