BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 21 Ocak, 2009 - TSİ 07:48
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
21 Ocak 2009 Basın Özeti
İngiltere gazetelerinde Barack Obama'nın yemin ederek Amerika'nın 44. başkanı olmasıyla ilgili haber ve yorumlar ağırlıkta.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Financial Times Obama'nın "Dünya değişti, biz de dünya ile birlikte değişmeliyiz" sözlerini manşetine taşımış.

Gazeteye göre, Obama'nın başkanlık konuşmasında verdiği mesajlar, Bush dönemiyle arasına mesafe koyacağına işaret ediyor.

'Dünya için yeni başlangıç'

Financial Times başyazısında ise şöyle diyor:

"Obama'nın karşı karşıya olduğu zorluklar, göz korkutucu. Ama Obama işe Amerikan kamuoyunun ve medeni dünyanın tamamının desteğiyle başlıyor. Konuşmasında başka ülkelerle işbirliği istediğini söyledi. Önündeki sorunların çoğunun uluslararası boyutunu anlıyor. Obama'nın konuşması birçok açıdan sadece Amerika için değil dünya için de yeni bir başlangıç.

'Küresel diplomaside beş ders'

Avrupa Birliği'nin dış politika temsilcisi Javier Solana, Financial Times'taki "Küresel diplomaside beş ders" başlıklı makalesinde Obama'ya mesajlar veriyor:

“Enerjiden iç savaşlara, küresel ısınmadan nükleer silahlara, tüm sorunlarda çözüm, her zaman siyasidir. Askeri ve mali güç önemlidir. Ama meşruiyet de önemlidir. Hatta meşruiyet bazen en önemli unsurdur. Müdahalecilik, bir siyasi stratejiye hizmet etmeli ve dış politikanın başkalarının iç politikalarıyla ilgili olduğu gerçeğini dikkate almalıdır.

“Kişilikler ve güven uyandırmak önemlidir. Hiçbir ülke, Amerika bile, sorunları tek başına çözemez. Bir soruna, kök salmadan, hatta varlığını daha kimse hissetmeden müdahale etmek gerekir.”

Obama'nın mesajları

Guardian'ın manşetinde Obama'nın "Bugün Amerika'yı yeniden yaratmaya başlayalım" sözleri var. Gazete, yeni Amerikan Başkanı'nın konuşmasından özetle şu sonuçları çıkarıyor:

“Obama dar çıkarları koruma döneminin geçtiğini ve Amerikan ideallerine geri dönme vaktinin geldiğini söyleyerek Bush'un mirasını reddetti. Ortak fedakarlığa vurgu yaptı. Bush dönemine yönelik en büyük eleştirilerden biri buydu. Bush, silahlı kuvvetlerden fedakarlık beklerken, büyük vergi indirimlerinden yararlanan zenginlerden hiçbir şey istememişti.

“Obama, sorunun devlette değil liderlikte olduğunu ima etti, Roosevelt'in reform programının 21. yüzyıl versiyonunun ipuçlarını verdi. Müslüman dünyasına seslendi, karşılıklı saygıdan söz etti; yumuşak güce geri dönüş mesajı verdi. “

Guardian'a göre Obama bu konuşmasında, Amerika'nın pragmatizmden vazgeçmeyeceğini de hissettirdi. Yumruklarını açmayı kabul etmeleri halinde despotların bile bağışlanabileceğini ima etti.

Daily Telegraph gazetesi, Obama'nın yemin törenini izlemek için Kongre binasının önünde toplanan 2 milyon kişinin günün ilk ışıklarından akşam saatlerine kadar tarihe tanıklık etmek için dondurucu soğukta beklediklerini aktarıyor.

Independent ise başyazısında şöyle diyor:

“Obama platforma ayak basar basmaz, kendisini izleyen milyarlarca kişiye, belki de bilinçli olarak, bazılarının unutmaya başladığı bir şeyi, insan olduğunu hatırlattı ve yeminde şaşırdı. Seçimden sonra Chicago'daki zafer konuşmasında milyonlarca kişiyi gözyaşına boğan Obama belki dün, hitabet yeteneğinin en iyi örneklerinden birini sunamadı.

"Ama dünkü konuşması bu dönemin gerektirdiği kadar ciddi ve kapsayıcıydı. Obama başarılı seçim kampanyasıyla tarih yazdı, şimdi ise tarihi şekillendirme şansına sahip.”

