İsrail jetleri Tahran semalarında uçarken şehirde yaşam

Tahran'a havadan bir bakış. Bazı yerlerden dumanlar yükseliyor

Kaynak, Xinhua/Shutterstock

Fotoğraf altı yazısı, İsrail'in Tahran'a yönelik saldırıları devam ederken binlerce kişi şehri terk ediyor
    • Yazan, Kasra Naji
    • Unvan, BBC Farsça Servisi
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi: 6 dk

Tahran'daki kız kardeşimin sesinde korku ve stres açıkça hissediliyor; WhatsApp bağlantısı cızırtılı ve kesintili olsa da — mucizevi bir şekilde hâlâ zaman zaman çalışıyor.

Gazeteci olduğumu, Londra'daki BBC'de çalıştığımı bildiği için benden netlik bekliyor.

"Ne olacak? Ne yapmalıyız?" diye soruyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'daki insanların tahliye edilmesi gerektiğini söyledi. "Ciddi mi bu?"

Perşembe gecesinden bu yana, Tahran İsrail uçakları tarafından defalarca bombalanıyor.

Uçaklar başkentin semalarında özgürce uçuyor gibi görünüyor. Zaman zaman uçaksavar ateşiyle karşılaşıyorlar ama bu genellikle etkisiz kalıyor.

Kız kardeşim, yüksek katlı bir binanın üst katlarından manzarayı net bir şekilde görebiliyor.

Ancak bu manzara onun endişelerini dindirmiyor.

İsrail ordusu, onun yaşadığı bölgedeki insanlara (kilometrelerce genişleyen bir alanda) tahliye emri verdi.

Ama o kalmayı tercih etti.

Apartmanına yakınlarda askeri bir hedef olmadığını düşündüğünü söyledi.

Yine de yakındaki bir ticari işletmeden endişe duyuyor. Bu yerin Devrim Muhafızları'na ait olduğunu düşünüyor. Hedef alınabilecek bir yer olabilir. Şirketin ne iş yaptığını ise bilmiyor.

Birçok insan, komşularının kim olduğunu ya da yakınlarında askeri hedef olup olmadığını bilmiyor çünkü Devrim Muhafızları'nın faaliyetlerinin büyük kısmı gizli yürütülüyor ve saklı konumlarda gerçekleşiyor.

Tahran'daki Kapalıçarşı'da kapalı olan dükkanlar

Kaynak, EPA

Fotoğraf altı yazısı, Tahran'daki Kapalıçarşı'da esnaf kepenk indirdi

Şehrin birçok bölgesinde hâlâ elektrik ve su var ama yiyecek stoğu hızla tükeniyor.

Birçok dükkân kepenk kapatmış durumda; daha fazlası da kapanmak üzere.

Bazıları un bulamadıkları için, bazıları ise büyük ihtimalle sahiplerinin kaçmış olmasından ötürü fırınlar bile kapanıyor

Kız kardeşim, yüz binlerce, belki de milyonlarca, insanın aksine, şehirden ayrılmayı reddetti. Çünkü gidecek yeri yok.

Yollarda yaşanan yoğunluğa ve benzin kıtlığına rağmen, son günlerde birçok insan şehirden kaçtı.

Bir zamanlar trafikten geçilmeyen Tahran sokakları şimdi ürkütücü bir şekilde sessiz.

Kalanlar ise dışarı çıkmaya cesaret edemiyor, saldırılardan korkuyorlar.

Son haberler, benzin istasyonlarındaki uzun kuyrukların azaldığını ve şehir dışına giden yolların daha az yoğunlaştığını gösteriyor.

Nükleer tesislerin yakınında yaşayanlar ise İsrail'in son günlerde bu tesisleri defalarca hedef almasının ardından, radyasyon sızıntısı korkusuyla yaşıyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu şu ana kadar, Cuma günü saldırıya uğrayıp hasar gören iki tesisin dışındaki radyasyon seviyelerinde bir değişiklik olmadığını açıkladı.

İnsanlar "Bu iş nereye varacak?", "Ne kadar sürecek?" diye soruyor.

