You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Şuayb Ordu ve Yasemin Açar İsrail'den sınır dışı edildi
İsrail, Gazze Şeridi'ne insani yardım götürmeye çalışırken el koyulan Madleen adlı yelkenli teknede bulunan Türkiye kökenli iki eylemciyi sınır dışı etti.
Perşembe günü sınır dışı edilen altı kişi arasında Şuayb Ordu ve Yasemin Acar da yer aldı.
İsrailli insan hakları örgütü Adalah, grubun "72 saaten fazla gözaltında tutulduktan sonra" Ben Gurion Havaalanı'na transfer edildiklerini açıkladı.
Kalan iki aktivistin de Cuma günü sınır dışı edilmesi bekleniyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı adına X'te yapılan paylaşımda, "Rima Hassan da dahil olmak üzere 'selfie yatından' altı yolcu daha İsrail'den ayrılıyor" denildi.
Fotoğrafların da yer aldığı paylaşımda alaycı şekilde, "Güle güle, ayrılmadan önce bir selfie çekmeyi unutmayın" ifadesi de kullanıldı.
Adalah isimli örgüt, iki Fransız'ın daha sınır dışı edilmek Givon cezaevinde tutulduğu kaydediliyor.
Türk Dışişleri Bakanlığı Şuayb Ordu'nun Perşembe günü serbest kalmasının beklendiğini duyurmuştu.
Fransa Dışişleri Bakanlığı, yelkenlideki 5 vatandaşının sınır dışı belgelerini imzalamayı reddettiğini açıklamıştı.
Uluslararası sularda el koyulan yelkenlideki Greta Thunberg ilk sınır dışı edilenler arasındaydı.
Ülkesi İsveç vardığında soruları yanıtlayan Thunberg, İsrail ordusunun baskını sırasında korkup korkmadığı sorusuna, "Korktuğum şey, devam eden bir soykırım sırasında insanların sessiz kalması" cevabını verdi.
İsrailli insan hakları örgütü Adalah, gözaltında gönüllülere kötü muamele yapıldığını aktardı ve "iki gönüllü bir süre hücre hapsinde tutuldu" açıklaması yaptı.
Madleen'in yolculuğu
İsrail Dışişleri Bakanlığı, "Sınır dışı belgelerini imzalamayı ve İsrail'i terk etmeyi reddedenler yargı makamına çıkarılacak" paylaşımı yapmıştı.
Gemi, İsrail'in deniz ablukasına karşı çıkarak Gazze'ye "sembolik" miktarda yardım götürmeye çalışıyordu.
Freedom Flotilla Coalition (FFC - Özgürlük Filosu Koalisyonu) Telegram uygulamasında yolculukla ilgili güncellemeler yapıyordu.
Son mesajda, Madleen isimli teknede can yelekleriyle elleri havada insanlar görüldü.
Tekne Gazze'ye 185 kilometre mesafede durduruldu.
Greta Thunberg yayımladığı bir videoda, uluslararası sularda İsrail güçleri tarafından "yollarının kesilerek kaçırıldıklarını" açıkladı.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, aktivistlere İsrail'e getirildiklerinde 7 Ekim saldırısının görüntülerinin izletileceğini söyledi.
Bunun olup olmadığı henüz bilinmiyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, İsrail askerlerinin tekneye müdahalesinden sonra yaptığı açıklamada Madleen'i "ünlülerin selfie yatı" diye tanımladı.
Bakanlık, iklim eylemcisi Greta Thunberg'in can yelekli bir fotoğrafını da yayımladı.
Açıklamada "grubun bir kamyondan bile az olan yardım malzemesiyle tek amacı kamuoyunun dikkatini çekmek olan bir medya provokasyonu yapma girişiminde bulunduğu" savunuldu.
Ankara'dan tepki: 'Hukukun açık bir ihlali'
Dışişleri Bakanlığı, Madleen teknesine müdahale edilmesine tepki göstererek, "Uluslararası sularda müdahale hukukun açık bir ihlalidir" açıklamasını yaptı.
Açıklamada, "Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve içinde vatandaşlarımızın da bulunduğu 'Madleen' adlı gemiye uluslararası sularda seyrettiği esnada İsrail güçlerince müdahalede bulunulması, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir" dendi.
