On dört dilde bir opera-pop şaheseri: Rosalía'nın Lux'ı yılın en iyi albümü mü?

Kaynak, Todd Owyoung/NBC /Getty Images
- Yazan, Mark Savage
- Unvan, Müzik muhabiri
- Okuma süresi: 4 dk
Sınırlı diskografisinde Rosalía'nın bozamadığı hiçbir kural olmadı.
Barcelona doğumlu şarkıcı, son yedi yılını, çağdaşı olan isimlerin tembelliklerine ışık tutar bir hızda yenilikler üreterek geçirdi.
2018 yılında çığır açan albümü El Mal Querer'i lisansüstü tezi olarak kaydetti.
Bu albümde Flamenko'nun folklorik geleneklerini alıp bunları bağımlılık yaratan R&B ritimleriyle harmanladı.
2022'de çıkardığı Motomami ise, cumbia ve reggaeton gibi Latin Amerika müziği türlerini, glitch hip-hop ritimleri ile birleştiriyordu.
Bu albüm müthiş yenilikçi bir pop hitiydi.
Şöhret, seks ve kendini keşfetme temalı şarkı sözleriyle Motomami, Spotify'ın küresel albümler listesinde zirveye yerleşti.
Latin Grammy'lerinde yılın albümü ödülünü aldı.
Metacritic'te 2022'nin en iyi yorum alan albümü oldu. Beyoncé'nin Renaissance albümünü bile geride bıraktı.
Rosalía bir önceki albüm turunu üç yıl önce tamamladığında, hayranları onun bundan sonra ne yöne gideceğini merak ediyordu.
Bunun cevabını 7 Kasım'da çıkan dördüncü albümü Lux'ta veriyor.

Kaynak, Rosalía/Columbia Records
Rosalía bu albümde, daha önceki müzisyenlerin izinden gitmek bir yana, prestijli Katalonya Müzik Koleji'ndeki klasik müzik eğitimini kullanarak kendine özgü, benzersiz bir yol açıyor.
Londra Senfoni Orkestrası ile kaydedilen ve Pulitzer ödüllü Caroline Shaw'ın çok sayıda düzenlemesini içeren albüm, pop dünyasında daha önce üretilenlere hiç benzemeyen radikal ve asi bir opera eseri.
Albümün ilk single'ı Berghain, Verdi'nin Dies Irae'sinden esinleniyor.
Alman bir koronun korku ve öfke içeren sözlerinin eşlik ettiği yaylılar şarkıyı ışık hızına çıkarırken, Bjork devreye girip herkese "Bizi kurtarmanın tek yolu ilahi bir dokunuş" diyerek şarkıya aks değiştirtiyor.

Kaynak, Getty Images
Öne çıkan bir diğer hit adayı Reliquia, bir oda orkestrasının melodilerini, tanınmaz elektronik kalıplara bölüp birleştiriyor.
Şarkıcı bu ritme eşlik eden sözlerde aşırı sevebildiği gerçeğiyle barışıyor, kırılganlığındaki güzelliğe ulaşıyor.
"Benden bir parça al, öldüğümde sakla / Ben senin hazinen olacağım, ben senin emanetinim" diyor.
Pop müziğin devi Madonna da Instagram'dan Rosalía'ya bir mesaj göndererek hayranlığını iletti.
Ona, "Dinlemeyi bırakamıyorum! Sen gerçek bir vizyon sahibisin!!!" şeklinde seslendi.
'Duygusal terörist'
Üç yılda üretilen Lux, 33 yaşındaki şarkıcının kişisel ve profesyonel anlamda yaşadığı çalkantılı dönemi ele alıyor.
Bu dönemde Rosalía, Porto Rikolu reggaeton yıldızı Rauw Alejandro ile nişanını bozdu.
Adele'in menajeri Jonathan Dickins ile çalışmaya başladı ve gençlik dizisi Euphoria'da ilk büyük rolünü aldı.
Sevgilisi Alejandro'dan ayrılışı, albümdeki en iğneleyici sözlere ilham vermiş gibi görünüyor.
La Perla'da "duygusal terörist" ve ağır küfürlü bir ifadeyle bir adama hitap ediyor.
Üstelik bu hakaret dolu şarkıyı, bundan büyük keyif aldığını hissettiren neşeli bir vals düzenlemesiyle sunuyor.
Sadece CD ve plak kopyalarında bulunan Focu 'Ranni tam anlamıyla bir iç döküş. Düğününü son anda iptal eden bir gelinin duygusal çalkantısını anlatıyor.
Rosalia, Fransız Le Monde gazetesine verdiği röportajda, bu şarkıda, hayatını Tanrı'ya adamak için sunaktan kaçan adaşı Aziz Rosalia de Palermo'dan ilham aldığını söyledi.
"Bu tesadüfü çok çılgınca buldum" diyen yıldız "uzun bir hikaye" diyerek daha fazla ayrıntı vermekten kaçındı.

