Komisyon araştırmacıları dinledi: Kamuoyu sürece ne kadar destek veriyor?

Kaynak, TBMM
- Yazan, Ayşe Sayın
- Bildirdiği yer, Ankara
- Okuma süresi: 4 dk
TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Demokrasi ve Kardeşlik Komisyonu, 12. toplantısında kamuoyu araştırma kuruluşlarının temsilcilerini dinledi.
Toplantıda 10 ayrı kamuoyu araştırma kuruluşundan temsilciler süreçten beklentiler, destek oranları ve atılması gereken adımlara ilişkin görüş ve önerilerini sundu.
Açılış konuşmasını yapan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyonun toplumun farklı kesimlerinin temsilcilerinin dinlenmesinde sona yaklaşıldığını söyledi.
Kurtulmuş, "Ekim ayı içerisinde, sivil toplum kuruluşlarının da dinlenmesini sağladıktan sonra artık Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'na yapacağımız tekliflerin hazırlığını yapacağız" dedi.
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, yaptıkları araştırmalarda katılımcıların %62'sinin sürecin başarısız olması halinde Türkiye'de şiddet olaylarının yeniden artacağını düşündüğünü söyledi.
Yeşiltaş'ın paylaştığı verilere göre;
- Toplumsal barış beklentisi %77,
- Güvenlik kaygılarının bitmesi beklentisi %76,
- Ve "terörün" sona ermesi beklentisi de %75.
Yeşiltaş bu rakamların toplumun hem barış hem de güvenlik bağlamında süreci sahiplendiğinin göstergesi olduğunu vurguladı.
DİTAM: Zihniyet değişimi, hukuksal değişimden zor
Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mesut Azizoğlu, "Çözüm için ikna edilmesi gereken kesimin Türkler, adalet duygusunun sağlanması gereken kesimin Kürtler olduğunu" söyledi.
Bunun kolay olmayacağını belirten Azizoğlu, zihniyet değişiminin hukuksal değişimden "daha zor olacağına" işaret etti.
Kürt meselesinin "kimlik, eşitlik, hukuk ve demokrasi meselesi" olduğunu ifade eden Azizoğlu, Kürt meselesinin tanımında ve çözümünde ortaklaşılması gerektiğini de ekledi.
Roj Girasun: Kürtler hem Türkiyelileşiyor hem de Kürtlük bilinci artıyor
Rawest Araştırma Direktörü Roj Girasun ise Kürt sosyolojisindeki değişime dikkat çekerek Kürtlerin artık "yerleşik, şehirli, daha eğitimli ve Türkiye ile daha entegre" olduğunu belirtti.
"Kürtlerin sosyolojik değişimi kaçınılmaz olarak bir çözümü dayatıyor" diyen Girasun, araştırmalarında buldukları en ilginç veriyi ise "Kürtler hem Türkiyelileşiyor, hem de Kürtlük bilinci artıyor" diye açıkladı:
"Bu ilk başta paradoks gibi görünse de aslında bu bir sentez.
"Yani Kürtler daha fazla kendilerini Türkiye'nin bir parçası olarak görüyorlar ama Kürt kimliği, kültürü ve dili üzerinden Kürtlüğe de sahip çıkıyorlar."
Günümüzde Kürtlerin %65'inin silahla hak aranmasına kategorik olarak karşı olduğunu, %20'lik kesimin kaygılı ve tereddütlü olduğunu vurgulayan Girasun, sadece %15'lik bir kesimin silahla hak aramaya onay verdiğini ifade etti.

Kaynak, TBMM
Girasun'un verdiği bilgiye göre sürece kamuoyu desteği %70'lerde ancak sürecin başarıya ulaşma beklentisi ise %40-45 bandında seyrediyor.
Girasun bunun nedenini "Kürt kamuoyunun hükümetin adım atacağına, Türklerin de PKK'nin gerçekten silah bırakacağına inanmaması, muhalif Türklerin ise süreci seçim yatırımı olarak görmesi" olarak açıkladı.
'Kürtlerin üçte ikisi Demirtaş'ın serbest bırakılmasını istiyor'
Süreçle ilgili atılması gereken adımlara ilişkin beklenti ölçümlerini de paylaşan Roj Girasun, Kürtlerin üçte ikisinin beklentisinin eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılması olduğunu söyledi.
Ayrıca, Kürtler ve Türkler nezdinde de süreci toplumsallaştıracak aktör olarak Demirtaş'ın görüldüğüne dikkati çekti ve "Hâlâ içeride tutulması bir handikaptır" dedi.
Girasun, süreçle ilgili atılması gereken ilk adıma ilişkin beklentinin Demirtaş'ın serbest bırakılmasının yanı sıra kayyum uygulamasına son verilmesi olduğunu söyledi.
CHP'ye yönelik kent uzlaşısı operasyonları kapsamındaki tutuklamaları eleştiren Girasun, "Meslektaşımız [Reform Vakfı Direkörü] Mehmet Ali Çalışkan bugün keşke hapishanede olmasa, sürece çok katkı sunacak değerli çalışmalar yapabilir ve hatta bugün Meclis Komisyonuna bunları sunuyor olabilirdi" dedi.
'Demirtaş nerede?'
Kürt Araştırmaları Merkezi Başkanı Reha Ruhavioğlu, siyasi tutuklularla ilgili somut adım atılmamasının Kürt kamuoyunda başarı beklentisini düşürdüğünü söyledi.
Ruhavioğlu, "Kürtlere süreçle ilgili bir şey sorduğunuzda, genel olarak 'Selahattin Demirtaş nerede?' diyerek ironiyle cevap veriyor" dedi.
Ruhavioğlu Kürtlerin çoğunun kendini Türkiye'ye ait hissetmesini, milli maçlarda Türkiye'nin rakiplerine destek oranlarının düşüklüğüyle açıkladı.

