Kartalkaya davasının ilk beş gününde sanıklar ne savunma yaptı?

Mahkeme salonunun önünde posterler
    • Yazan, BBC Türkçe
    • Unvan, Londra
  • Okuma süresi: 9 dk

Bolu Kartalkaya'da 36'sı çocuk 78 kişinin öldüğü yangının duruşmasında ilk hafta geride kaldı.

19'u tutuklu olmak üzere 32 sanık, duruşmanın ilk beş gününde mahkeme heyeti karşısında savunma yaptı.

Çapraz sorguları da yapılan sanıkların hepsi kendilerine atılan olası kastla öldürme ve olası kastla yaralama suçlamalarını reddetti.

Davanın 12 Temmuz'da yapılan ilk duruşmasının 6'ncı celsesinde Bolu 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi, tutuksuz yargılanan 4 sanığa 4 ay ev hapsi adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ile İsmail Karagöz, FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu, resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin için ev hapsi şartını içeren adli kontrol hükümleri uygulanmasına, itfaiye eri İrfan Acar hakkında "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol kararının uzatılmasına karar verdi.

BBC Türkçe, sanıkların ifadelerini ve duruşmanın ilk beş gününde salonda yaşananları derledi.

Beşinci günde otel sahibine tepki

Duruşmanın beşinci gününde davanın bir numaralı sanığı Halit Ergül savunma yaptı.

Gazeteci Emrullah Erdinç'in aktardığına göre müşteki avukatları çapraz sorguda Ergül'e Turizm Bakanlığı çalışanlarının Grand Kartal Otel'i denetlemeye geldiklerinde para verip vermediklerini sordu.

Ergül, avukatın "Niye ücretsiz ağırladınız? Bir şirinlik mi, rüşvet mi?" sorusuna Ergül, "Hayır, fatura kesilip kesilmediğini bilmiyorum" yanıtını verdi.

Ergül, başka bir müşteki avukatının konuyu tekrar sorması üzerine "Ücret almadık diye kusurlarımızı görmezden geleceklerini mi düşünüyorsunuz?" dedi.

Otel sahibi ayrıca yangın eğitimi ve alınması gereken önlemlere dair de sık sık "olması gerektiğini bilmiyorduk" ve "yoktu" cevapları verdi.

Ergül'ün sorgusu sırasında mağdurlar ve sanık avukatları arasında gerginlik çıktı.

Salonda bulunan mağdur yakınları ayağa kalkarak "Katil Halit!" sloganları attı.

Ergül'ün ardından kürsüye Bolu Belediyesi İtfaiyesi'nden sanık İrfan Acar çıktı.

Acar, savunmasına başladıktan kısa süre sonra fenalaştı. İlk yardım ekipleri sanığa müdahale etti.

Daha sonra savunmasına devam eden Acar, iddianamede bahsi geçen eksikleri denetimi sırasında tespi ettiğini ve ilgili müdürlüğe bildirdiğini söyledi.

Acar, "Bu eksiklikleri müdürlüğe bildirdim. Dilekçenin iptal edildiğini ise sonradan öğrendim" diye konuştu.

'Savunma yapmayı zul görüyorum'

Duruşmanın beşinci günü Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürü Kenan Coşkun da savunmasını yaptı.

Sanık, yangın gecesi söndürme ve kurtarma operasyonlarında görev aldığını ve yaralandığını söyledi.

"Sorumluluğum olup olmadığı ile ilgili savunma yapmayı zul görüyorum" ifadelerini kullanan Coşkun, "Otel belediye mücavir alan dışındadır denetim görevi bile bizde değildir. Bu bile yeterliyken 2 bin yılla yargılanıyorum" diye konuştu.

Aynı gün Bolu Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Sedat Gülener kürsüye çıktı.

Gülener, denetim sürecindeki ihlal iddialarına şu yanıtı verdi:

"Mücavir alan dışında olduğu için turizm tesislerini denetleme yetkimiz yok talep üzerine yapıyoruz. Talep olduğu zaman bunu yapıyoruz. Benim bu denetimleri, formları görmem ve risk analizinde bulunma şansım yok."