Pek çok kişi, haber almak için artık yurt dışı merkezli Farsça yayın yapan televizyon kanallarına bel bağlıyor.

BBC Farsça Servisi'nin televizyon yayını ve internet sitesi, başlıca haber kaynakları hâline geldi.

İran içinden gelen internet trafiği neredeyse bir gecede iki katına çıktı. Üstelik internet çoğu zaman son derece yavaş olmasına rağmen.

Trump, İran'ın teslim olmasını istedi.

Ancak İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, İran'ın asla teslim olmayacağını ilan etti.

İranlıların çok azı mevcut rejime sempati duyuyor.

Ama pek çoğu, rejim ciddi şekilde sarsılırsa ardından kaos ve hukuk tanımazlığın geleceğinden endişe ediyor.

çizgi

'Tahran'daki ailemi evlerinden ayrılmaya ikna edemedim'

BBC Farsça Servisi'nin kıdemli muhabiri Parham Ghobadi, anne ve babası ile birlikte Londra'da. Anne ve babanın yüzleri bulanıklaştırıldı.

Kaynak, Parham Ghobadi

Fotoğraf altı yazısı, BBC Farsça Servisi'nin kıdemli muhabiri Parham Ghobadi, anne ve babasını Tahran'ı terk etmeleri için ikna edemedi. (Kimliklerini korumak için yüzleri bulanıklaştırıldı

Parham Ghobadi - BBC Farsça Servisi

(Bu haber ilk olarak 18 Haziran'da yayımlandı)

Donald Trump, İran'ın başkentindeki sivillere "derhal tahliye edin" çağrısı yaptıktan sonra ailemi Tahran'dan ayrılmaya ikna etmeyi başaramadım.

Babam bana şöyle dedi:

"Bu yaşımızda, türlü sağlık sorunlarımız varken, saatlerce trafikte bekleyip ardından kalabalık şehirlerde temel ihtiyaçların eksikliğini çekmek bizim için mümkün değil. Tahran'dan ayrılmak bir seçenek değil."

Her iki ebeveynim de şeker hastası.

Annem, son bir aydır şiddetli baş dönmesi nedeniyle evden çıkamıyor; sadece yardım alarak yürüyebiliyor.

Babam ise birçok kronik hastalıkla mücadele ediyor ve on metreden fazla yürüdüğünde dinlenmeden edemiyor.

Ama geride kalan yalnızca benim ailem değil.

Herkes için tahliye mümkün değil

İran'da bir kadın, ailesinin Tahran'ı terk etmek istemediğini şöyle anlatıyor:

"Ailem kendi evlerinde onurlarıyla ölmeyi, yerinden yurdundan edilmeye tercih ediyor."

Kadının ailesi ona şu sözleri söylemiş:

"Eğer evimiz yerle bir olacaksa, biz de onunla birlikte yok olmayı tercih ederiz."

İsrail tarafından bombalandıktan sonra İran devlet televizyonundan yükselen dumanlar

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, İsrail Tahran'daki İran devlet televizyonunu 16 Haziran'da bombaladı; saldırıda üç kişi öldü.

Tahran'da başka bir kadın da şehirden ayrılmanın neden pek çok insan için imkânsız olduğunu anlatıyor:

"Alzheimer hastası komşularımız var. Tekerlekli sandalyeye mahkûm komşularımız var."

Gitmeyi seçen ya da gitmeye imkânı olmayanlar için yaşam son derece zor.

Gıda ve yakıt sıkıntısı

Bankamatiklerin çoğu boş.

Tahran'daki bir kadının anlattığına göre, dükkânların sadece onda biri açık.

Bir başka sakin, yaşadıkları binada su olmadığını çünkü çatışmalar başladığında su borusunun patladığını anlatıyor. Üstelik hâlâ hiçbir tesisatçı bulunamamış.

Başka bir İranlı ise "Çocukları daha güvenli yerlere gönderdik ama biz kaldık; sokak kedileri için, yaşadığımız binaların güvenliği için. Allah'ın izniyle bugünler de bitecek," diyor.

