DEM Parti'li Beştaş: 'İmamoğlu süreci Öcalan'ın çağrısına sabotaj'

Meral Danış Beştaş

Kaynak, Meral Danış Beştaş

Fotoğraf altı yazısı, Meral Danış Beştaş
Okuma süresi: 5 dk

DEM Parti Erzurum Milletvekili ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla ilgili BBC Türkçe'ye konuştu.

Beştaş, tüm bu gelişmelerin, İmralı görüşmeleriyle başlayan sürece karşı bir sabotaj olduğunu düşündüğünü söyledi.

Beştaş, ''Kendi adıma şunu söylemek isterim ki bu adımlar birer sabotaj; görüşmelere, diyaloğa, sayın Öcalan'ın 27 Şubat çağrısına bir sabotaj ve biz bu sabotajları boşa çıkarmak için çalışıyoruz, çözüm için çalışıyoruz" dedi.

İmamoğlu'nun "absürt delillerle tutuklanmasının bir izahı olmadığını" söyleyen Beştaş, "Bu tutuklama kararını da kesinlikle kabul edilemez buluyoruz" dedi.

Beştaş, DEM Parti'nin İmamoğlu sürecinde sessiz kalındığı yönündeki eleştirileri de reddetti:

"Bu tepkileri değerlendirme ihtiyacı bile bulmuyorum çünkü basına ve kamuoyuna yansıyan haberlerden bile bizim nerede durduğumuz çok bellidir."

Hukuksuzluğa, antidemokratik uygulamalara ve sivil ve siyasi müdahalelere hiçbir zaman sessiz kalmadıklarını ifade eden Beştaş, ilk günden itibaren gerekli tepkileri verdiklerini söyledi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP lideri Özel'e Saraçhane'de bir destek ziyareti yaptı

Kaynak, CHP

Fotoğraf altı yazısı, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 23 Mart'ta CHP lideri Özel'e Saraçhane'de bir destek ziyareti yaptı

Beştaş, "Biliyoruz ki Kürtler en çok ötekileştirilen, vurulan kesim olageldi. Kimse Kürt toplumunun demokrasi ve barış mücadelesini sorgulamasın, böyle bir hakları yoktur" dedi.

'Kürt halkının kafasındaki sorular artırıyor'

Beştaş, İmamoğlu sürecinin "önceden planlandığı" görüşünü dile getirdi:

"Tutuklama gerekçesinde kaçma ve delilleri karartma şüphesi gösteriliyor. Bunun karşılığı olmadığını hepimiz biliyoruz, bunu yazanlar da biliyor.

"Diplomanın iptal edilmesi, Nevruz sürecinde gözaltına alınıp, CHP'nin sandıkları kurduğu 23 Mart'ta tutuklanması oldukça manidar ve tüm bunların önceden planlandığını gösteriyor. Tarihler ve dönemeçler siyasi bir mühendislik olarak karşımıza çıkıyor.

"Nevruz'da milyonlarca Kürt ve Ortadoğu halkları barış talebini ve umudunu yükseltirken böyle bir uygulama demokrasi inancına zarar vermiştir. Kürt halkı açısından da kafalardaki soruları artırıyor."

DEM Parti'nin 23 Mart'ta İstanbul Yenikapı'da yaptığı Nevruz şenliği

Kaynak, DEM Parti

Fotoğraf altı yazısı, DEM Parti'nin 23 Mart'ta İstanbul Yenikapı'da yaptığı Nevruz şenliği

İstanbul'u, Türkiye'nin en büyük Kürt şehri olarak tanımlayan Beştaş, Kent Uzlaşısı'nın "terör" suçu kapsamına alınmasıyla da "Kürtlerin oy verme hakkının sorgulandığını" yorumunu yaptı.

Beştaş, şöyle devam etti:

"Kürtlerle Türklerin yan yana olması, birlikte mücadele etmesi, Kürt meselesinin çözümünde olumlu yönde tutum alınması demek ki arzu edilmiyor, bu sonucu çıkartmak mümkün.

"Ama milyonlarca insan bunun karşısında barış ve demokrasi talebini yükseltiyor. Bizim durduğumuz yerden, biz barış ve demokrasi ısrarından katiyen vazgeçmeyeceğiz.

"Çok tarihsel bir dönemeçteyiz. Son çözüm sürecinden bu yana on yıl süre içinde yeni bir olanağın ortaya çıktığı, güçlü bir sinerjinin ortaya çıktığı bir dönemde bunu bırakmama kararlılığındayız. Biz barış ve demokratik toplum mücadele ısrarımızı, bu uygulamalara da karşı durarak devam ettireceğiz."

Mansur Yavaş'ın sözleri nasıl değerlendirildi?

22 Mart'taki Saraçhane protestosunda Mansur Yavaş'ın sözleri de tartışma yarattı.

Yavaş buradaki konuşmasında Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarında sallanan bazı bayrakları "bana göre paçavra" sözleriyle tarif etti.

İstanbul ve Diyarbakır karşılaştırması yapan Yavaş, oradaki polisin göstericilere pamuk şeker dağıttığını, İstanbul'daki polisin ise müdahale ettiğini savundu.