Tutuklu sanık ayrıca şu ifadeleri kullandı:

"Grand Kartal Otel'deki eksiklerin olduğu yönünde hazırlanan denetim formundan haberim yok. Benim sadece rapor haline geldiğinden haberim olur. Ben kimseyle dilekçenin iptali konusunda konuşmadım."

Dördüncü gün gerilim ile bitti

Duruşmanın 10 Temmuz'da görülen dördüncü günü oturumunda Halit Ergül'ün de aralarında olduğu sanıklar savunma yapmıştı.

Ergül savunmasında sorumluluğu mutfak personeline atan ifadeler kullandı.

Yangın gecesi şirketin bir diğer oteli olan Gazelle Otel'de bulunduğunu söyleyen Ergül, saat 03.30 civarında eşinin kendisini aradığını ve "Halit çok kötü, yanıyoruz!" diye feryat ettiğini anlattı.

Halit Ergül bir saat sonra otele ulaştığında alevlerin her yeri sardığını gördüğünü söyledi.

Ergül, "300 personelden birinin hatasını burada hepimiz çekiyoruz" dedi.

Ayrıca otele gaz hizmeti sağlayan firmayı suçladı. Yılda iki kez yapılması gerektiğini söylediği denetimin yapılmadığını öğrendiğini söyledi.

Personelin "yangın eğitimi almadık" şeklinde ifadeleri de Ergül'e soruldu.

Ergül'ün "Ben de yıkıldım" şeklindeki ifadesi aileler ve yakınların tepkisini çekti.

Otel sahibi Ergül, geri çekilen itfaiye raporu ile ilgili sorulara da yanıt verdi.

Ergül, eksiklerin kendisine "müracaat hatası" olarak aktarıldığını söyledi.

Duruşma salonu dışındaki bekleme alanından bir fotoğraf. Üzerinde "Lalin ve Ceren'i hiç unutmayacağız" yazılı bir pankart gözüküyor.
Fotoğraf altı yazısı, Mağdur yakınları duruşmayı salonun dışındaki alandan takip ediyor.

Halit Ergül'den önce tutuklu yargılanan eşi Emine Mürtezaoğlu Ergül savunma yaptı.

Grand Kartal Otel Yönetim Kurulu Başkanvekili olan Ergül kozmetik konularla uğraştığını söyledi ve "Otelin tüm yönetimini eşim yapardı" dedi.

Yangın gecesi kendisinin de "şans eseri kurtulduğunu" söyleyen Emine Ergül, "Gelen evrakları imzalardım, ama otelde fiilen hiçbir yetkim yoktu" dedi.

10 Temmuz'da Halit Ergül'ün ifadesi alınırken salonda tansiyon yükseldi, müşteki avukatlarından 8 yakınını kaybeden Yüksel Gültekin ile Ergül'ün avukatı arasında tartışma çıktı.

Bu sırada Ergül'ün kızı tutuklu sanık Ceyda Hacıbekiroğlu'nun eşi ve mağdur aileler arasında da tartışma çıktı.

Salonun karışması üzerine Hacıbekiroğlu'nun eşi salondan çıkarıldı ve duruşmaya ertesi sabaha kadar ara verildi.

Üçüncü gün ifadeleri

Duruşmanın 9 Temmuz'da görülen üçüncü gün oturumunda sanık kürsüsüne son olarak otel sahibi Halit Ergül'ün kızı Ceyda Hacıbekiroğlu çıktı.

Grand Kartal otelin yönetim kurulu üyesi olan Hacıbekiroğlu, otelde yetkisi olmadığını ve sömestr tatil için orada bulunduğunu söyledi.

Hacıbekiroğlu, yangın sırasında garajdan araçların çıkartılması hakkında "Kayak hocası, yangın garaja sıçrarsa daha büyür diye söyledi, araçların çekilmesini istemiş" ifadelerini kullandı.

Araçların çekilmesi mağdur ve aileler tarafından defalarca eleştirilmişti.