'Türkiye'nin arabuluculuk rolü zarar gördü'

Financial Times'ta Delphine Strauss imzasıyla yer alan bir makalede İsrail'in Gazze saldırısının, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunun sınırlarını ortaya koyduğu görüşüne yer veriliyor.

“Diplomasi atağıyla komşularıyla ilişkilerini düzelten ve bölgesel sorunlarda arabuluculuk rolü üstlenen AKP, son aylarda uluslararası övgüler alıyordu. Kafkaslar'da işbirliği için bastıran, nükleer politikasında İran'la diyalog kuran, İsrail ile Suriye arasında arabuluculuğa girişen ve Pakistan ile Afgan liderler arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapan Türkiye, sonunda iki yıllığına Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi oldu.

“Türkiye bunu, yeni elde ettiği nüfuzunun bir teyidi olarak gördü. Ama Gazze, Ankara'nın hedefleri açısından en önemli sınavlardan biri oldu. Ki bu sınav, Türkiye'ye hem bölgesel güç olarak ağırlığını gösterme fırsatı verdi, hem de nüfuzunun sınırlarını ortaya koydu. “

Financial Times yazarına göre, İsrail - Türkiye ilişkilerini gerginleştiren Gazze krizi, devlet adamlığının gerektirdiği şekilde kamuoyu baskısından bağımsız hareket edebilmenin ne kadar zor olduğunu da gösterdi:

“Ankara on yıllardır hem İsrail ile askeri işbirliğini, hem de Filistinliler ile diplomatik ilişkileri sürdürme siyaseti izledi. Ama İsrail'in son saldırıları Türkiye'de büyük öfke yarattı. Bu tepkilere yanıt olarak Erdoğan, Orta Doğu ülkelerini ziyaret etti, her gün Avrupalı liderleri aradı, Avrupa Birliği dış politika sorumlusu Javier Solana ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon'u ağırladı.

“Ama bölgesel arabuluculuk heveslerine tezat bir şekilde, çabaları Filistin tarafına kaydı ve İsrail'i çok ağır eleştirdi. Ankara'nın İsrail ile Suriye arasında yürüttüğü ve Avrupa Birliği ile Amerika'nın ortağı olduğunu gösteren arabuluculuğu silindi. Erdoğan'ın duygusal tepkisi, Türkiye'nin tarafsız bir arabulucu olarak konumuna zarar verdi.”

Erdoğan'ın açıklamalarının İsrail'de tepki çektiğini ve Amerika'daki Yahudi lobisini de kızdırdığını belirten yazar şöyle devam ediyor:

“Son dönemde yaşananların İsrail ile köprülerin atılmasıyla sonuçlanması beklenmiyor ancak, bazı yorumculara göre, Türkiye şimdiye kadar Osmanlı dönemindeki katliamların soykırım olarak tanınmasını isteyen Ermeni lobisini engelleyen Yahudi lobisinin desteğini kaybederse, Amerika ile ilişkilerde sorun yaşayabilir.

“(Düşünce kuruluşu) Chatham House'tan Fadi Hakura'ya göre, Türk dış politikasının Orta Doğu'daki gücü, tüm ana aktörlerle ilişki kurabilmesinden geliyor. Ama Ankara, İsrail karşıtı bir tutum alarak, arabuluculuk kapasitesine sekte vurdu. Bazı yorumculara göre Türkiye, İslam dünyasında Osmanlı'nın liderlik rolünü canlandırmak istiyor. Türkiye belki “Gazze'deki savaşın durdurulmasında başrolü oynayamadı ama İsrail ve Hamas ile ilişkilerini kullanarak Orta Doğu'da kalıcı bir barış sağlanmasına katkıda bulunabilir.”

İlgili haberler
20 Ocak 2009 Basın Özeti
20 Ocak, 2009 | Basın Özeti
19 Ocak 2009 Basın Özeti
19 Ocak, 2009 | Basın Özeti
18 Ocak 2009 Basın Özeti
18 Ocak, 2009 | Basın Özeti
16 Ocak 2009 Basın Özeti
16 Ocak, 2009 | Basın Özeti
15 Ocak 2009 Basın Özeti
15 Ocak, 2009 | Basın Özeti
14 Ocak 2009 Basın Özeti
14 Ocak, 2009 | Basın Özeti
13 Ocak 2009 Basın Özeti
13 Ocak, 2009 | Basın Özeti
12 Ocak 2009 Basın Özeti
12 Ocak, 2009 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik