NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Ankara ziyaretinde neler konuşuldu?

Kaynak, TC Cumhurbaşkanlığı
- Yazan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, Ankara
- Okuma süresi 6 dk
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 22 Nisan'daki Ankara ziyaretinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile biraraya geldi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre görüşmede, Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin hazırlıkları, İttifak gündemindeki başlıklar ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.
2026 NATO Zirvesi 7-8 Temmuz'da Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenecek.
Erdoğan, bölgedeki istikrarsız ortamın NATO müttefikleri arasındaki dayanışmanın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, Ankara Zirvesi'nde bu dayanışmayı güçlendirecek ve İttifak'ın krizlere karşı hazırlıklılığını artıracak kararlar alınmasını beklediklerini ifade etti.
Türkiye'nin savunma sanayiinde kapasitesini artırdığını vurgulayan Erdoğan, özellikle hava savunma sistemleri alanında müttefiklerle iş birliğinin geliştirilmesini hedeflediklerini söyledi.
Trans-Atlantik bağın korunmasının kritik önemde olduğunu dile getiren cumhurbaşkanı, NATO'nun Avrupa ayağının daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Erdoğan ayrıca Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefiklerin, birliğin savunma girişimlerinden dışlanmasının amaca hizmet etmeyeceğini ifade etti.
'NATO, Türkiye ve tüm müttefiklerini korumak için ne gerekiyorsa yapacaktır'
Rutte'nin Ankara'daki ilk durağı Türkiye'nin en büyük savunma şirketlerinden Aselsan oldu.
Rutte buradaki konuşmasında örgütün Türkiye dahil tüm müttefiklerini savunmak için her zaman gerekeni yapacağını söyledi.
Türkiye'nin savunma alanında kaydettiği ilerlemeyi öven Rutte, "Türkiye'nin burada yaptıklarından çok şey öğrenebiliriz" dedi:
"Buna ihtiyaç var çünkü daha tehlikeli bir dünyada yaşıyoruz… Bu da güvenliğimizi korumak için güçlü savunma sistemlerine ihtiyaç duyduğumuz anlamına geliyor" diyen Rutte sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye bir savunma sanayi devriminden geçti. Son yıllarda gerçekten bunun bir devrim olduğunu söyleyebilirim."

Kaynak, CUMHURBAŞKANLIĞI
Rutte ayrıca NATO'nun İran'dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren balistik mühimmatı başarıyla durdurduğunu hatırlattı.
28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a düzenledikleri saldırılarla başlayan savaş sırasında İran'ın misilleme amaçlı gönderdiği füzelerin havada imha edildiği ülkeler arasında Türkiye de yer aldı.
İran'dan ateşlendiği belirlenen dört balistik füze NATO'nun bölgedeki hava savunma sistemleri aracılığıyla düşürüldü.
NATO bu süreçte Adana'daki İncirlik Üssü ve Malatya'daki Kürecik Radar Üssü'nde Patriot hava savunma sistemleri konuşlandırdı.
Türkiye aynı günlerde yeni bölgesel savunma planları kapsamında Adana'da yeni bir NATO karargâhı kurma kararının alındığını açıkladı.
Gündem Ankara Zirvesi
Temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin başarılı bir şekilde gerçekleşmesi ve NATO'nun birlik, beraberlik ve dayanışma mesajlarını yinelemesi gbi konuların görüşmelerin odağında olması bekleniyordu.
2004 yılında İstanbul'da düzenlenen zirvenin ardından Türkiye, Temmuz ayında ikinci kez bir NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak.
NATO zirveleri, İttifak'ın karşı karşıya olduğu önemli konularda kararlar almak üzere müttefik ülke liderlerini biraraya getiriyor.
Zirvenin Avrupa ve Ortadoğu'da askeri çatışma ve gerilimin sürdüğü, ittifak içinde kırılmaların yaşandığı bir döneme denk gelmesi, hazırlıkların daha hassas ve ayrıntılı bir şekilde yapılmasına neden oluyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 13 Nisan'da Anadolu Ajansı'na (AA) yaptığı açıklamada, "Belki NATO tarihinin en önemli ama en önemli zirvesi olacak. Onun için de çok ciddi hazırlanıyoruz NATO Zirvesine. NATO Genel Sekreteri ile de yakın iş birliği içerisindeyiz" demişti.
Trump zirveye katılacak mı?
Ankara ve tüm NATO başkentlerinde zirveye ilişkin çalışmalar sürerken, üzerinde en çok durulan konu ABD Başkanı Donald Trump'ın ittifaka yönelik hayal kırıklığının transatlantik ilişkilere ve özellikle de NATO Zirvesi'ne nasıl etki edeceği.
Bakan Fidan AA'ya yaptığı açıklamada, bir soru üzerine, Trump'ın zirveye katılma konusunda "isteksiz" olduğunu ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kişisel saygısından dolayı zirveye katılacağını düşündüğünü söyledi.
ABD'den henüz Trump'ın NATO Zirvesi'ne katılıp katılmayacağına ilişkin bir bilgilendirme yapılmadı.