Yönetim kurulu üyesi, savunmasında şunları söyledi:

"Bu otel açıldığında yedi yaşındaydım. Beş kişilik yönetim kurulu şartı olduğu için beni de yönetim kurulu üyesi yaptılar. Evliyim, iki çocuğum var... Tutuklanmam çocuklarımda travma yarattı."

Hacıbekiroğlu'nun bu sözleri mağdur ve ailelerden sert tepki çekti.

Hacıbekiroğlu'ndan önce Otel Müdürü Zeki Yılmaz savunmasını yaptı.

Yılmaz, adına düzenlenen eğitim belgeleri ve acil durum planlarından haberi olmadığını savundu.

Yılmaz'ın savunması sırasında duruşma salonunda gerginlik çıktı. Sanık, sözlerine "başınız sağ olsun" diyerek başlamak istedi ancak mağdurlar ve ailelerden "Biz katillerden başsağlığı istemiyoruz" tepkisi geldi.

Zeki Yılmaz, savunmasında ve sorgulama sırasında birçok soruya "bilgim yok" yanıtını verdi.

Yılmaz ayrıca iddianamede yer alan bir ifadede "Kimseyi uyandırmayın, yangını içeride söndürelim" dediğini reddetti.

Sanığa polise verdiği ifade ve savunmasındaki çelişkiler de soruldu. Bu soruya cevaben "polis ifademi kabul etmiyorum" dedi.

Yılmaz çapraz sorgu sırasında otelin cirosu ve gecelik oda fiyatı gibi sorulara "hatırlamıyorum" yanıtını verdi.

Muhasebe Müdür Yardımcısı Mehmet Salun, savunmasında imza yetkisi bulunmadığını, birçok konuda bilgisi olmadığını ve otelde yapılan denetimlere geçmeyen eksikliklerden haberi olmadığını söyledi.

Üzerine atılan tüm suçları reddeden Salun, Gazelle Otel'de muhasebeci olduğunu ve yangına Grand Kartal Otel'in 10'uncu katında yakalandığını söyledi.

Duruşmanın ilk günü paylaşılan fotoğrafta ön tarafta İstanbul barosundan yöneticiler cübbeleri ile görülüyor. Arka sıralarda Özgür Özel ve Ümit Özdağ yan yana oturuyor.

Kaynak, x/drzelihaaksaz

Fotoğraf altı yazısı, CHP Parti Meclisi üyesi Zeliha Aksaz Şahbaz duruşmanın ilk günü (7 Temmuz) bu fotoğrafı paylaştı.

Muhasebe Müdür Yardımcısı Salun, arada Grand Kartal'da da çalıştığını, ancak yakın zamanda otelde yangın tatbikatı yapılmadığını belirtti.

Sanık, denetleme raporlarından birinde neden imzası olduğu sorusuna denetimlerde yer almadığını ve belgeleri imzalamadığını söyleyerek yanıt verdi.

Ayrıca Halit Ergül'ün damadı Emir Aras'ın "Çalışanlarım eksikleri giderme yetkisine sahiptir" ifadelerini de yalanladı.

'Yangın raporu yoksa otelin kapatılması gerekirdi'

8 Temmuz'da hakim karşısına çıkan Bolu İl Özel İdaresi Eski Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, yangın raporu olmaması durumunda rapor alınana kadar otelin kapatılması gerektiğini söyledi.

Özel'in ardından kürsüye çıkan Grand Kartal muhasebe personeli Cemal Özer, itfaiye denetiminde çıkan eksikleri Emir Aras'a bildirdiklerini söyledi.

Özer ifadesinde Aras ile geçen diyaloğu şöyle anlattı:

"Emir Bey'e eksiklikleri tek tek anlattık. Raporu inceledi ve 'Tamam, ben Kadir Özdemir ile konuşurum' dedi. Ama sonra bize kızdı ve 'Başımıza iş açtınız' dedi."