Sözünü ettiği kediler, şehrin sokaklarında yaşayan ve birçok Tahranlı tarafından sahiplenilen, bakımı yapılan kediler.

Trafik kilitlendi

Yollar, Tahran'dan kaçmaya çalışan araçlarla dolu

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, Yollar, Tahran'dan kaçmaya çalışan araçlarla dolu

Tahran'ın nüfusu, neredeyse tüm İsrail nüfusuna eşit.

Bu devasa metropolü, yolların kilitlenmiş, yakıtın karneye bağlanmış halde tahliye etmeye çalıştığınızı düşünün.

Her sürücüye günde yalnızca 25 litre benzin veriliyor ve şehirden çıkmaya çalışanlar saatler süren trafikle boğuşuyor.

Bazı insanlar, yola çıktıktan sonra benzini bitirip yarı yolda kalmış.

Birçoğu daha sakin olan kuzeydeki Mazenderan ve Gilan vilayetlerine kaçıyor.

Normalde üç-dört saat süren Tahran'dan bu bölgelere yolculuk, son günlerde bazı sürücüler için 12 saati aşmış durumda.

'Trafiği günlerce takip ettik ama yine de tıkandık'

Kapı eşiğinde duran beyaz tüylü bir kedi

Kaynak, Atta Kenare / AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Tahran'da Meowseum adlı bir kedi müzesi ve kafesi var. Şehir sokaklarda yaşayan çok sayıda kedisiyle ünlü

Bir başka sakin şöyle diyor:

"Son birkaç gündür hep trafiği kontrol ettik, yoğun olmayan saatlerde çıkmayı umuyorduk. Ama sonunda yine ağır trafiğe yakalandık."

"Hava dayanılmaz derecede sıcak ve yakıt sıkıntısı olduğu için kimse klima açamıyor. Bazı araçlar yolda bozuldu ya da benzini bitti. Her benzin istasyonunun önünde kilometrelerce kuyruk var."

Varış noktalarına ulaşmayı başaranlar için de yeni zorluklar başlıyor: Kiralanacak yer kalmamış.

Gıda fiyatları fırlamış durumda.

Taksiler, insanları taşımak için fahiş ücretler istiyor.

'Ölünce de çıkıp 'Size söylemiştik' mi diyeceksiniz?'

İsrail'in Pazartesi günü vurduğu Tahran'daki İran devlet televizyonu binasından dumanlar yükseliyor

Kaynak, MINA / Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, İsrail'in Pazartesi günü vurduğu Tahran'daki İran devlet televizyonu binasından dumanlar yükseliyor

Birçok İranlı, onlarca yıllık baskının ardından, bir gecede istemedikleri bir savaşın ortasına sürüklendiklerini düşünüyor.

Tahran'da kalmayı seçen bir adam, BBC Farsça Servisi'ne şunları söylüyor:

"Ne İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ne de İslam Cumhuriyeti bizimle ilgileniyor."

İsrail'in saldırısının ardından Pazartesi günü Tahran'ın Şahran petrol deposundan yükselen alevleri izleyen insanlar, 15 Haziran 2025

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, İsrail'in saldırısının ardından Pazartesi günü Tahran'ın Şahran petrol deposundan yükselen alevleri izleyen insanlar

Başka bir kadın da şöyle diyor:

"Bir yanda halkına değer vermeyen acımasız bir rejim, diğer yanda bizi füzelerle bombalayanlar arasında sıkışıp kaldık."

ABD Başkanı'nın tahliye çağrısının, sivillerin ölümünü haklı göstermek için öne sürülen bir bahane olduğunu düşünüyor.

Donald Trump'a da bir mesajı var:

"Sen dünyanın öbür ucundan kalkıp bize 'Tahran'ı tahliye edin' mi diyorsun? Ölünce de çıkıp 'Size söylemiştik' mi diyeceksiniz?"

Video altyazısı, Tahran'dan kaçan İranlılar: 'Mülteciler gibi eşyalarımızı topladık'