Kaynak, TBMM
İki yıl önce kendisini Türkiye'ye ait hissedenlerin oranı %52'yken, günümüzde bu oranın %65'e yükseldiğini ifade eden Ruhavioğlu, "Türkiye'nin milli maçlarında kimi tutuyorsunuz diye sorduğunuzda rakip takımı tutanların oranı %10'u bulmuyor. Dolayısıyla toplumun büyük bir kesimi [kendini] kültürel ve duygusal olarak Türkiye'nin bir parçası hissediyor" görüşünü dile getirdi.
Ruhavioğlu karşılıklı güven artırıcı adımlar atılması gerektiğini belirtirken de komisyon üyelerinin Diyarbakır'da Amedspor maçını izlemesi, DEM Parti heyetinin de komisyonla birlikte bir milli maçı izlemesi önerisinde bulundu.
Ete: Destek %60'ın altına düşmedi ama güven düşük
Ankara Enstitüsü Başkanı Hatem Ete seçmenin oy verme davranışında sürecin henüz bir etkisi olmadığını ifade etti.
Süreçle ilgili desteğin son dönemde %60'ın altına düşmediğini kaydeden Ete, bu desteğin partilerin oy oranını etkilemediğini söyledi.
Buna karşın sürecin başarı şansının düşük görüldüğünü ifade eden Ete bunun somut adımlar atılmasından sonra aşılabileceğini belirtti.
Suriye konusunda devlet ve örgüt arasında taban tabana görüş farkı olduğunu belirten Ete, "Suriye'deki gelişmeleri çözüm sürecinin bir ön şartı haline getirmemenin daha pragmatik ve gerçekçi olacağını düşünüyorum" dedi.
'Toplumda temkinlilik ilk kez bu kadar uzun sürdü'
Sosyopolitik Saha Araştırmaları Merkezi Başkanı Yüksel Genç, kendisinin 26 yıl önceki çözüm sürecinde Türkiye'ye gelen ilk barış grubunun üyelerinden biri olduğunu söyledi.
Genç, "Yeni süreci kaybetme lüksümüz yok" dedi.
Genç, toplumun kalıcı barış olacağı konusunda temkinli davrandığını ifade etti ve ilk kez bir çözüm sürecinde toplumsal temkinlik halinin bu kadar uzun sürdüğünü söyledi.
Ocak ayında bölge illerinde yaptıkları araştırmada sürecin olumlu sonuçlanacağını düşünenlerin oranının %18 olduğunu kaydeden Genç, örgütün fesih kararının ardından mayıs ayında yaptıkları araştırmada kalıcı barış getireceğini düşünenlerin oranının %36'da kaldığını söyledi.
'Anayasa değişikliği olacaksa imparatorluk anayasası olsun'
GENAR Araştırma Başkanı İhsan Aktaş halkın sürece desteğinin %50-59 olduğunu, başarıya ulaşması konusunda hâlâ tereddütler olduğunu ifade etti.
Sürecin asıl yükünü MHP, AKP ve DEM Parti'nin çektiğini kaydeden Aktaş "CHP'nin kendi içinde zorlukları var. Tereddütlü olmasını normal karşılamak lazım ama CHP masada durdukça, olumlu tavrı arttıkça Türkiye genelinde desteğin de yüksek olacağını düşünüyorum" dedi.
Aktaş bir anayasa değişikliğinin gündeme gelmesi halinde, Kürtlük-Türklük tartışmalarını geride bırakan "dünyanın dört bir yanından gelenleri kuşatacak bir imparatorluk anayasası" önerdi.