Duruşmanın ikinci günü savunmasını yapan Grand Kartal Otel Muhasebe Müdürü Kadir Özdemir, Gazelle Otel'de çalıştığını ve Grand Kartal Otel'in yöneticisi olmadığını söyledi.

Özdemir, otelde açılması planlanan kafenin adının White Fox (Beyaz Tilki) olduğunu, bu ismin anlaşılması zor olacağı için belediyeye yapılan ruhsat başvurusunda otelin adını yazdığını söyledi.

Sanık, Emir Aras'ın kendisini arayarak "2007'den beri çalışma belgemiz zaten var. Neden oteli yazdınız? Eksikleri gideremeyiz, başvuruyu iptal edin" dediğini, bunun üzerine başvurunun geri çekildiğini belirtti.

 22 Ocak'ta Gran Kartal Otel'n girişinde kurtarma görevlileri üzgün görünüyor

Kaynak, Ozan Köse/AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 21 Ocak 2025'teki yangından bir gün sonrası 22 Ocak'ta Gran Kartal Otel'n girişi

Özdemir'in ardından otelin doğal gaz sisteminden sorumlu Doğan Aydın savunmasını yaptı.

Aydın, 2021'den beri otelde çalışmadığını belirtti ve "Mevcut sistemde gaz alarmı vardı; eğer gaz kaçağı varsa alarm devreye girerdi" dedi.

Gaz tesisatı teknik servis sorumlusu Muharrem Şen de benzer şekilde iddianamedeki suçlamaları reddetti ve yalnızca kurulu LPG sistemini kontrol ettiğini söyledi.

Şen, "Olayda LPG kaçağı olsaydı patlama meydana gelirdi... Alarmın devreye girmemesi, LPG kaçağının olmadığını gösteriyor" diye konuştu.

Aynı gün iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan ve Kübra Demir de kürsüye çıktı.

İki isim de kendilerine yönelik suçlamaları reddetti ve Grand Kartal Otel'de çalışmadıklarını savundu.

'Fiilen genel müdürlük görevim yok'

Duruşmanın ikinci gününde hakim karşısına otel sahibi Halit Ergül'ün damadı Emir Aras çıktı.

Hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyen Aras'a mağdurlar "Katil" diyerek tepki gösterdi.

Aras, genel müdür sıfatını yalnızca silah ruhsatı almak için kullandığını, fiilen genel müdürlük görevi olmadığını söyledi.

Yangın gecesi otelde yaşadıklarını anlatan Aras, "Bilerek ve isteyerek, olası kastla suç işlediğimi kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

Aras'ın sorgusu sırasında müşteki avukatlarından biri "Yangın raporundaki eksikliklerin giderilmesi ne kadar tutar? Bu tutar, hayatını kaybeden insanların canından daha mı değerliydi?" diye sordu.

Sanık, bu soruyu "Ben otel müdürü değilim. Turizm Bakanlığı tarafından denetlendik. Tasarruf yapma şansım yoktu" diye yanıtladı.

Aras'a ayrıca garajdaki otomobillerin çıkartılması talimatı verilip verilmediği de soruldu. Sanık, böyle bir talimat vermediğini söyledi.

Aras, "21 Ocak'a kadar neden eksiklikleri düzeltmediniz?" sorusuna ise "Ben yapılmasını söyledim, yapmamışlar" yanıtını verdi.

Diğer sanıklar ne söyledi?

Kartalkaya duruşması 7 Temmuz'da Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir'in savunmasıyla başladı.

Hayatını kaybedenlere baş sağlığı dileyerek sözlerine başlayan Demir'in elleri ve sesi titredi.

Demir'e bilirkişi raporu kapsamında Kadir Özdemir ve Sedat Gülener ile yaptığı görüşmeler soruldu.

Genel müdür, Bolu Belediyesi Başkan Yardımcısı Sedat Gülener'i arayarak itfaiye raporunun hazırlanma süreci için ricacı olduğunu söyledi.

Yönetici, savunmasında raporun içeriğine vakıf olmadığını, yalnızca Kadir Özdemir'den gelen rica üzerine Gülener'e ulaştığını savundu.

