Öcalan'la görüşmeden ilk detaylar: Ne kadar sürdü, neler konuşuldu?

Kaynak, Getty Images/BBC
- Yazan, Ayşe Sayın
- Unvan, Ankara
- Okuma süresi: 4 dk
TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun üç üyesinin PKK lideri Abdullah Öcalan'ı ziyaretinin ardından gözler bundan sonra atılacak adımlara çevrildi.
DEM Parti, komisyonun ilk toplantısında, 2 saat 50 dakika sürdüğü belirtilen görüşme tutanaklarının kamuoyuna açıklanmasını isteyecek.
Komisyon 21 Kasım'da yaptığı toplantıda İmralı'da Öcalan'la görüşmek için bir heyet oluşturulması kararını onaylamıştı.
AKP'den Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, DEM Parti'den Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ve MHP'den Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, 24 Kasım Pazartesi günü İmralı'da PKK lideri Abdullah Öcalan'la görüştü.
CHP ve Yeniyol grubu ise İmralı'ya giden komisyon heyetinde yer almadı.
Görüşme 2 saat 50 dakika sürdü, fotoğraf çekilmedi
Edinilen bilgiye göre üç komisyon üyesi, Öcalan'ın tutuklu bulunduğu İmralı Adası'na İstanbul'dan helikopterle gitti.
İki saat 50 dakika süren görüşme, ses kaydıyla tutanak altına alındı; komisyon üyeleri de kendi notlarını tuttular.
Görüşmeden görüntü alınmadı, komisyon üyeleri Öcalan'la fotoğraf çektirmedi.
Önceki görüşmelerin tersine, meclis adına görüşme yapıldığı ve tutanak tutulduğu için görüşmede güvenlik yetkilileri yer almadı.
Edinilen bilgiye göre komisyon üyelerinin sürece ilişkin sorular yönelttiği Öcalan, hem Türkiye hem de bölge açısından şimdiye kadar söylediklerinin arkasında durduğu mesajı verdi.
'Öcalan yasal düzenleme istedi'
İmralı'ya giden heyet, görüşmeye ilişkin parti yönetimlerine de bilgi sundular.
Görüşmede Öcalan, Kürt sorunu ve PKK'nın kuruluşundan, silah bırakma sürecine gelinmesine ilişkin tarihsel süreci de içeren görüşlerini aktardı.
Öcalan'ın ayrıca, "süreç yasa vakit geçirmeden çıkarılmalı" mesajı verdiği öğrenildi.
Öcalan, 27 Şubat'ta PKK'ya yönelik yaptığı silah bırakma ve kendini feshetme çağrısı perspektifinde değerlendirmelerde bulundu.
Ayrıca, Devlet Bahçeli'nin bu süreçte oynadığı rolün önemine güçlü vurgu yaptı ve liderlere teşekkür etti.

Kaynak, TBMM
Görüşmede, heyette CHP'nin yer almamasının da değerlendirildiği ve Öcalan'ın "Keşke CHP de olsaydı" mesajı verdiği öğrenildi.
Görüşmede Suriye'deki gelişmelerin de değerlendirildiği aktarıldı.
DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları da grup toplantısında, "Suriye sorununun çözümüne ışık tutacak önemli değerlendirmeler yapılmıştır" dedi ve şöyle devam etti:
"Kuzeydoğu Suriye özelinde ve Suriye'nin bütünü açısından çözüm sürecinin anahtarı olabilecek bir perspektif ortaya koymuştur.
"Bu görüşmede, barışın sağlanması ve komisyonun hukuki ile siyasi düzenlemeler üzerindeki çalışmalarını destekleyecek mahiyette değerlendirmeler yapmıştır."
DEM Parti tutanakların okunmasını talep edecek
Komisyonun 26 Kasım Çarşamba günü toplanarak, İmralı'ya giden heyetin bilgi vermesi bekleniyordu. Ancak TBMM Başkanlığı henüz toplantı tarihini netleştirmedi.
Ayrıca toplantının kamuoyuna açık olup olmayacağı da belli değil.
DEM Parti, İmralı tutanaklarının, basına açık bir toplantıda okunmasını talep edecek.
