Almanya'dan savunma işbirliği mesajı: 'Bizim açımızdan sınırlama yok'

SArışın mavi gözlü bir adam, çeşitli Avrupa ülkelerinin bayrakları önünde duruyor

Kaynak, Neil Hall/EPA/Bloomberg /Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul 17 Ekim'de Ankara'da olacak.
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Unvan, Ankara
  • Okuma süresi: 4 dk

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul 17 Ekim Cuma günü Ankara'da Hakan Fidan ile görüştü.

Görüşmenin ardından yapılan ortak basın toplantısında Wadephul, Almanya'nın Türkiye ile savunma alanında işbirliğini geliştirmeyi istediğini söyledi.

Türkiye'nin güvenilir bir NATO müttefiği olduğunu söyleyen Wadephul, "Almanya NATO müttefiğiyle işbiliği içinde olmayacaksa kiminle olacak?" diye sordu.

"Almanya açısından sınırlama yok tam tersine her alanda Türkiye ile işbirliği içinde olmak istiyor" diye ekledi.

Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine yönelik başlattığı askeri harekâtın ardından Alman hükümeti 2019 yılında Türkiye'ye silah ihracatını durdurma kararı almıştı.

Ülke, 2016 yılından itibaren bu konuda sınırlayıcı bir çizgi izlediğini açıklamıştı.

Ancak son dönemde bu durumun değişebileceğine dair gelişmeler de yaşandı.

Almanya 23 Temmuz'da Türkiye'ye Eurofighter jetlerinin teslimatını onayladığını açıkladı.

Böylece uzun bir gecikmenin ardından savaş uçaklarının satışının önünü açtı.

17 Ekim'de düzenlenen ortak basın toplantısında Almanya Dışişleri Bakanı, savunmayla birlikte Türkiye'nin AB ve NATO ile ilişkilerinin güçlendirilmesini istediklerini söyledi.

Gümrük Birliği'nin güncellenmesini ve Türkiye'nin vize serbestisini desteklediklerini belirtti.

Hakan Fidan da, görüşmede bu konularla birlikte Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in yakında Türkiyeyi ziyaretinin öngörüldüğünü belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapacakları toplantının ön hazırlığını da yaptıklarını belirtti.

Neler bekleniyordu?

Toplantının önemli başlıkları arasında 40 adet Eurofighter savaş uçağının satışı ile Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin 150 milyar euro'luk savunma sanayiini destekleme programına katılımı da yer alıyordu.

Berlin'in Türkiye'nin programa katılımına karşı çıkan Yunanistan'ı ikna etmeye çalıştığı kaydediliyordu.

Türk Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre görüşmede ticari ve ekonomik ilişkiler, savunma sanayinde işbirliği, enerji ve maden konularında stratejik işbirliği, Türkiye-AB sürecinde gelinen noktanın yanı sıra Gazze, Ukrayna ve Suriye konularının ele alınması bekleniyordu.

SAFE nedir?

Toplantının en önemli gündem maddelerinden biri AB'nin savunma sanayi üretimini desteklemek amacıyla yaşama geçirdiği ve kısaca SAFE olarak bilinen 150 milyar euro büyüklüğündeki finansal projeydi.

Kaynaklara göre Fidan, özellikle SAFE programına katılım konusunu gündeme getirecek ve Alman Dışişleri Bakanı'na bu kapsamda işbirliği çağrısında bulundu.

AB, savunma tedarikine harcanmak üzere üye ülkelere 150 milyar euro'luk fon sağlanmasını öngören SAFE Tüzüğü'nü 27 Mayıs'ta kabul etti.

Tüzük, belli koşullar altında AB üyesi olmayan ülkelerin de fona başvuru yapmalarına olanak sağlıyor.

Yunanistan, Türkiye'nin SAFE programından yararlanmasını veto ediyor.

Yunanistan Dışişleri Bakanlık Sözcüsü Lana Zochiou,Türkiye'nin 1995'te aldığı Yunanistan'ın karasularını 12 mile çıkartması durumunu savaş nedeni sayacağına ilişkin kararın geri çekilmemesi durumunda vetonun süreceğini söyledi.