Müşteki avukatları Demir'in savunmasını çelişkili bulduklarını beyan etti. Bu süreçte müşteki ve sanık avukatları arasında tartışma çıktı.

Daha sonra Grand Kartal Otel'e "Sürdürülebilir Turizm Sertifikası" veren FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi çalışanı Aleyna Beşinci ve şirket yöneticisi Ali Ağaoğlu kürsüye çıktı.

İki isim de Grand Kartal Otel'deki fiziki denetimlerinin sürdürülebilirlik ile sınırlı olduğunu savundu. Yangın önlemleri ve acil durum planlarına yönelik "derinlemesine denetleme yetkisinin" kendilerinde olmadığını vurguladı.

Müşteki avukatları, Aleyna Beşinci ve FQC şirketinin denetim raporu kapsamında sorumluluklarını yerine getirmediğini ve eksik denetim yaptığını iddia etti.

21 Ocak 2025'te yanan Grand Kartal Otel.

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 21 Ocak 2025'te yanan Grand Kartal Otel.

İlk gün savunmalarını yapanlar arasında teknisyenler Bayram Ütkü, Tahsin Pekcan ve Hüseyin Özer de vardı.

Ütkü, yangın sırasında otelin 3'üncü katındaki personel odasında kaldığını söyledi.

Teknisyen, yangın sırasında garajdan çıkış yaptığını, bu süreçte garajdaki mazot tankını ve otelin dışındaki LPG vanasını emniyet amacıyla kapattığını söyledi.

Müşteki avukatları, Ütkü'nün şalterleri indirmesinin uyarı sistemlerinin kapanmasına yol açtığını ve bunun mağdurların kurtulmasını zorlaştırdığını iddia etti.

Tahsin Pekcan, elektrik sorumlusu olup olmadığı sorusuna "Herkes suçu üzerime atmaya çalışıyor. Benim öyle bir vasfım yok. Sadece bir servis elemanıyım, kimseye talimat verme yetkim yok" yanıtını verdi.

Ütkü ve Pekcan'ın ardından kürsüye çıkan teknisyen Hüseyin Özer, kendisinin ya da birlikte çalıştığı personelin iş güvenliği eğitimi almadığını kaydetti.

Özer, yangın söndürme ve algılama sistemlerine bakım yapılmadığını bilmediğini belirtti ve kendisine herhangi bir eksik bildirilmediğini söyledi.

Özer ayrıca "Yangın paneline bakım yapmadık, sadece video istendi. Biz de video çekip muhasebe birimine gönderdik" ifadelerini kullandı.

'Yetkim, sorumluluğum yok'

İlk gün savunma yapan Bolu Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, kendisine sorulan sorulara "yetkim yok" ve "sorumluluğum yok" yanıtlarını verdi.

Bal, otele verilen ruhsattan sorumlu olmadığını ve bu yüzden kusurlu bulunmaması gerektiğini söyleyerek kendini savundu.

İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan otele ruhsatın 2007'de verildiğini ve belge sahibinin değişmemesi durumunda ruhsat almasına gerek olmadığını vurguladı.

"Turizm işletme belgesi nihai belgedir" ifadelerini kullanan Erdoğan, otelin alt kısmında açılmak istenen restoran hakkında şunları kaydetti:

"Bir firma otelin içinde lokanta açmak istediğini söyledi, belgeleri istedik. Lokanta otelin içindeyse tüm otel için itfaiye raporu alınması gerektiğini söyledim. Evraklar geldi fakat itfaiye raporu tüm otel için değil, sadece lokanta için alınan rapordu ve ben ruhsatı vermedim. Sorumluluğu kesinlikle kabul etmiyorum."

Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, yasa gereği Grand Kartal Otel'e ruhsat verme yetkisinin İl Özel İdaresi'nde olduğunu söyledi.

Ruhsatın 2021'de alındığını kaydeden Köstereli, alanında uzman personel eksikliğinden dolayı otelde yangın denetimi yapılmadığını kaydetti.