Budapeşte Onur Yürüyüşü'nde yüz binden fazla kişi Orban'a meydan okudu

Kaynak, Attila Kisbenedek/AFP via Getty Images
- Yazan, Nick Thorpe
- Unvan, BBC Budapeşte Muhabiri
- Bildirdiği yer, Budapeşte, Macaristan
- Okuma süresi: 4 dk
Budapeşte kendisini bir parti şehri olarak tanıtıyor. Cumartesi günü parti sokaklara taştı ve yazın kavurucu sıcağında Elisabeth Köprüsü'nü, nehir kıyılarını ve Tuna'nın her iki kıyısındaki şehir merkezine yayıldı.
Çoğunluğu genç 100 bin ila 200 bin kişi Peşte'den Buda'ya kadar dans edip şarkılar söyledi.
Normalde yürüyerek sadece 20 dakika süren bu mesafeyi üç saatte kat edebildik.
Budapeşte Onur Yürüyüşü'ne katılan birçok kişinin bana anlattığına göre Başbakan Viktor Orban'ın yürüyüşü yasaklaması, onları genellikle uzak durdukları bir etkinliğe katılmaya teşvik etmiş. Geçen yılki yürüyüşe sadece 35,000 kişi katılmıştı.
Yürüyüşteki birçok pankart Macar başbakanıyla alay ediyordu. Bu, iktidarda olduğu son 15 yıl boyunca savaş ilan ettiği gruplardan bazılarının barışçıl bir intikamı gibiydi.
"Tarih dersinde bir diktatörlüğü tanıyacak kadar çok şey öğrendim. Bunu resmetmenize gerek yok - Vik!" yazıyordu el yapımı bir pankartta.
Bir diğerinde ise "Faşizmden çok sıkıldım" yazıyordu.
Parlak göz farı ve rujla Orban'ın resminin basılı olduğu tişörtler her yerdeydi.

Kaynak, Reuters
LGBTİ+ topluluğunun canlı aksesuarlarıyla çekirdeğini oluşturduğu bu yılki Onur Yürüyüşü, bir insan hakları ve dayanışma kutlamasına dönüştü.
Budapeşte Belediye Başkanı Gergely Karacsony, Budapeşte Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesi önünde yaptığı konuşmada kalabalığa "Yasaklanmış gibi görünmüyoruz" dedi.
Cumartesi günkü yürüyüş, Karacsony'nin siyasi kariyerinin en parlak anı olarak tarihe geçebilir.
Kaynak sıkıntısı çeken ve merkezi hükümetle sürekli mücadele halinde olan bir belediye, hükümetin yasaklamaya çalıştığı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya cesaret etti ve kazandı - en azından şimdilik.
"Aslında, şişirilmiş ve nefret dolu bir güce karşı barışçıl ve özgürce büyük bir gösteri yapıyoruz. Mesaj çok açık: Bizim üzerimizde hiçbir güçleri yok" dedi Karacsony.

Kaynak, Reuters
Katılımcılar arasında, Orban'ın aile değerlerine ilişkin argümanları yürüyüşü yasaklamak için bahane olarak kullandığını düşünen Finlandiyalı Parlamenter Li Andersson da vardı.
"Burada bulunmamızın nedeninin sadece Onur Yürüyüşü olmadığını, bunun hepimizin temel haklarıyla ilgili olduğunu vurgulamak önemli" dedi Andersson.
Toplanma özgürlüğü önünde bu yasak, Orban'ın Fidesz partisinin parlamentoda sahip olduğu büyük çoğunluk tarafından kabul edilen, eşcinselliği pedofili ile eş tutan 2021 tarihli Çocuk Koruma Yasası'nı kullanarak uygulanmaya çalıştı. Bu yasa, çocukların görebileceği yerlerde eşcinselliğin tasvir edilmesini veya teşvik edilmesini yasaklıyor.
Polis, Cumartesi günkü yürüyüşü çocukların tanık olabileceği gerekçesiyle yasaklamıştı.

Buna karşılık belediye başkanı, 2001 yılında çıkarılan ve belediyeler tarafından düzenlenen etkinliklerin toplanma hakkı kapsamına girmediğini belirten bir yasaya atıfta bulundu.
Sonunda, yürüyüşte hazır bulunan polis memurları, kendilerinin dışlandığı bir partiyi kederli bir şekilde izleyerek ihtiyatlı bir varlık gösterdiler.
Orban şehrin başka bir bölgesinde 162 yeni polis ve gümrük memuru ile Yabancılar Polisi Genel Müdürlüğü'nün yeni memurlarının mezuniyet törenine katıldı.
Orban öğrencilere ve ailelerine "Düzen kendiliğinden oluşmaz, yaratılması gerekir, çünkü o olmadan medeni yaşam kaybolur" dedi.
Daha önce Orban ve diğer önde gelen Fidesz yetkilileri, "onur" kelimesini geri kazanmak amacıyla çocukları ve torunlarıyla çekilmiş fotoğraflarını yayınladılar.
Budapeşte Meclisi'ndeki Fidesz grubunun başkanı Alexandra Szentkiralyi, Facebook'ta oldukça sade bir "Macaristan" tişörtüyle çekilmiş bir fotoğrafının altında "Onlara neyle onur duyduğumuzu göstermek için bir fotoğraf yayınlayın" diye yazdı.
Cumartesi günü Budapeşte'de polisin varlığı kısıtlıydı, ancak yürüyüş öncesinde kurulan ve polis araçlarına monte edilen geçici kameralar tüm olayı kaydetti.

Kaynak, Attila Kisbenedek/AFP via Getty Images
Onur Yürüyüşü'nü yasaklamaya çalışan 18 Mart yasası, polise yüz tanıma yazılımı kullanma konusunda yeni yetkiler verdi.
Katılımcılara 770 TL ile 23 bin 500 TL arasında para cezası uygulanabilecek.
Hükümet yanlısı medya, önde gelen Fidesz politikacılarının yürüyüşün toplanma özgürlüğü ile hiçbir ilgisi olmayan bir sapkınlık kutlaması olduğu yönündeki açıklamalarını yineleyerek, yürüyüşü sert bir dille eleştirdi.
Hükümetin amiral gemisi Magyar Nemzet, "Budapeşte Onur Yürüyüşünde Kaos" diye yazdı.
Gazete "Kötü şöhretli iklim aktivisti ve son zamanlarda terörist destekçisi Greta Thunberg de Instagram sayfasında Budapeşte Onur Yürüyüşü'nde olduğunu paylaştı" diye devam etti.
Hükümete yakın bir siyasi analist olan Zoltan Kiszelly BBC'ye verdiği demeçte, "Gösteriden sonra mahkemeler bu konuyla ilgilenecek" dedi.
"Eğer mahkemeler belediye başkanı ve (Onur Yürüyüşü) organizatörleri lehine karar verirse, o zaman Orban, 'Tamam, mevzuatı yeniden değiştirmeliyiz' diyebilir."
Ancak mahkemeler hükümet lehine karar verirse, Başbakan, Onur Yürüyüşü'nün devam etmesine rağmen çıkardığı yasadan memnuniyet duyabilir.










