Komisyon toplandı: Öcalan'ın mesajları neydi, AKP hangi yasal düzenlemeleri önerdi?
Kaynak, X@TBMM
- Yazan, Ayşe Sayın
- Bildirdiği yer, Ankara
- Okuma süresi: 6 dk
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, AKP, MHP ve DEM Parti'den birer üyenin 24 Kasım'da PKK lideri Abdullah Öcalan'a yaptığı ziyaretin ardından gerçekleştirdiği ilk toplantıda, İmralı tutanakları krizi yaşandı.
DEM Parti ve muhalefetin talebine karşın tutanaklar paylaşılmadı; Öcalan'la yapılan görüşmenin sadece kısa bir özeti okundu.
Komisyonda yasa önerilerini de açıklayan AKP, yasa yapım sürecine geçiş koşulunu, "devletin ilgili otoritesinin 'bundan sonra terör yoktur' demesi" olarak açıkladı.
Komisyonun açılış konuşmasını yapan Kurtulmuş, komisyonun bugüne kadar 134 kişi ve kuruluşu dinlediğini, Abdullah Öcalan'la yapılan görüşmeyle "dinleme faslı"nda sona gelindiğini söyledi.
Süreçte en hassas ve kırılgan döneme girildiğini vurgulayan Kurtulmuş, siyasi partilere dil ve üslup uyarısında bulundu.
AKP: Silah bırakma tescil edildikten sonra yasa çıkabilir
Kurtulmuş, komisyonda öncelikle siyasi partilerin rapor önerileri ve yöntemine ilişkin görüşlerinin dinleneceğini, ikinci oturumda da üç kişilik heyetin İmralı'ya yaptığı görüşme özetinin okunacağını, ayrıca komisyon üyelerinin de izlenimlerini aktaracaklarını duyurdu.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, partisinin dokuz bölümden oluşan raporunun ayrıntılarını açıkladı.
Şen raporda, sadece Türkiye'nin değil bölgenin de 'terör'den arındırılmasının önemine vurgu yaptıklarını, silah bırakmanın tescil ve tespit süreçlerine de değindiklerini kaydetti.
Kaynak, TBMM/Anadolu/Getty Images
Raporda sürece yönelik sabotaj ihtimallerini ve riskleri de ele aldıklarını kaydeden Şen, risk yönetimi yapmak gerektiğini raporda belirttiklerine dikkat çekti.
Şen, partisinin süreçle ilgili yasal düzenleme aşamasına geçilmesi koşulunu ise şöyle açıkladı:
"Örgütün kendi varlığına son verdiğine devletin ilgili birimlerinin somut delillerle kanaat getirmesi, yani devletin ilgili otoritesinin 'Bundan sonra terör yoktur' demesiyle süreç kapsamındaki kanunlar çıkarılabilir."
'Terör biterse kayyum sona erer'
Silah bırakanların hukuki durumlarına ilişkin yasal düzenleme önerilerini de anlatan Şen, PKK'nın kendini feshettiği ve silahlarını teslim ettiğinin devlet birimleri tarafından tescil edilmesi halinde "örgüte yardım ve yataklık suçlamasının düşmesinin" öngörüldüğünü söyledi.
Şen, bu suçtan verilen hükümlerin veya yargılamaların düşeceğini söyledi ve bu durumdakiler için "5 yıllık adli takip süresi" öngördüklerini aktardı.
Raporda, demokratikleşme adımlarının daha da ileri götürülmesine dönük öneriler de olduğunu anlatan Şen, şu görüşleri dile getirdi:
"Seçim kanunu, siyasi partiler kanunu, yerel yönetimler kanunu ve ilgili idari birimler kanunlarının daha da demokratikleştirilmesi gerekmektedir.
"Örneğin örgütün ve terörün ortadan kalkması halinde, bir belediyeye kayyım atanmışsa artık o uygulamanın düşmesi gerektiği kanaatimizi paylaşıyoruz."
Şen, silah bırakan örgüt üyeleri için iş, mesleki eğitim, psikolojik destek konusunda devlet desteği sağlanması gibi önerileri olduğunu da ekledi.
MHP'li Yıldız: Görüşme çok olumlu geçti
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise İmralı ziyaretinin son derece olumlu geçtiğini belirtti.
Parti olarak 116 maddelik bir rapor hazırladıklarını belirtti.