DEM Parti kaynakları, Öcalan'ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları dışında çok farklı değerlendirmelerde bulunmadığını belirterek, "Zaten komisyon, bu görüşleri komisyona yansıtsın diye gitti. Tutanakların açıklanması sürece katkı sunar" görüşünü dile getirdiler.
AKP: 'İmralı'ya giden üyeler açık toplantıda aktarım yapabilirler'
Komisyon heyetinin İmralı ziyaretinin ardından 19. toplantısını 4 Aralık'ta yapması bekleniyor.
Bu toplantıda Yayman, Koçyiğit ve Yıldız'dan oluşan komisyon heyetinin, Abdullah Öcalan'la görüşmeyle ilgili bilgi vermesi bekleniyor.
Toplantının basına açık mı kapalı mı olacağı henüz net değil ve bunun TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un koordinatör grup başkanvekilleriyle yapacağı toplantıda belirleneceği ifade ediliyor.
Ancak DEM Parti, toplantının basına açık yapılması ve ses kaydı olarak alınan görüşme tutanaklarının tümüyle okunmasında ısrarlı ve bunu komisyonda da önermeye hazırlanıyor.
AKP'li üst düzey bir yetkili, toplantının basına açık olabileceğini ifade etti. Aynı yetkili, "Ama öyle ham tutanak şeklinde bir okuma olmaz. Komisyonun görevlendirdiği milletvekilleri sordukları sorular ve aldıkları cevaplara ilişkin komisyona aktarım yapabilirler. Meclis tutanaklarına da komisyon üyelerinin anlatımları şeklinde girer" görüşünü dile getirdi.
Komisyon heyeti, İmralı'daki görüşmeye ilişkin partilerini de bilgilendirdi.
Komisyona üye veren siyasi partiler, komisyon raporunda yer almasını istedikleri önerilerle ilgili rapor hazırlığını başlattı.
İmralı görüşmesinin değerlendirilmesinin ardından komisyonun da sürece ilişkin yapılması gereken yasal düzenleme önerilerini de içeren raporuna son biçimini vererek çalışmalarını sonlandırması öngörülüyor.
Erdoğan: 'Somut sonuçlar görüldükçe destek artacak'
Komisyonun İmralı ziyareti, AKP'nin 25 Kasım'da yapılan Merkez Karar Yönetim Kurulu toplantısında da değerlendirildi.
Edinilen bilgiye göre toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İmralı ziyaretine ilişkin eleştirilerle ilgili, "Konuşmak kolay. Ama iş yapmak çözüm üretmek zor ve riskli bir iştir, cesaret ister. Biz bunu yapıyoruz" dedi.
Erdoğan'ın, sürece ilişkin kamuoyu desteği konusunda ise "Somut sonuçlar ortaya çıktıkça milletimizin desteğinin artacağına inanıyorum" değerlendirmesi yaptığı öğrenildi.
CHP kararının arkasında, İmamoğlu kararı partiye bıraktı
İmralı ziyaretine karşı çıkan CHP, komisyonda kalarak "sürece katkı verme" yaklaşımını sürdürecek.
DEM Parti içinden ve tabanından tepkiler olsa da CHP'liler Kürt seçmene aldıkları tutumu anlatabileceklerini savunuyorlar.
Bazı parti kurmayları, "Biz Kürt seçmene kendimizi anlatırız. Bunun için gerekirse Kurultay'dan sonra Doğu ve Güneydoğu'ya gider orada çalışmalar yaparak kendimizi anlatırız" görüşünü dile getiriyorlar.
CHP kaynakları, Genel Başkan Özgür Özel'in İmralı'ya gitmeme kararını tek başına almadığını, komisyon üyeleri dahil, parti içinde geniş bir kesimin karşı çıktığı için İmralı'ya gidilmediğini ifade ediyorlar.
Özel'in İmamoğlu'nun da görüşünü aldığı aktarılıyor.
Parti kulislerine yansıyan bilgiye göre İmamoğlu, başta İmralı'ya gidilmesi gerektiğini savunuyordu, ancak parti yönetim kademeleri ve önem verdiği bazı partililerle yaptığı görüşmeler sonrasında kararı parti yönetimine bıraktı.