Kaynak, Getty Images
İspanyolca "ışık" anlamına gelen Lux'taki ruhsal tatmin arayışı albümünün temelini oluşturuyor.
Sauvignon Blanc, "Tanrımı dinleyeceğim / Jimmy Choo'larımı (ayakkabı) atacağım" gibi bağırmayan vaatlerin olduğu bir balad.
Ama albümü dinlerken nefes kesen şey, onun içe döndüğü anlar.
Albümün kapanış parçası Magnolias, ölümün nazik bir kabullenişi: "Hayatımda hiç yapmadığım bir şeyi, ben öldüğümde sen yapacaksın."
La Yagular ise yumuşak ve sakin akışıyla, yeryüzünün güzelliğini ve insanlığı kutluyor.
"Ben dünyaya uyuyorum / Ve dünya bana uyuyor / Ben dünyayı kaplıyorum / Ve dünya beni işgal ediyor" sözleriyle akıyor.
La Yagular, sanatçıları beklentileri yıkmaya teşvik eden Patti Smith'in 1976 tarihli bir kaydıyla sona eriyor:
"Yık ve diğer tarafa geç. Tek bir kapıdan geçmek yetmez, bir milyon kapıdan geçmek de yetmez."
Rosalía'nın yaratıcı dürtüsünün özeti olarak neredeyse fazla mükemmel.

Kaynak, Rosalía/Columbia Records
Şarkıcı, albümün yayınlanmasından önce hayranlarına Lux'u karanlık bir odada kulaklıkla dinlemelerini tavsiye ederek, bunun TikTok trendlerine ve viral videolara karşı bir panzehir olduğunu söyledi.
"Dopamin çağında olduğumuz şu günlerde, tam tersini yapmayı çok istiyorum" dedi New York Times gazetesine.
"Bunu istemek çok zor biliyorum ama isteğim bu."
Rosalia'nın hızlı dopamine meydan okuma önerisini kabul eden herkes cömertçe ödüllendirilecektir.
Lux, görkemli orkestral niteliklerine karşın, baştan sona modern bir albüm. Rosalía'nın etkileyici, operatik vokallerine eşlik eden hip-hop unsurları keskin bir prodüksiyonla albümü zirveye çıkarıyor.
Daha az yetenekli bir sanatçı, 14 dilde şarkı söylemenin kavramsal ağırlığı altında ezilebilirdi; ama Rosalia, Fransız filozof Simone Weil'in mistik yazılarından esinlenerek çıktığı bu yolda, bir şekilde bu tuzaktan kurtuluyor.
BBC 6 Music'te Nick Grimshaw'a verdiği demeçte, "Sadece müzik yaparken eğlenmek istiyorum" diyor ve ekliyor:
"Ve tek yol her zaman farklı bir şeyler yapmaya çalışmak. Aşırılıklar istiyorsunuz. Karşıtlıklar arıyorsunuz"
"Bu bir sarkaç gibi. Motomami'de konu kelimeler icat etmekti. Lux'ta ise, taşa kazınmış şarkı sözleri yazmanın bir yolunu bulmaya çalışayım diye düşündüm."
Ortaya çıkan sonuç, cüretkar ama özdeşleşilebilir bir albüm oldu.
Işıkları kapatın, tüm dikkatinizi ona verin ve zamanımızın en özgün, en eşsiz sanatçılarından birini keşfedin.










