DEM Parti ve CHP'den ortak açıklama: 'Mürşitpınar Sınır Kapısı insani yardımlar için açılsın'

    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Unvan, Londra
  • Okuma süresi: 3 dk

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Suriye'nin kuzeyindeki gelişmelerle ilgili ziyaretler kapsamında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya geldi.

27 Ocak'taki görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Bakırhan, Özgür Özel'in "yapıcı ve sağduyulu açıklamaları" için teşekkür etti.

"Çatışmanın son bulmasını, meselenin diyalog ve müzakereyle barışçıl bir şekilde çözülmesini" istediklerini belirten Bakırhan, "Ama maalesef Türkiye'de bir nefret korosu var" dedi.

"Kürtler hiçbir zaman yaşadıkları ülkelere ve komşu ülkelere tehdit olmadılar ve bundan sonra da olmayacaklardır" diye ekledi.

Suriye'nin kuzeybatısındaki Kobani'de (Ayn el-Arab) abluka ve ateşkese rağmen ciddi çatışmalar olduğunu ifade eden Bakırhan şöyle devam etti:

"Kürtler kendi kentlerinde yaşamasına rağmen bir türlü rahat bırakmıyorlar. Bunun için Kobani başta olmak üzere Suriye'de Kürtlerin yaşamış olduğu yerlerde acil insani koridorların açılması gerekiyor. Türkiye, [Suriye sınırındaki] Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapılarını açabilir."

Bakırhan ayrıca Suriye'de IŞİD tehlikesine dikkat çekti, "IŞİD Diyarbakır için de İzmir için de tehdittir" dedi.

Özgür Özel de "Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın insani yardımlarla sınırlı olmak üzere açılmasını ve tüm yardımların buradan ulaştırılmasını önemli görüyoruz" dedi.

Özel ayrıca "CHP'li belediyelerimiz yardım ulaştırmak istiyorlar. Bu konuda bir koordinasyon sağlanması için görüşmeler yapacağım" dedi.

Türkiye'den yardım konvoylarının çıkmış olmasını olumlu gördüklerini söyleyen Özel, şöyle devam etti:

"Ama orayı bu hale kim getirdi bir de ona bakmak lazım. Orada bir takım selefi yapılara yol verip de ondan sonra orada şehirler kuşatılınca, elektrikler kesilince, beş tane çocuk soğuktan donunca, insanlar açlığa sürüklenince buradan yardım TIR'ları yollamak yerine, bunlara sebebiyet verecek kargaşaya imkan tanımayıp, hep söylediğimiz gibi diyaloğu ve çözümü ön plana almak gerekiyor Suriye'de de."

Özel ateşkese uyulması ve sonuç alınana kadar uzatılması gerektiğini ekledi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik: 'Suriye'de Kürtler terör vesayetinden kurtulmalı'

AKP Sözcüsü Ömer Çelik "PKK tüm uzantılarını feshetmeli. Suriye'de Kürtler terör vesayetinden kurtulmalı" dedi.

Partinin 26 Ocak'taki Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı sürerken basın toplantısı düzenleyen Çelik, "terörsüz Türkiye süreci konusundaki çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü" vurguladı.

"Suriye'deki gündemin son derece önemli olduğunu" söyleyen Çelik, "Herkesin kazandığı tek Suriye, tek ordu ilkesine bağlılık çerçevesinde tüm etnik grupların, tüm dini grupların haklarının garanti altına alınacağı bir model" savunduklarını söyledi.

Çelik "bütün Suriyelilerin Suriye'nin inşasına özne olarak katılması, kimsenin dışlanmaması gerektiğini" vurgularken Suriye'de IŞİD'le mücadelenin kesintisiz sürmesi gerektiğini belirtti.

'En çok Kürtler kazandı'

Çelik "Terörsüz Türkiye kapsamında PKK'nın tüm şubeleriyle kendisini feshetmesi gerektiğini" söyledi ve ekledi:

"Suriye açısından bizim önemsediğimiz hem kan dökülmemesi açısından hem de Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin haklarının korunması açısından 10 Mart Mutabakatı'nın önemini vurguladık. Suriye'de ortaya çıkan son tabloda en çok Kürtler kazandı" diye konuştu.

Önemli kısmını Kürt güçlerinin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) derdinin Kürtler olmadığını" savunan Çelik, "Tek Suriye ve tek ordu ilkesine katılım sağlanmalı" dedi.

DEM PArti Eş Genelbaşkanı Tuncer Bakırhan, 20 Ocak'ta MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "SDG Kürtleri temsil etmiyor" sözlerine tepki göstermiş, "Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor" demişti.

Gelişmeler, Ocak ayının başından beri Suriye ordusu ve SDG arasında Halep'in doğu kırsalında patlak veren çatışmaların ardından geldi.

Ülkenin kuzeydoğusunu on yıla yakın süredir kontrol eden SDG, çatışmalar sonunda bu hakimiyetini yitirdi.

İki taraf arasında 18 ve 20 Ocak'ta imzalanan anlaşmalar, SDG'nin Şam ordusuna tam entegrasyonunu ve Deyrizor, Rakka ile Haseke vilayetlerinden çekilmesini öngörüyor.