Yıldız, süreçte yasal düzenleme aşamasına geçilmesi koşullarını ise şöyle açıkladı:
- Yasal düzenlemeler yapılması için silahların teslimi, imhası,
- Örgüt yapısı ve bağlı kuruluşların hangi ad altına olursa olsun tamamen dağıtılması,
- Devletin emniyet güçleri tarafından bunun tespit edilmesi ve bu tespitlere binaen örgütün fiilen sona erdiğinin yetkili merciler tarafından ilan edilmesi.
Yıldız, "Sonra kardeşliğimizin önünde ne kadar engel varsa elbirliğiyle çözelim diyorum" dedi.
İmralı tutanakları tartışması: 'Açıklamamak süreci sakatlar'
Toplantının ikinci bölümünde komisyonun İmralı'ya giden üç üyesi, Feti Yıldız, Hüseyin Yayman ve Gülistan Kılıç'ın İmralı ziyareti gündeme alındı.
Komisyonun DEM Partili üyeleri ile CHP'nin de aralarında olduğu muhalefet partileri, İmralı'da yapılan görüşmenin Meclis tutanaklarına girmesi ve kamuoyuna açıklanmasını istedi.
DEM Partili Meral Danış Beştaş, "Öcalan'ın görüşlerinin diğer komisyon üyeleri tarafından bilinmemesi süreci sakatlar, çalışmaları eksik kılar" dedi.
CHP milletvekili Salih Uzun ise İmralı'ya Meclis stenograflarının tutanak tutmak için gidip gitmediğini sordu.
'Görüşmeyi MİT organize etti'
Kurtulmuş, İmralı'da komisyon üyelerine TBMM'den herhangi bir stenografın eşlik etmediğini, ziyaretin MİT tarafından organize edildiğini söyledi.
Görüşmeye ilişkin bir özetin okunacağını bildiren Kurtulmuş, "Saklanacak hiçbir şey yoktur, İmralı'da konuşulan hiçbir siyasi konu gündem dışı bırakılmayacaktır" dedi.
Yeniyol Grup Başkanı Bülent Kaya ise "Okutacağınız özet, sizin özetiniz mi MİT'ten gelen özet mi? MİT'in sansürü ile mi görev yapacağız?" sorusunu yöneltti.
Öcalan, Bahçeli ve Erdoğan'a teşekkür etti
DEM Parti dahil, bütün muhalefet partilerinin itirazlarına karşın, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, üç komisyon üyesinin Öcalan'la görüşmesinin çok kısa özetini TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Bozkurt'a okuttu.
Okunan özet metne göre Abdullah Öcalan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli'ye "gösterdikleri cesaret ve katkı için" teşekkür etti.
Sürecin başından bu yana verdiği sözlerin arkasında olduğunu, "teorik ve pratik imkanlarının bu sözleri gerçekleştirmeye müsait olduğunu" ifade etti.
Öcalan'ın, "silahlı yöntemden ayrıldığını, siyasi yöntemi benimsediğini" ifade ettiği belirtildi.
Özette şu ifadelere yer verildi:
"Abdullah Öcalan silahlı yöntemden ayrıldığını, siyasi yöntemi benimsediğini, 27 Şubat 2025 tarihinde yapmış olduğu çağrı çerçevesinde bütün yapıların, PKK'nın tüm bileşenlerinin, örgütsel varlıklarının dağıtılmasının ve silahlarını bırakmasının ilanının toplum tarafından iyi karşılandığını, halkın bu gelişmeyi takip ettiğini, kendisinin Suriye ve Irak'ta da etkili olduğunu ifade etmiştir. (…)
"Abdullah Öcalan, 'Ben, Devlet Bey'in el sıkması ile başlayan süreç içinde verdiğim tüm sözlerin arkasındayım' demiştir."
Öcalan'ın, her asker kaybını trajedi olarak gördüğünü, TUSAŞ eylemine de üzüldüğü, PKK'nın da "sadece elindeki silahları değil, zihinsel olarak da silahları bırakması gerektiğini" ifade ettiği belirtildi.
Öcalan, "Ben devlete hizmet etmeye hazırım" sözlerinin hatırlatılması üzerine de koşullar el verirse ve iletişim olanakları artırılırsa, bunu gerçekleştirebileceğini söyledi.
