Üçüncü kez kayyum atanması Mardin sokaklarında nasıl yankılandı?

Mardin

Kaynak, Mizgin Tabu

    • Yazan, Hatice Kamer
    • Unvan, Mardin
  • Okuma süresi: 4 dk

Üçüncü defa kayyumun atandığı kentlerden Mardin'deyiz.

TOMA’ların nöbet tuttuğu Mardin Büyükşehir Belediyesi önünde Pazartesi gününden beri açıklama yapılmasına izin verilmiyor ve kayyum protestosu için gelenler yolun karşı tarafındaki boş arazide beklemeye başlıyorlar. Kızıltepe ilçe sınırlarındaki belediye binası önünde polisler nöbet tutarken, insanlar uzaktan belediye binasını izliyor.

Kalabalık çok değil ve birçoğu tepkisini göstermek için gelmiş.

Adının Hanifi olduğunu söyleyen bir vatandaş, "Eylem yasağı olmasa çok kalabalık olurdu ama bıçak kemiğe dayandı, bu tür hamlelerle Kürtlerin sabrını zorluyorlar" diyerek insanların ruh halini anlatmaya çalışıyor.

Bir başkası da bu kararın Kürtleri sokağa dökmek için atılmış bilinçli adımlar olduğunu öne sürüyor.

Kalabalığın ortak görüşü, kayyum kararıyla birlikte ‘yeni bir çözüm süreci’ girişiminin boşa çıktığı yönünde.

Mardin

Kaynak, Mizgin Tabu

Birazdan DEM Parti otobüsü geliyor ve araçtan belediye eş başkanları, milletvekilleri inip kalabalığı selamlıyorlar.

DEM Parti haftalık meclis grup toplantısını gerçekleştirmek için Mardin Büyükşehir Belediyesi önünde ve izleyicilerin çoğu ‘iradesine sahip çıkmak adına’ geldiğini söyleyen DEM Parti seçmenlerinden oluşuyor. Belediye binasının olduğu İstasyon Mahallesi'nin birçok sakini de grup toplantısını izlemeye gelmiş.

Ellerinde kayyum karşıtı dövizlerle kimisi taşa oturmuş, kimisi yerde ama hepsi pür dikkat kesilmiş konuşmalardan çıkacak mesajları bekliyorlar.

Onlardan biri Ceyhan, öfkeli olduğunu söylüyor. Gündelik işlerle geçimini sağlıyor. Üç çocuğu var ve onların geleceği için çok kaygılı.

Kayyum meselesinin sadece Kürtleri ilgilendirdiğini düşünenlerin yanıldığına inanıyor ve Esenyurt’u örnek gösteriyor. Seçtiği belediye başkanlarının görevden alınmasını da iradesinin, hakkının gaspı olarak tanımlıyor.

''Tüm isteğim çocuklarıma güzel bir ülke, güzel bir hayat, güzel bir gelecek bırakmak ama bu tür kararlar umudumuzu tüketiyor" diye konuşuyor.

"Siz ne istiyorsunuz?" sorusuna da şu yanıtı veriyor:

"Çözüm istiyoruz, kardeşlik istiyoruz, kendi haklarımızı ve çocuklarımızın geleceğini, emeklerimizin karşılığını istiyoruz."

Ellerini birbirine kenetleyerek devam ediyor: "Şu şekilde kardeşçe yaşamak dışında başka bir şey istemiyorum."

DEM Parti grup toplantısını Mardin Büyükşehir Belediyesi önünde yaptı

Kaynak, Mizgin Tabu

Fotoğraf altı yazısı, DEM Parti grup toplantısını Mardin Büyükşehir Belediyesi önünde yaptı

Ahmet Türk'e ilgi yüksek, üçüncü defa görevden alınması birçoğunu incitmiş. Onu barışın elçisi gibi görüyorlar.

Muhammed de meydandaki birçok kişi gibi, üçüncü defa seçtiği belediye başkanının görevden alınmasına çok tepkili.

"Bu kararların, başkanların sicili ya da DEM Parti ile ilgisi yok, Kürtler adına kimi o koltuğa oturtursanız, mutlaka bir yama yapıştırıp bir bahane yaratırlar, çünkü bunu daha önce de gördük, bu tamamen Kürde tahammül edememe durumu" diyor.

Kayyum uygulamasının Kürt sorununu çözümsüz bıraktığına inanan Muhammed, bu sorunun çözümünün barış ve diyalogla mümkün olduğuna inanıyor.