Karanlık bir salonda sahnede savaş jeti var. Arkada ingiltere, İspanya, İtalya, Almanya bayrakları asılı

Kaynak, Richard Baker/In Pictures Ltd./Corbis /Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Alman hükümeti İngiltere, İspanya ve İtalya ile ortak üretilen Eurofighter savaş uçaklarının satışı konusunda yeşil ışık yakmıştı.

Türkiye, SAFE programına katılabilmek için Avrupa Komisyonu'na başvuru yapan ülkeler arasında.

Ancak AB üyesi olmayan ülkeler, SAFE'den yararlanabilmek için AB ile güvenlik anlaşması yapmak durumundalar.

Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan'la yaşanan sorunlar nedeniyle henüz bu anlaşmayı yapmadı.

Buna rağmen, son dönemde savunma sanayinde yaptığı atılımlarla dikkat çeken ve Avrupa'nın savunması için gerekli üretimi yapabilecek kapasitesinden dolayı AB içinde birçok ülke Türkiye'nin bu programda yer almasını destekliyor.

Giderek artan Rusya tehdidine karşı kıta güvenliğini önceleyen Brüksel'de Türkiye ile daha fazla işbirliği yapma eğilimi gözleniyor.

SAFE'den yararlanmak için başvuru son günü ise 30 Kasım.

Berlin, Yunanistan vetosunu aşmak için devrede

Almanya'nın Atina'nın vetosunu aşmak için devreye girdiği Yunanistan basınında geçen günlerde sıkça yer aldı.

Alman Dışişleri Bakanı Wadephul'un 13 Ekim'de Atina'ya yapması gereken ziyaret, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis'in Başbakan Kyriakos Mitsotakis ile Şarm El-Şeyh'te düzenlenen Gazze barış zirvesine katılımı nedeniyle son anda ertelenmişti.

Wadephul, Gerapetritis ile görüşemedi ama Yunan basınına verdiği kapsamlı röportaj Almanya'nın bu konuya ilişkin bakışını ortaya koydu.

Alman Bakan, Türkiye'nin SAFE'e katılımı konusundaki soruya, "AB'nin kendini savunabilmesi için güçlü bir endüstriyel temele gereksinimi var. SAFE, buradaki eksikliğin giderilmesine yardımcı olabilir" yanıtını verdi.

Wadephul, "Avrupa'daki güvenliğimiz NATO'nun uyumuna bağlı" sözleriyle ittifakın rolünü öne çıkarırken, Türkiye'ye Eurofighter satışına verilen onayın da NATO'nun kollektif güvenliği ile ilgili olduğunu kaydetti.

Ankara'dan NATO vurgusu

Ankara'da güvenlik başlığı altında gündeme gelmesi beklenen konular arasında yeni Avrupa güvenlik mimarisinin oluşumu da yer alıyordu.

ABD'de Trump yönetiminin iktidara gelmesiyle alevlenen tartışma, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal girişiminin başta Doğu Avrupa ve Baltık ülkeleri olmak üzere tüm kıtada güvenlik sorunları yaratmasıyla derinleşti.

Fidan'ın 17 Ekim'deki görüşmede Avrupa'da oluşturulacak güvenlik stratejilerinin "NATO şemsiyesi altında eş güdüm halinde yürütülmesi" gerektiğine vurgu yapacağı kaydediliyordu.

Türkiye, Avrupa güvenliğinin korunmasının temel sütununun NATO olduğunu vurguluyor ve AB üyesi olan NATO ülkelerinin Türkiye gibi AB üyesi olmayan ülkeleri dışlamasının yaratacağı olumsuzluklara dikkat çekiyor.

Avrupa'nın güvenliği konusunun SAFE başta olmak üzere savunma sanayi projeleriyle de bağlantısı olması Türkiye açısından konuyu daha da önemli kılıyor.