Öcalan'a göre süreç başarılı
Öcalan'ın 27 Şubat açıklamasından bu yana geçen bir yılı başarılı gördüğü, iki taraftan da ölen olmadığı, çatışma çıkmadığı değerlendirmesi yaptığı vurgulandı:
"Böylelikle büyük bir politik açılımın sağlandığını, bu kapsamda kamuoyunda olan desteğin arttığını, ilerleyen süreçte kamuoyunun aklında olan bazı soru işaretlerinin giderileceğini de düşündüğünü söylemiştir."
Öcalan, somut adımlar konusunda örgütte direnç olduğu değerlendirilmesinin anımsatılması üzerine de "sürecin başarıya ulaşması için tüm gayretini ortaya koyduğunu, imkânlar ölçüsünde de gayret göstermeye devam edeceğini" ifade etti.
Öcalan, 27 Şubat çağrısında, ayrı devlet, federasyon, idari özerklik, kültüralist çözüm arayışı olmadığı yönündeki ifadelerini, komisyon üyelerine de "Evet, öyle" diye teyit etti.
Öcalan, Suriye'de 10 Mart mutabakatını önemsediğini söyledi; burada Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) "yerel savunma gücü olup olmayacağı" sorusuna ise, "Asayiş kapsamında güçler, yani polis gibi" yanıtını verdi.
Kaynak, Mehmet Masum Suer/ SOPA Images/ LightRocketr/ Getty Image
Darbe mekaniği vurgusu: 93'te feshetmeliydim, bir el engelledi
Özet metinde, Öcalan, reel sosyalizm düşüncesini 1995'ten beri terk ettiği, PKK'yı fesih girişimini ise her keresinde "bir elin engellediğini" ifade etti:
"Normalde PKK'yı 1993'te feshetmesi gerektiğini söylemiş ancak her seferinde bir elin bu girişimini sabote ettiğini ifade etmiştir.
"Bu sabotaj sürecini darbe mekaniği olarak tanımlamış, 1993'ten günümüze Turgut Özal, Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan ile dolaylı görüşmelerinin nihayete erememesinde de bu darbe mekaniğinin etkisinin olduğunu belirtmiştir."
Öcalan'ın, SDG Komutanı Mazlum Abdi'yi ise kendisine bağlı ve "en yakın kişilerden biri" olarak tanımladığı belirtilerek, "Kendisine, Türkiye için hiçbir zaman gerçekleşmeyecek iddialarda bulunmanın süreci sabote etmek olacağını, buna dikkat etmek gerektiğini belirten ifadelerde bulunmuştur" ifadelerine yer verildi.
Kurtulmuş kimseye söz vermeden kapattı, AKP ve CHP'liler tartıştı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İmralı'daki üçlü görüşmeye ilişkin özet metni okuttuktan sonra MHP'li Feti Yıldız "bunun üzerine konuşulması spekülasyon yaratacaktır" uyarısı yaptı.
Bunun üzerine Kurtulmuş, İmralı'ya giden üç üye dahil, kimseye söz vermeden toplantıyı sonlandırdı.
Komisyon üyeleri toplantıdan ayrılırken CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu, kendisine toplantı sırasında, "Merak ediyorsanız gelseydiniz" diyen AKP milletvekili Mehmet Şahin'e tepki gösterdi.
İkili arasındaki diyalog bir süre sonra yüksek sesle tartışmaya döndü. CHP milletvekili Okan Konuralp de tartışmaya katılınca diğer milletvekillerinin araya girmesiyle kavga yatıştı.
Komisyonu izleyen saatlerde Halk TV'ye konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İmralı tutanaklarının açıklanmamasını eleştirdi, "Hem gittin görüştün, şimdi görüştüğünü söylemiyorsun. Niye söylemiyorsun, niye açıklamıyorsun? Bunda devletin ne menfaati var?" dedi.
DEM Parti de yaptığı yazılı açıklamada, parti adına İmralı'ya giden Gülistan Kılıç Koçyiğit'in özet metnin hazırlanmasına dahli olmadığını kaydetti.
Tutanakların komisyon üyeleri ve halka paylaşılmaması konusunda, "Bu yöntem, Sayın Öcalan'ın değerlendirmelerinin sağlıklı ve bütünlüklü anlaşılmasını sağlamadığı gibi; bağlamından kopuk cümleler, seçmeci vurgular ve eksik alıntılar üzerinden çok sayıda spekülasyona kapı aralamaktadır" denildi.
Manşet haber
Seçtiklerimiz
Popüler haberler
İçerik bulunamadı