Kaynak, Chip Somodevilla/Getty Images
Amerikan basınında, NATO Genel Sekreteri Rutte'nin iki hafta önceki ABD gezisinde Başkan Trump ile yaptığı görüşmenin sıkıntılı geçtiği, Trump'ın ittifaktan hiçbir beklentisinin kalmadığını sert sözlerle aktardığı yönünde haberler yayımlanmıştı.
ABD'nin çok daha keskin bir tavır alarak ittifaktan ayrılma ya da Avrupa'daki askerlerini çekme gibi adımlar atabileceği de Amerikalı yetkililer tarafından dile getirilmişti.
Rutte'nin Erdoğan'la görüşmesinde ABD ile yaşanan sıkıntının aşılması için atılması gereken adımlar ve alınacak kararlar konusunda görüş alışverişinde bulunması bekleniyordu.
Erdoğan'ın Trump ile yakın ilişkisinin bu açıdan önemli bir unsur olabileceği, yapılan değerlendirmeler arasında.
Ankara Zirvesi'nde neler bekleniyor?
Ankara Zirvesi'ndeki en önemli unsurlardan biri NATO'nun birliğinin ve dayanışmasının sürdüğünün vurgulanması olacak.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, Antalya Diplomasi Forumu'nda düzenlenen bir panelde, Ankara Zirvesi'nin NATO'nun geleceği ve birliğinin tartışıldığı bir dönemde yapılacağını hatırlattı.
Gümrükçü, "Bu yüzden Ankara'daki zirveyi, bu endişeleri düzeltmek ve gidermek için bir fırsat olarak kullanabilmemiz ve zirvede müttefiklerin kolektif savunma açısından birbirlerine bağlı ve birlik içinde olduklarını bir kez daha göstermemiz gerektiğine inanıyoruz" dedi.
Aynı panelde konuşan NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska da birliğin güçlü ve dayanışma içinde kalmasının transatlantik ilişkilerin güvenliği için yaşamsal önemine dikkat çekti ve Ankara Zirvesi'nde alınacak kararların bu amaca hizmet edeceğini kaydetti.
Radmila Shekerinska, NATO müttefiklerinin 2025'teki Lahey Zirvesi'nde, yıllık savunma harcamalarını gayri safi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ine çıkartmayı kabul ettiklerini hatırlattı.
Shekerinska, Ankara Zirvesi'nde somut hangi adımların atılacağına ilişkin bildirimlerin yapılmasını umduklarını kaydetti.
Shekerinska NATO'nun ayrıca, Ukrayna'ya desteğin sürmesi konusunda da önemli kararlar alacağını söyledi.
Trump'ın NATO'yu en çok eleştirdiği konuların başında da savunma harcamaları geliyor.
Avrupalı müttefikleri savunma harcamalarını yeterince artırmadıklarını söyleyerek sert bir dille eleştiren Trump, Ukrayna'ya da artık bedava askeri ekipman ve silah vermeyeceğini söylemişti.
Savunma sanayi üretimi NATO'nun gündeminde
Ukrayna'da süren savaş ve Ortadoğu'da son dönemde yaşananlar, NATO'nun savunma sanayi üretim ve tedarik süreçlerini de gözden geçirmesine, ileride herhangi bir sıkıntı yaşanmaması için bu alanda alınması gereken kararlara yoğunlaşmasına neden oldu.
Rutte, geçen hafta Çek Cumhuriyeti'ne yaptığı ziyaret sırasında, Ankara Zirvesi'nde bu konuların da ele alınacağını söylemişti.
Rutte, "Bence savunma sanayi üretimine de büyük ölçüde odaklanılacak. Çünkü sadece paraya sahip olmak yetmez, aynı zamanda savunma sanayi üretim kapasitesine de sahip olmanız gerek" demişti.

Kaynak, BULENT KILIC/AFP via Getty Images
Lahey Zirvesi'nde savunma sanayi konusunda düzenlenen forumun daha kapsamlısının ayrı bir panelde Ankara Zirvesi sırasında yapılması öngörülüyor.
Son dönemde savunma sanayinde önemli ilerlemeler gösteren Türkiye'nin NATO ihtiyaçlarının karşılanması sürecinde de daha fazla devreye girdiği biliniyor.
Ankara, özellikle Avrupalı müttefiklerin AB'de geliştirdikleri mekanizmalara Türkiye ve İngiltere gibi önde gelen NATO üyelerini dahil etmemelerinden kaynaklanan rahatsızlığını sıklıkla dile getiriyor ve Genel Sekreter Rutte'den sorunun çözümü yönünde adım atmasını istiyor.
Rutte ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 17 Nisan'da NATO ve AB'nin işbirliği konusunda somut ve yapıcı adımlar atılması konusunda ortak çalışmalar yapacaklarını açıklamış ancak somut planlamalar hakkında bilgi vermemişti.
Türkiye, Avrupa'nın güvenliğine ilişkin en temel ve tek ittifakın NATO olduğunu, AB'nin atacağı güvenlik adımlarının tamamlayıcı nitelikte kalması gerektiğini savunuyor.