Tülay adındaki kadın, Hakkari’ye atanan kayyuma karşı gerçekleşen dokuz günlük protesto yürüyüşüne de katıldığını anlatıyor. O günlerden kalma, üzerinde ‘Kayyum defol!’ yazılmış tişörtüyle gelmiş ve fotoğrafını çekmemi istiyor.

"Belediyemizi geri alacağımızı bilsem dokuz değil, on dokuz gün yürürüm" diyor.

Belediyelerin iradelerini temsil ettiğini söyleyen Tülay da öfkesini gizlemiyor.

"Üçüncü kez irademizi gasp ediyorlar, bence biz şu mesajı vermek istiyorlar. 'Kürtlüğünüzü dayatırsanız, seçime gitseniz de belediyelerinizi alırız diyorlar, Kürtlüğü dayatırsanız, size sürgün, hapis ve ölüm dışında seçenek yok demek istiyorlar!"

Mardin

Kaynak, Mizgin Tabu

DEM Parti Eş Başkanları konuşmalarında kayyumun 4 Kasım’da atanmasının tesadüf olmadığını savunuyorlar.

Hatimoğulları "Bu tarihte kayyum atayarak darbe elini üzerinizden çekmedik mesajı veriyorlar" derken, Bakırhan da Ahmet Türk’ün barış savunucusu kimliğine vurgu yapıyor.

Tülay Hatimoğulları, AKP-MHP ittifakının ülkeyi uçuruma sürüklediğini savunuyor. ''Bir bölücülük ve terörle iltisaklı olmak uydurmacası ile ortaya çıkıyorlar ve her şeyin üstüne çökmeye çalışıyorlar. Şunu bilsinler ki belediyeler bizim için dört duvar demek değildir. Belediye bizim için halktır, sokaktır, mahalledir; kentin ta kendisidir."

Suruç’ta Şenyaşar ve Yıldız ailesinin barışmasında rolü büyük olan Ahmet Türk’e, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz çok iltifat etmişti. Bakırhan, o günü hatırlatarak "Barış elçisi dediniz, on gün geçmedi bir kılıf uydurarak terörist ilan ettiniz" diyor.

Hükümetin bir eli diyalog için uzatırken diğer eliyle zulmettiğini söylüyor ve AKP içindeki "haysiyetli Kürtleri" istifaya davet ediyor.

Bakırhan, konuşmasında MHP lideri Devlet Bahçeli’ye de sesleniyor:

"Kürtler siyaset yapmasın, oy kullanmasın, dilini de kullanmasın diyorsunuz. O zaman soruyoruz, Kürtler ne yapsın? İradesine kayyım, diline kilit, iradesine cezaevi yolunun taşlarını döşüyorsunuz. Kürt ne yapsın? Bu soruya sizin cevap vermeniz lazım. Bizler ne istediğimizi ve ne yapmaya çalıştığımızı anlatıyoruz. Sayın Bahçeli Kürtler ne yapsın, Sayın Erdoğan Kürtler ne yapsın? Meclis’teki bütün partilere soruyorum. Kürtler bu saatten sonra ne yapsın?"

Mardin

Kaynak, Mizgin Tabu

BBC Türkçe’ye özel demeç veren Ahmet Türk ise kayyum atamalarını "Kürtleri susturmaya, sindirmeye çalışan bir anlayışla karşı karşıya olduklarını" savundu.

"Bir sorunu çözmek için o halkın taleplerini esas almak ve o taleplere yanıt vermek lazım. Kürt dili, kimliği inkar ediliyor. Eğer bu halkın dilini, kimliğini, haklarını içselleştirmezseniz ona çözüm de getirmezsiniz" diyor.

Halkların kardeşliğini ve birlikte yaşamasını savunduğunu söyleyen Türk, "Tüm halkların ortak demokratik değerlerde buluşması gerektiğine inanıyoruz, biz buna hazırız, varız ama siz hazır mısınız? Bir elinizi uzatırken diğer elinizde sopa tutarak bir şey çözülmez."

Ahmet Türk, siyasete devam edeceğini, mevki makamın önemli olmadığını söyledi ve bir daha belediye başkanlığı için aday olmayacağı bilgisini de paylaştı.

''Halkımın yanındayım, halkımın emrindeyim ve halkımla beraber siyaset yürüteceğiz."