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
"Netanyahu hükümetinin, seyrüsefer serbestisini ve deniz güvenliğini de tehdit eden bu menfur saldırısı, İsrail'in bir terör devleti olduğunu bir kez daha ispatlamıştır.
"Gazze'de açlığı bir silah olarak kullanan ve insani yardımların ulaştırılmasını engelleyen İsrail'in soykırım politikalarına karşı uluslararası toplumun haklı tepkisi devam edecektir. İsrail'in saldırgan ve hukuk tanımaz tutumu, insanlık değerlerine sahip çıkan sesleri susturamayacaktır."
Uluslararası tepkiler
İsrail'in tekneyi engellemesi uluslararası alanda kınandı.
İspanya, İsrail'in maslahatgüzarını çağırarak kınadı. Teknedeki 12 aktivistten biri İspanya vatandaşı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransız-Filistinli Avrupa Parlamentosu üyesi Rima Hassan da dahil olmak üzere altı Fransız eylemcinin bir an önce geri gönderilmelerini talep etti.
Solcu Boyun Eğmeyen Fransa Hareketi'nin lideri Jean-Luc Mélenchon, Cumhurbaşkanı Macron'a Filistin devletini derhal tanıması çağrısı yaptı.
Uluslararası Af Örgütü, İsrail'in eylemini uluslararası hukukun bir başka ihlali olarak nitelendirdi.
Madleen gemisinde kimler var?
Madleen adlı gemi, Freedom Flotilla Coalition (FFC - Özgürlük Filosu Koalisyonu) tarafından yönetiliyor ve 1 Haziran'da İtalya'dan ayrılarak İsrail ablukasını kırmak ve Gazze'ye yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkmıştı.
Yardım malzemeleriyle birlikte 12 kişiyi taşıyan gemide İrlandalı aktör Liam Cunningham, Avrupa Parlamentosu'nun Fransız üyesi Rima Hassan ve iki Türkiye kökenli aktivist de var.
Türkiye kökenli gönüllerden biri Şuayb Ordu, diğeri ise Alman vatandaşı Yasemin Acar.
Acar, FFC Organizasyon Sorumlusu ve Yürütme Kurulu Üyesi.
Gemide Brezilyalı, Fransız, İspanyol ve Hollandalı aktivistler de var.
Gemide bulunan Avrupa Parlamentosu Üyesi Rima Hassan, AFP'ye yaptığı açıklamada "Silahlı değiliz, sadece insani yardım taşıyoruz" demiş ve "Son ana kadar hareket halinde kalacağız" diye de eklemişti.
BBC Arapça'ya konuşan Özgürlük Filosu Koalisyonu (FFC) yetkilileri, teknenin 2010'daki Mavi Marmara saldırısının 15. yıldönümüyle denk düşecek şekilde sembolik bir zamanlamayla yola çıkarıldığını söylemişti.
Greta Thunberg de tekne yola çıktıktan sonra yaptığı açıklamada şöyle konuşmuştu:
"Biz Filistinlilerin liderliğindeki daha geniş ve büyük, küresel Filistin özgürlük hareketinin bir parçasıyız. Hükümetlerimiz harekete geçmediği için buradayız.
"Buradaki haber Gazze'ye gitmemiz değil, İsrail Gazze'yi kuşatması ve İsrail'in onlarca yıldır insanlara bakı, etnik temizlik, soykırım ve he tür savaş suçu işlemesi."
FFC'nin yola çıkarttığı Conscience (Vicdan) adlı bir başka tekne Mayıs ayı başlarında Malta karasuları yakınlarındayken iki insansız hava aracı tarafından vurulmuştu.
FFC olaydan İsrail'i sorumlu tutmuş ama İsrail'den herhangi bir açıklama gelmemişti.
2010'da Mavi Marmara baskınında, Gazze'ye insani yardım götürmek üzere 22 Mayıs'ta Sarayburnu'ndan Filistin'e hareket eden Mavi Marmara gemisi Akdeniz'de uluslararası sularda 31 Mayıs gecesi İsrail askerleri tarafından baskına uğramıştı.
Baskında 10 kişi hayatını kaybetmiş, 50'yi aşkın kişi de yaralanmıştı.