DEM Parti yetkilileri bu ifadelere tepki gösterdi. Mansur Yavaş ise gelen tepkilere cevaben "Gösteri hakkına yönelik çifte standardı eleştirdim" ifadesini kullandı.

Mansur Yavaş'ın sözleri DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın Saraçhane ziyaretinde gündeme geldi.

Özel soruya yanıt vererek "Partinin bu konudaki mesajı, Genel Başkanı'nın ağzından duyduğunuz mesajdır" dedi.

Sonrasında da Saraçhane'de akşam yapılan protestoda Mansur Yavaş'ın ismini vermeden, "Bu kürsüde, bu meydanda beş gündür çok konuştuk. Çok söz hatasız olmaz. Her kim bu kürsüden konuştuysa, söylediği bir söz kimi kırdıysa ondan helallik istemek partinin Genel Başkanı adına bendedir. Bütün Kürt kardeşlerimin Nevruzunu bir kez daha kutluyorum" dedi.

DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, Mansur Yavaş için"Faşo" ifadesini kullandı.

BBC Türkçe'ye konuşan Meral Danış Beştaş da bu ifadeleri "ırkçı yaklaşımlar" olarak niteledi:

"Mansur Yavaş ve benzeri kişilerin yaptığı konuşmalar ırkçı yaklaşımlardır. Kürt çocuklarına şeker dağıtılmasını bile sorun olarak gören, ayrımcılığı bu düzeyde ifade eden bir yaklaşımın karşısındayız.

"Bence bu aynı zamanda CHP'nin de sorunudur. Nevroz döneminde kendi büyükşehir belediye başkanlarının bu ırkçı yaklaşımına karşı onların da bir çift lafı olacaktır. Çünkü bunu kabul edilemez buluyoruz."

DEM Parti'nin 21 Mart'ta Diyarbakır'da yaptığı Nevruz Şenliği

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, DEM Parti'nin 21 Mart'ta Diyarbakır'da yaptığı Nevruz Şenliği

Diyarbakır'daki Nevruz'da Abdullah Öcalan'ın bir mesajının yayınlanması bekleniyordu ama bu gerçekleşmedi.

Tüm bu gelişmelerin İmralı ile devam eden görüşmeleri nasıl etkileyeceği sorusuna Beştaş şu yanıtı verdi:

"Bir tıkanma olduğunu söyleyemem çünkü bir bu konuda her anlamda çalışmalarımızı sürdüyoruz, barışı inşa etmeye kararlıyız. Önümüzdeki günlerde tabi ki bu tartışma, süreç, diyalog devam edecektir buna inanıyorum. Ama birileri ilk günden beri bu görüşmelerden rahatsız.

"Sürece ve görüşmelere dair çağrı çok güçlüydü ve toplum tarafından. Uluslararası arenada ve her yerde sahiplenildi. Öcalan'ın kendi örgütü tarafından da kabul edilen bir atmosferden söz ediyoruz. Bu sabotaj girişimlerini ve provokasyonları boşa çıkarmak gibi bir görevimiz var."

Yavaş: 'Gösteri hakkına yönelik çifte standardı eleştirdim'

Mansur Yavaş Saraçhane'deki sözleriyle ilgili 24 Mart'ta bir açıklama yayımladı. Yavaş, konuşmasının "çarpıtılarak siyasallaştırılmaya çalışıldığını" savundu.

Yavaş X hesabından yaptığı açıklamada, "Polisin bir mitingde sergilediği müsamahanın, İstanbul Saraçhane'de ya da Ankara Kızılay'da gösterilmemesini ve gençlerimize biber gazı, tazyikli suyla müdahale edilmesini eleştirdim. Bu eleştirimiz, anayasal haklara yönelik farklı muameledir. Biz, herkese eşit uygulama istiyoruz" dedi.

"Kürt kardeşlerimizi terörle aynı kefeye koyan anlayışa hep karşı durdum. Bugün de aynı noktadayım.

"Bu toprakları var eden her bir vatandaşımız gibi Kürt yurttaşlarımız da başımızın tacıdır" diye ekledi.

X paylaşımını geçin
X içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.

X paylaşımının sonu

Erdoğan: 'Pamuk şeker üzerinden hamaset'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 24 Mart Pazartesi günkü kabine toplantısı ardından yaptığı açıklamada, Mansur Yavaş'ın sözlerini hedef aldı.

Erdoğan, bu yılki Nevruz kutlamalarıyla ilgili olarak "olaysız gerçekleştirilmesini milletimizin birliği ve dirliği adına çok anlamlı buluyoruz" dedi.

Saraçhane eylemlerini kastederek de "Emniyet güçlerimize baltayla, havai fişekle, yanıcı asitle, taşla, sopayla saldıran sokak teröristlerine kucak açanlar, polisimizin çocuklara pamuk şeker ikram etmesini dillerine doluyorlar." ifadesini kullandı ve "pamuk şeker üzerinden hamaset yapılmasını" eleştirdi.